Albasması

Loğusa ve bebeklerin korkulu rüyası olarak kabul edilen “Albasması” ve onu yapan da “Alkarısı”dır. Alkarısı kırmızı elbiseler giyen ve dişi olarak kabul edilen bir cindir, (icinni, ecinni).

Eğer kırklanana kadar, loğusa ve bebeği, birileri beklemiyorsa, loğusanın gözüne görünür. Anneye sıkıntı ve ağırlık verir. Anne sebebi izah edilemez korkular ve iç huzursuzluğu yaşar.

Bu durum önce anneyi, sütünü içince de bebeği hasta eder. Buna “Albasması” denir. Bundan korunmak için;

  • Kırklanana kadar loğusayı birileri beklerdi.
  • Bebek kırmızı (bazı yerlerde kırmızı + sarı) tülbentle örtülürdü.
  • Yatağa ayna asılırdı.
  • Yatağa, ipe geçirilmiş çuvaldız asılırdı.
  • Loğusanın başucundaki duvara “Kur-an-ı Kerim” asılırdı.
  • Bazı köylerde tülbentler iki tane olurdu. Bunlardan biri kırmızı, biri sarıdır. İki tülbent bir uçta düğümlenip birleştirilir, altın da bu birleşik uca bağlanır. Kırmızı tülbent albasmasını, sarı tülbent ise sarılığa tutulmasını önler, diye kabul edilirdi.
  • Loğusa, üç gün dolmadan, yalnız bırakılmaz, yanında mutlaka bir kişi nöbet tutardı.
  • Doğum yapmış ve henüz kırklanmamış kadınlar yeni loğusayı ziyaret edemezlerdi.
  • Aylık adetlerini görenler, loğusayı ziyaret edemezlerdi.
  • Cenabet olanlar loğusayı ziyaret edemezlerdi.

Oğuz M. Yorgancıoğlu “Kıbrıs Türk Folkloru” (2000) Kitabı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir