‘Kıbrıs Gezilecek Yerler’ kategorisi içerikleri

Othello Kulesi (Kalesi)

Farklı dönemlere ait birçok tarihi ziyaret edilebileceği Mağusa şehrinin en önemli tarihi yapılarından bir tanesi de Lüzinyanlılar’ın inşa ettiği surlardır.

1489 yılına dek, şehri çevreleyen Lüzinyan surları, adanın Venediklilere geçmesiyle birlikte Osmanlı saldırılarından korunmak amacıyla, 1550′li yıllarda Venedikten uzman getirilerek ateşli silahlara karşı sağlamlaştırılır.

Mağusa surlarında bulunan kulelerden biri olan Othello kulesi, 12. yüzyılda Luzinyan Makalenin tamamını oku »

Namık Kemal Zindanı ve Müzesi

Değişik dönemlerde farklı uygarlıklara ev sahipliği yapan Kıbrıs’ın her bölgesinde sayısız tarihi eser bulunuyor. Adanın tarihsel yapı itibariyle en zengin şehirlerinden olan Mağusa, tarihi yapılarıyla her yıl birçok ziyaretçiyi ağırlıyor.

Surlar içinde Lala Mustafa Paşa Camii’nin karşısında bulunan Namık Kemal Zindanı ve Müzesi, Mağusa’da bulunan ziyaret edilmeye değer tarihi eserlerden biridir.

Venedik Sarayı’nın kalıntıları üzerine Osmanlı Döneminde kurulan iki katlı dikdörtgen şeklindeki bu zindan, kesme taştan yapılmıştır. Tek olan hücrenin kapısı Venedik Sarayı’nın avlusuna açılmaktadır. Üst kattaki dikdörtgen planlı odanın önünde bir sahın bulunmaktadır. Tek mekandan oluşan alt katın, Venedik Sarayı avlusuna açılan bir kapısı ve demir parmaklıklı bir penceresi vardır. Ust kısma dik taşlı bir merdivenle çıkılmakta, iki penceresi olan bu odada Namık Kemal ile ilgili belgeler sergilenmektedir.

Tanzimat edebiyatının meşhur gazeteci, siyasetçi, şâir ve yazarı olan Namık Kemal, 21 Aralık 1840′ta Tekirdağ’da doğdu. Bütün yazılarında gelişme, vatanseverlik, hürriyet, meşrutiyet, siyâsî bağımsızl Makalenin tamamını oku »

Garip Dede Şehida

Yolunuz bir gün Girne’nin Zeytinlik Köyüne düşerse Garip Dede Şehidası’nı ziyaret etmenizi tavsiye ederiz. Etrafı demir parmaklıklarla çevrelenmiş bu mezar “Hayat Ağacı” diye isimlendirilen bir ağacın altında bulunuyor. Günümüzde hakkında iki farklı rivayet anlatılan Garip Dede Şehidası, eski ve terkedilmiş bir yağ değirmenine ait su kuyusunun yanında yer alıyor.

Garip Dede Şehidası ile ilgili anlatılan rivayetlere göre:
Templos’a Venediklilerden sonra gelen aşiretin başında “Dede” olarak anılan ak sakallı bir ‘Derviş’ varmış. Aşiret üyeleri, köyde içecek temiz su olmadığı gerekçesiyle köye yerleşmek istememişler. Fakat yaşlı adam, köy meydanına yakın yerdeki hayat ağacını göstererek: “Bu ağacın kökleri ta suya kadar iner. Buraya bir su kuyusu kazın” emrini v Makalenin tamamını oku »

