Hz. Ömer Türbesi ve Mescidi

Çatalköy’den bir kilometre kadar sahile doğru ilerlediğimiz zaman sahilde yüksekçe bir yerde beyaz bir bina görürüz. Hz. Ömer Türbesi yada Tekkesi olarak bilinen bu binada adları bilinmeyen yedi İslam mücahidinin türbesi bulunmaktadır.
Bazı arşiv kaynaklarına göre, M.S. VII. yüzyılda İslam akınları sırasında Muaviye Ordusu’nda bir deniz birliğinin komutanı olan Hz. Ömer, askerleri ile adanın kuzey sahiline hücum etmişti. Askerin karaya ayak bastığı yerde yapılan savaşta Komutan Ömer, altı arkadaşı ile birlikte yerli Bizans askerleri tarafından şehit edilmiş ve naaşları tabutlara konularak buradaki bir mağaraya gömülmüştür.
Ada’nın 1571 yılında Türkler tarafından fethinden sonra, bu mezarlar bulunarak, kalıntıları mağaradan çıkartılmış ve şimdi bulundukları yere gömülmüş olup, üzerlerine türbe ve mescid yapılmıştır. Bu türbede naaşı bulunan Hz. Ömer’in, Peygamberimizin sahafelerinden olan Halife Hz. Ömer ile yakın veya uzak herh Makelenin tamamini okuyunuz »
Yurdumuzu Tanıyalım: Doğancı

Doğancı, Güzelyurt ilçesi Lefke bucağına bağlı bir ova köyüdür. Güzelyurt’a 10.4 km, Lefke kasabasına 14.5 km, denize 3.5 km uzaklıkta blunan Doğancı’nın Kuzey Doğusunda Gaziveren, Aydınköy, Güneşköy ve Bostancı; Güney batısında Çamlıköy, Güneyinde Taşköy ve Taşpınar, Batısında da Yeşilyurt köyleri bulunmaktadır.
Kuzey Kıbrıs’ın en büyük Türk köylerinden biri olan Doğancı’da, 2006 nüfus sayımına göre 1291 kişi yaşamakta olup nüfusun %99′unun birbirleri ile akraba ilişkisi bulunmaktadır. Önceleri Doğancı’da, azınlık da olsa köyün girişinde ve okullar bölgesinde bir miktar Rum vardı. 1930 yılı sonlarında bu Rumlar köyden ayrılmıştır.
Köyün adının nereden geldiğine ilişkin çeşitli söylentiler vardı Makelenin tamamini okuyunuz »
Yurdumuzu Tanıyalım: Değirmenlik

Değirmenlik, Lefkoşa İlçesine bağlı, Lefkoşa’ya on altı kilometre uzaklıkta, Lefkoşa’nın kuzeydoğusunda, Beşparmak dağlarının güneyinde bulunan, yaklaşık 2250 nüfuslu bir kasabadır. Kasabanın eski ismi olan Kythrea adı, Venüs’ün kutsal dinsel adı olan Cythera’dan gelmektedir. Türkçe’de değirmenlik denilmesinin nedeni ise, eskilerde Başpınar’dan çıkan suyla birçok un değirmenini çevrilekte oluşuydu. Köyde geçmişte otuzdan fazla un değirmeni olduğu bilinmektedir.
Başpınar’ın bir de öyküsü vardır. Öyküye göre bir yaşlı kadının, Anadolu’dan göç eden ve Değirmenlik’te evlenen kızını ziyarete geldiğini ve bir gün gümüş bir kabı burada bulunduğunu söylerler. Makelenin tamamini okuyunuz »
Yurdumuzu Tanıyalım: Yeşilırmak

Yeşilırmak köyü, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuzey batısında, en uç noktada yer alan birçok doğal güzellikleri taşıyan yeşili, mavi denizi ve girintili çıkıntılı kıyıları ile verimli topraklarında hemen hemen her çeşit ürünün yetiştirildiği 419 nüfuslu bir köyümüzdür.
Yüzey şekilleri yönünden incelediğimizde, doğusunda Kocatepe (344m.) ve ona bitişik tepeler, denize dik olarak uzanır. Batısında ise Kartaltepeden (379m.) denize doğru uzanan tepelik bir alanla kuşatılmıştır. Bu iki sıra arasında, güneyden kuzeye denize doğru yemyeşil küçük bir ova uzanmaktadır. Bu küçük ovanın ortasında Yeşilırmak’a hayat veren Yeşilırmak deresi denize doğru uzanmaktadır. Kıyıları da küçük koy ve çıkıntıları denizin mavi yeşil rengi ay Makelenin tamamini okuyunuz »
Büyük Han

Tarih ve mimari değerler bakımından Lefkoşa’daki Türk eserlerinin başında Büyük Han gelir. Büyük Han’ın 1572 yılında adanın ilk Osmanlı Valisi Beylerbeyi Muzaffer Paşa tarafından yaptırıldığı kabul edilir. Yapı dörtgen bir plan üzerine, iki katlı inşa edilmiş olup, geniş bir avlunun çevresinde sıralanan odalar kemerli ve kubbeli bir sundurmaya açılır. Büyük Han’ın çeşitli yapılardan ve yerlerden alınmış taşlardan yapıldığı bellidir. Aynı şekilde avlunun ortasındaki mermer sütunlar üzerine yapılmış mescidi tutan sütunların da başka bir yapıdan alınmış olması muhtemeldir. Altı şömineleri olan odalar ise yatak odalarıdır. köşeli, konik başlıklı taş bacaklarla, bu kubbeli Anadolu’da sık rastlanan benzerleri gibi küçük mescit, Hanın Türk tarzı mimarisini olmasına rağmen, bir farklılığı da vardır. Bu tip tamamlayan önemli unsurlardır. Hanın zemin han ve kervans Makelenin tamamini okuyunuz »
Biz coştuk, onlar da dinledir
Kıbrıs Türk toplumun yetiştirdiği ilk siyasilerden biri olan Faiz Kaymak da, Atatürk’ü benimseyip, O’nun ilkelerine uymak için Türkiye’de yaşamanın şart olmadığına dikkati çekerken, Cumhuriyet’in ilan edildiği günlerdeki anılarını şöyle anlatıyordu:
“Cumhuriyet’in ilan edilmesinden sonra, bizim sömürge idaresine karşı mücadelemiz bir o kadar artmaya başladı. Atatürk’ten güç alıyor ve mücadele etmekten korkmuyorduk. Lise tahsilimi 1923-1924′te tamamladıktan sonra öğretmenliğe başladığım zaman, başımdan çok ilginç olaylar geçmiştir.
Öğretmen olarak ilk görevimiz öğrencilere Atatürk’ü öğretmek, O’nun büyüklüğünü ve önemini anlatmaktı. Ben bu yolda büyük bir gayret sarf ediyordum. Dolayısıyla davranışlarım İngiliz yöneticilerini rahatsız ediyordu. Sık sık beni uyar Makelenin tamamini okuyunuz »