Çalgıcılar

Kıbrıs Türk Toplumunda çalgıcılara iyi gözle bakılmazdı. Bu değer vermeyiş ahlaki açıdan çok, eşini geçindiremiyceği veya eşine sadık kalamayacağı endişelerinden kaynaklanıyordu. Çünkü uzak yerlere giden, üç-dört gün düğün evinde kalan şahıslarla yüz-göz olan çalgıcıların hayatı hareketli idi. Kızı kendi haline bırakırsan ya davulcuya varır, ya zurnacıya sözü de bunu açıkça gösteriyor.

Türk çalgıcılar daha çok Tef ve Darbuka (o zamanki adıyla dümbelek) çalmakla usta idiler. Lefkoşa’da Altı Parmak, Baf’ta Müntüfiye en ünlüleri idi. Mehmel Ali Tatlıyay’ın yanında, Kurşuniler, Keman ustası olarak isim yaptı. Bunun dışında Türk düğünlerine rum kemanceciler(kemaneclar) çağrılırdı, özellikle kör (ama) olanlar tercih edilirdi. Zurna (zorna) çalanlar oldukça yaygındı. Bafta Çavuş, Mesarya’da Karagözlü bu konuda usta kişilerdi. Klarnet çalmada isminden söz ettiren Hannas isimli klarnetçi tespit edilebilmiştir. Usta kavalcılar ise pek çoktu. “Dilli Düdük” denen kavalı o kadar ustaca kullanıyorlardı ki o zamanın değişiyle kavalı çalıyor değil, konuşturuyorlardı.

Oğuz M. Yorgancıoğlu “Kıbrıs Türk Folkloru” (2000) Kitabı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir