‘Efsaneler’ kategorisi içerikleri

Garip Dede Şehida

Yolunuz bir gün Girne’nin Zeytinlik Köyüne düşerse Garip Dede Şehidası’nı ziyaret etmenizi tavsiye ederiz. Etrafı demir parmaklıklarla çevrelenmiş bu mezar “Hayat Ağacı” diye isimlendirilen bir ağacın altında bulunuyor. Günümüzde hakkında iki farklı rivayet anlatılan Garip Dede Şehidası, eski ve terkedilmiş bir yağ değirmenine ait su kuyusunun yanında yer alıyor.

Garip Dede Şehidası ile ilgili anlatılan rivayetlere göre:
Templos’a Venediklilerden sonra gelen aşiretin başında “Dede” olarak anılan ak sakallı bir ‘Derviş’ varmış. Aşiret üyeleri, köyde içecek temiz su olmadığı gerekçesiyle köye yerleşmek istememişler. Fakat yaşlı adam, köy meydanına yakın yerdeki hayat ağacını göstererek: “Bu ağacın kökleri ta suya kadar iner. Buraya bir su kuyusu kazın” emrini v Makalenin tamamını oku »

Yedi Yılda Bir Açılan Mağara

Gizli hazineler bulmak, her devirde herkesin arzuladığı bir durum olmuştur. Çünkü kolayca zengin olacak, refaha kavuşacaktır. Bu sebeple köylerde devamlı kazı yapanlar, gizli hazine arayanlar vardır. Tabii bulanlar olduğu gibi bulamayanlar da çoktur. Ama Lemba köyünde yarı hayal, yarı gerçek bir hîkaye anlatılır.

Zengin ama içkici bir Türk, komşu köye gidip içmiş. Gece geç vakit köye dönerken yolu üstündeki kıraçta parıltılar görmüş. Yaklaşınca bir de ne görsün? Bir sürü ev eşyası. Tümü altından, pırıl pırıl.. Gözüne bir ekmek peneveti kestirmiş, sırtına vurduğu gibi gitmek islemiş. Ama mağara aniden kapanmış. Adam oturup beklemiş ağlamış, ama nafile. Aradan tam yedi sene geçmiş, ve yine ayni saatlerde mağara açılmış. Adam çıkmış, kurtulmuş. Çoluk çocuğuna kavuşmuş.

Oğuz M.Yorgancıoğlu ”Kıbrıs Türk Folkloru” (2000) Kitabı

Gavur Daşı

Baf ile Limasol ana yolu üzerinde, eski Baf-Kukla köyü yakınındaki deniz kenarından ana karadan kopmuş, birincisi büyük, ikincisi daha küçük iki kaya parçası vardır. Bunların adı Rumcada “Betra du Romyu”, Türkçede de “Gavur Daşı” olarak bilinir. Mitolojiye göre burası, denize köpüklerinden güzellik tanrıçası “AFRODİT” in doğduğu yerdir. Ancak halk arasında başka söylenişi de vardır. Türklerin adayı fethi sırasında Baf idaresi teslim olduğu halde, iki rum teslim olmamış ve kılıçları ile dövüşmeğe bu kayaların üzerinde devam etmişler. Tabii sonunda da ölmüşler. O gün bugündür, buraya “Gavur Daşı” denilir olmuştur.

Oğuz M.Yorgancıoğlu ”Kıbrıs Türk Folkloru” (2000) Kitabı

Tilki ile İlgili Rivayet

Kufez köyünde şöyle bir anlatım var. İşine gitmek için erken kalkan bir köylü sabah ezanı okunurken köyün kuzey kesimin deki “Salahor” mevkiine uzanmış. Adam küçük bir tepe üzerinde bir tilki görmüş. Tilki iki arka ayağı üzerinde oturmuş iki ön ayağını kaldırmış yüzünü de ezanın geldiği yöne doğru çevirmiş ezanı dinliyormuş.

Hergün, sabah ezanı esnasında işine giden adam, ayni sahneye çok kez tanık olmuş. Ezan bitince tilki dönüp ormana gidermiş.

O gün bugündür Kufez köyünde tilkiye “Peygamberin Köpeği” gözü ile bakılıyor ve “Eğer öğle olmasaydı, ezan okunurken selam vermezdi ‘ deniyor.

Oğuz M.Yorgancıoğlu ”Kıbrıs Türk Folkloru” (2000) Kitabı

İncirli (Çınarlı) Mağara

Çınarlı (Bladan) köyünün bir önemli simgesi de “İncirli Mağara” dır. Bu mağara, Çınarlı köyünün kuzey doğusunda ve köye iki kilometre kadar mesafededir. Büyük bir kalker tepesinin tabanına yakın bir yerdedir. Mağaranın giriş yerinde kendiliğinden bitmiş bir incir ağacı vardır. Bu sebeple adı “İncirli Mağara” diye konmuştur.

Mağaranın giriş kapısı demir bir kafesle kapatılmış, kilitlenmiştir. Oraya küçük bir de jeneratör konmuştur. Gereği halinde çalıştırılıp içerisi aydınlatılmakta ve mağaranın içinin görülmesine imkan vermekledir. Anahtar köy muhtarındadır ve cüzi bir ücret karşılığı girilebilmektedir.

Makalenin tamamını oku »

Tumba Du Skuru (Tomb of Skuros)

1973 yılı ortalarında Barış gücü ne bağlı Kanadalı askerler Güzelyurt  (Omorfo) nun Güney batısında bir höyük keşfettiler. Kazı yaptılar. Ortaya küp biçiminde bir “toplu mezar” çıktı. Oyuk şeklindeki mezarın yanlarında sıralı küçük gözler kazıImış ve içlerine cesetler konmuştur. Kazı esnasında bulunan iskeletlerin çocuk iskeleti olduğu görülmüştür.

Bu toplu mezar için söyle bir efsane anlatılır.

Arap ülkelerinden gelmiş çok iri yarı dev (esli bir arap varmış. Evi, bulunan mezarmış. Bu adam bu bölgeye yerleştikten sonra çevrede devamlı çocuklar kaybolmaktaymış. Durum fark edildiği zaman halk galeyana gelmiş. Onu öldürmek istemişler. Ama devi bir türlü bulamamışlar.

NOT: Bu efsane bazı yönlerden “Dev Taşı” Efsanesini hatırlatır. İlişkili de olabilir. Çünkü ayni bölgededir.

Oğuz M.Yorgancıoğlu ”Kıbrıs Türk Folkloru” (2000) Kitabı