‘Çorbalar’ kategorisi içerikleri
Sebze Çorbası
Mevsimine göre mevcut sebzelerle yapılan çorbalara, sebze çorbası adı verilir. Suda kaynayan pirince (kışla) gömeç, sarma, ıspanak, kereviz (yada) maydanoz, havuç, domates veya birden çok sebze bir arada kıyılıp içine atılır. Yeterince yağ ve tuz da ilave edilir veya diyanisi yapılıp dökülür. Üstüne de limon sıkılarak yenir.
Oğuz M. Yorgancıoğlu ”Kıbrıs Türk Folkloru” (2000) Kitabı
Tarhana Çorbası
Tarhana başka ülkelerde de vardır, ama Kıbrıs’ta yapılan tarhananın özellikleri ayrıdır.
Mesela Türkiye’de yoğurta un karıştırılıp kurutulur. Ayrıca içine domates ezmesi ve kırıma biber ilave edilir. Halbuki Kıbrıs’ta küp yoğurdu ile buğday kırması karıştırılarak kaynatılır.
İçine yalnız tuz ilave edilir. Bir gece pişirildiği kapta bekletilip özlenir. Özlenince de kesilip kurutulur. Kışta da çorbası yapılır. Yapılan çorbaya ne tuz ne limon ne de başka bir madde ilavesine lüzum yoktur. Çünkü her bakımdan mükemmeldir.
Oğuz M. Yorgancıoğlu ”Kıbrıs Türk Folkloru” (2000) Kitabı
Şeherge(Şehriye Çorbası)
Kıbrıslıların severek harcadığı bir çorba türü de şeherge (şehriye) çorbasıdır. Şeherge makarnanın çok ince halidir. 1960’lı yıllara kadar el yapması şeherge revaçta idi. Makarna fabrikalarının kurulmasından sonra giderek terk edildi. Şeherge çorbası yapmak için yeterince şeherge alınır. Avuç içinde sıkılarak küçük-kısa parçalara ufalanır. Tencereye yeterince yağ dökülüp ocağa konur. Yağ ısınınca şehergeler içine dökülüp kızartılır. Kahve rengine bakan bir renk oluşunca içine istenen miktarda tuz atılıp su ilave edilir ve kaynamaya bırakılır. Yaklaşık 15 dakika kaynayınca çorba yenmeğe hazırdır. Lokantalarda müşteriye sunulan şehriye çorbası, kızartılmamış şehriyeden yapılmış ve başka yiyeceklerle takviye edilmiştir.
Oğuz M. Yorgancıoğlu ”Kıbrıs Türk Folkloru” (2000) Kitabı
Bulgur Çorbası
Kıbrıs’ta her Türk köylüsü tarlası olsun olmasın yazda ihtiyacı kadar buğday alıp kaynatır. Kaynanmış buğdaya “golifa” denir. Taze badem içi veya nar tanesi ilave edilerek yenir. Buğdayın büyük kısmı güneşte kurutulur. Yabancı tohumlardan temizlenir veya makinede veya el değirmeninde kırılarak saklanır. Kışta da çorbası yapılarak içilir. Bunların dışında pirinç, mercimek et suyu, tavuk suyu vs. gibi çorbalar diğer memleketlerdeki gibidir.
Oğuz M. Yorgancıoğlu ”Kıbrıs Türk Folkloru” (2000) Kitabı
Pirinç Çorbası
Pirinç Kıbrıs’ta yetişmeyen bir bitki ve onun ürünüdür ama Kıbrıs’ta pek çok kullanım anlam vardır. Tamamı ile ithal edilir.
Pirinç çorbası yapacak kişi kullanacağı pirinci bir tepsiye koyup taşını ve yabancı maddelerini ayrılır. Çorbayı mide rahatsızlığı ve mide sızısı çeken biri içecekse pirinç yıkanmadan suya konup kaynatılır. Bu şekilde kaynatılan pirinç pelte gibi bir görünüş alır. İçen kişiye de gerekli etkiye yapar.
Eğer sağlıklı kişilerin içeceği bir çorba ise pirinç bir – iki kez soğuk su ile yıkandıktan sonra kaynayan suya atılır. Ayni şekilde kaynatılır. Pirinç iyi yumuşayıp açılınca karayağda kızartılmış soğan ilave edilir. Pirinç çorbasına da limon sıkılır, öyle yenir. Pirinç çorbasına tavuk parçalan ilave edildiği gibi, içinde tavuk kaynatılan suda da pirinç çorbası yapılır. Bu sebeple loğusa kadınlara pirinç çorbası yapılır. Bazı köylerimizde ise pirinç çorbalarına “Lihusa çorbası” da denir. Kış mevsiminde taze gömeç toplanır. Küçük parçalar halinde kıyılır. Pirinç yarı yarıya azaltılır. İçine kıyılmış gömeç atılır. Böylece sebzeli bir yiyecek (gömeçli pirinç çorbası) elde edilir. Üzerine limon sıkılarak yenir.
Oğuz M. Yorgancıoğlu ”Kıbrıs Türk Folkloru” (2000) Kitabı
Luvana Çorbası
Luvana, çift çeneklilerden nohuttan az küçük bir bitki tohumudur. Yeşil yaprağı zeytinle yendiği gibi salata içine doğrandığı da olur. Tohumu ise mercimek gibi kırılarak çorbası yapılır. Kızartılmış yağla karıştırılarak ve içine limon sıkılarak içilir.
Oğuz M. Yorgancıoğlu ”Kıbrıs Türk Folkloru” (2000) Kitabı