Mevlevi Müzesi

Mevlevi Tekkesi; Lefkoşa Girne Kapısı’nın hemen gerisinde yer alan Osmanlı Dönemi’nin en önemli tarihi ve mimari yapılarından birisidir. Celaliye Vakfına aittir. Mevlevi Mezhebi’nin Anadolu’daki merkezi Konya, Suriye’de Halep, Kıbrıs’ta ise Lefkoşa Mevlevi Tekkesi idi. Mevlevi Tekkesi’nin XVII y.y. başlarında Emine Hatun’un bağışladığı arazi üzerine kurulduğu bilinmektedir. Mevlevi tarikatının Kıbrıs’ta bir uzantısı olarak kullanılan Mevlevihane daha önce kurulan Arap Ahmet Mevlevihanesi ile Ferhat Paşa Mevlevihanesi’nin birdevamı olarak kabul edilmektedir. 1207 yılında Afganistan’ın Belh şehrinde doğan ve Mevleviliğin kurucusu olarak kabul edilen Mevlana Celaleddin-i Rumi, genç yaşta babası ile birlikte Anadolu’ya göç edip Konya şehrine yerleşmiş ve Mevlevilik felsefesini orada geliştirip tüm Türk ve İslam dünyasına yaymıştır. Kıbrıs’ın Osmanlı Idaresi’ne girdiği 1571 yılından sonra Konya ve Karaman gibi yerleşim birimlerinden Kıbrıs’a göç edenler tarafından getirildiği tahmin edilmektedir.

Mevlevilik genel anlamda hiçbir dini ayrımı gözetmeksizin dünya insanlığına kucak açan ve tanrıdan geleni kullarına dağıtan hümanist bir inanca dayanmaktadır. Sema ayinlerinde semazenlerin sağ avuçlarının göğe, sol avuçlarının ise yere bakması ‘Hak’tan aldığımızı halka veririz’ anlamını taşımaktadır. Her yıl, Mevlevi Tarikatının kurucusu olan Mevlana’nın ölümüne (Vuslata ermesine) denk gelen Aralık ayının 17′nci gecesinde ‘Şeb-i arus’ (Gelin gecesi) sema ayini Makalenin tamamını oku »

Sultan II. Mahmut Kütüphanesi

Sultan II.Mahmut Kütüphanesi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Başkenti Lefkoşa’da Selimiye Cami’nin doğu kapısı yanında bulunmaktadır. Sultan II. Mahmut devrinde Kıbrıs Valisi olan Ali Ruhi Efendi tarafından 1829 yılında kesme taştan inşa edilmiş bir yapıdır. Bina, tek kubbeli büyükçe bir odayla, önünde iki kubbeli revakıyla, Arap Ahmet Camii gibi klasik Osmanlı Cami ve Medrese mimarisinin bir örneğidir. Binanın dış duvarlarının kuzey, güney ve batı tarafındaki mermer levhalar üzerinde “Maşallah” (Allah korusun) kelimesi yazılıdır.
Giriş kapısının üst tarafındaki mermer levha üzerinde “Burası Kütüphanedir” yazısı ve giriş kısmının sol tarafındaki küçük oturma odasının güney duvarında ise H.1244/1828/29 tarihli Sulta Makalenin tamamını oku »

Hz. Ömer Türbesi ve Mescidi

Çatalköy’den bir kilometre kadar sahile doğru ilerlediğimiz zaman sahilde yüksekçe bir yerde beyaz bir bina görürüz. Hz. Ömer Türbesi yada Tekkesi olarak bilinen bu binada adları bilinmeyen yedi İslam mücahidinin türbesi bulunmaktadır.
Bazı arşiv kaynaklarına göre, M.S. VII. yüzyılda İslam akınları sırasında Muaviye Ordusu’nda bir deniz birliğinin komutanı olan Hz. Ömer, askerleri ile adanın kuzey sahiline hücum etmişti. Askerin karaya ayak bastığı yerde yapılan savaşta Komutan Ömer, altı arkadaşı ile birlikte yerli Bizans askerleri tarafından şehit edilmiş ve naaşları tabutlara konularak buradaki bir mağaraya gömülmüştür.
Ada’nın 1571 yılında Türkler tarafından fethinden sonra, bu mezarlar bulunarak, kalıntıları mağaradan çıkartılmış ve şimdi bulundukları yere gömülmüş olup, üzerlerine türbe ve mescid yapılmıştır. Bu türbede naaşı bulunan Hz. Ömer’in, Peygamberimizin sahafelerinden olan Halife Hz. Ömer ile yakın veya uzak herh Makalenin tamamını oku »