Atçık – Tüfecik Askercilik

1955’ten önceki yıllarda Kıbrıs’lı insanlar silaha yabancı idiler. Silahın değil iki buçuk inçlik çakı veya bıçakların bile yasak olduğu müstemleke idaresinde bu gayet normaldi. Av tüfeği sahipleri bile sayılıydı. Ama 1955’ten bu yana başlayan iç harp yetişkinleri değil çocukları bile değiştirdi. Bu oyun dün başka idi, bugün başkadır. Fakat benzerlikleri olması sebebiyle ikisini birlikte sunmayı faydalı buluyorum. 1955 öncesi, erkek çocukların oynadığı bir oyundur. Onların mert ve cesur ruhlarının dışa tezahürü olarak da kabul edilebilir. Oyuna katılacak çocuklar iki kamış bulur. Bunlardan biri yaş ve ucu yapraklı olmalıdır. Bu, attır ve yapraklı kısım da atın kuyruğudur.

İkinci kamış, kuru orta boyda ve kalın olmalıdır. Bir ucu kesilir ve çatal ucu gibi aralanır. Ayrı bir kamıştan 5-6 santim uzunluğunda ince çubuklar hazırlanır. Bunlar da mermidir. Çatal aralığa yerleştirilir ve icabında uç sıkıştırılır. Esneklikten dolayı bu çubuklar bir iki metre ileriye fırlar. Bu,ateş etmektir. Bu kamışa kayış yerine bir de sicim bağlanır ve tüfek gibi omuza asılır. Hazırlıklarını tamamlayan çocuklar atlarına binerler (kamışları bacakları aralarına alırlar) ve dört nala sürerek siper teşkil edecek yerleri olan ağaçlık yerlere veya yıkıntılara giderler. Burada birer reisin idaresinde iki guruba ayrılırlar. Taraflar mevzi aldıktan sonra reislerden biri saymaya başlar. -Bir,.. iki… üç :

Oyun  başlamıştır. Kim karşı tarafın adamını  görürse:  -dan………..  (falan)  der.
İsmi   ile çağrılan daha önceden,  taraflarca, anlaşmaya varılan mesafede ise vurulmuş sayılır, oyundan çıkar. Eğer daha uzakta ise oyuna devam eder. Adamları tamamen vurulan taraf oyunu kaybeder. Oyun sona erince tekrar atlara binilir ve topluca köy meydanına gidilir. Eğlence sona erdiği için herkes evine dağılır.

Oğuz M. Yorgancıoğlu “Kıbrıs Türk Folkloru” (2000) Kitabı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir