Akarsu Köyündeki Mağara

Bu hikâyeye dayanarak 1952 yılında köylülerden biri kazı yapmış, toprak seviyesinden bir metre kadar derinde bina temelleri, 3 metre derinde de kumtaşı kayaları üzerine oyulmuş düzgün mağralar bulmuştur. 1955’de yapılan başka bir kazıda ayni dolaylarda kıymetli birkaç altın eşya bulunmuştur.

Akarsu, Baf Kasabası’nın yedi mil kadar kuzey doğusunda bir karma köydür. Akarsu Köyünün girişinde Şinya (Meşe) Tepesi diye aniden yükselen bir tepe ve tepenin zirvesine yakın bir yerde bir insanın girmesini mümkün kılacak bir delik vardır. Ama delikten girer girmez bir köy halkını rahatlıkla barındırabilecek odalar ve dehlizler görülür. Yalnız bilinmez bir odası varmış bu çok odaların arasında. Anlatılanlara göre eskiden, denizden gelen korsanlar köyü basar, ele geçirebildikleri köylülerin eşyalarını alır, sonra da yaktıkları büyük bir ateşte kendilerini kızartıp afiyetle yerlermiş. Köy idaresi bakmış ki olacak gibi değil, bu mağrayı kazdırmış. Deniz kıyısını görebilecek bu tepeye bir de nöbetçi koydurmuş. Tehlikeyi görünce işaret verecek, köylü de mağaraya sığınacak. Böylece kurtulacakmış. Nitekim öyle de olmuş. Yabancılar kimseyi bulamayınca çekip girmişler, birda da gelmemişler. Böylece köy bu güne kadar yaşayabilmiş. Gizli odaya gelince; Orada canlı bir balık varmış. Kim onu elde ederse ölümsüzlüğe kavuşurmuş.

Oğuz M. Yorgancıoğlu “Kıbrıs Türk Folkloru” (2000) Kitabı

“Akarsu Köyündeki Mağara” hakkında 1 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir