‘Köyde Beslenme’ kategorisi içerikleri

Şarap

Kıbrıs’ta içki fabrikaları kurulana kadar doğal yollarla ekle edilen ve en çok içilen içki şaraptır. Tarihe mal olduğu gibi Kıbrıs üzümü, iklimi dolayısı ile iyi olgunlaşmakta ve dünyanın en iyi şarabı Kıbrıs üzümünden yapılmaktadır. Kıbrıs köylüsü beyaz şarabı bilmekle birlikte, kırmızı şarabı tercih etmekte, onu üretmekte, onu içmektedir. İçki ihracatının en büyük bölümü de budur. Şarap yapılacak üzümlerin iyice olgunlaşması gerekir. Kesilen olgun üzümler iyice sıkılır. Çıkan suya şıra denir. Şıra önce tülümbe adı verilen bir çalıdan süzülür. Sonra bir de tülbentten süzülür. Daha önceden içi katranla veya kara sakızla sıvanan küp alınır. Bir kap içinde yanık kömür üstüne kükürt atılıp küp üzerine ters çevrilir. Dezenfekte edilir. Dezenfekte edilen küp sağlam bir yere yerleştirilir.

Makalenin tamamını oku »

Köfter- Sucuk

Şarapta anlatıldığı gibi elde edilen şıra süzülür ve alınıp ateş üstündeki kazana konur. Kaynamaya başlamadan bir bez içine bağlı beyaz toprak kazana atılır. Toprak şıra içindeki organik kalıntıların köpüklenip üste çıkmasını sağlar. Bu köy değişi ile “şırayı ağartır”. Şıra ağarınca bez içindeki toprak kevgirle alınıp atılır. Bu kez un alınır ve azar azar şıraya katılıp karıştırılır. Pelte haline gelince önceden sağlam iplikler üstüne dizilen. yaklaşık bir buçuk metre uzunluğundaki bademler bu pelteye batırılıp gerilen tellere asılır. Bu batırma üç kez tekrarlanır. Yeterli kalınlığa gelince kurumaya bırakılır, Her bir diziye “bir kol sucuk” denir. İki hafta kadar güneşletildikten sonra yenmeğe hazırdır.

Bademli diziler halledildikten sonra geriye kalan pelteye “palüze”  denir. Kalan palüze soğuk olarak kaşıkla yenilebilir. Ancak temiz sini ve tepsilere dökülür. Kalınlığı 3-5 santim olur. Birkaç gün güneşlenip “tepserdikten” yani az kuruduktan sonra bıçakla kesilip ters çevrilir. Kuruyana kadar 5-6 kez çevrilir. Yeterince kuruyunca alınıp una belenir ve kışa saklanır. Her ikisi de kış için hazırlanmakla beraber, misafirlere de ikram edilir, içki mezesi olarak da kullanılır. Buna da köfter denir.

Oğuz M. Yorgancıoğlu ”Kıbrıs Türk Folkloru” (2000) Kitabı

Kavurma

Köylerde, kışta kullanmak üzere yapılan bir başka hazırlık da kavurma idi. Her türlü, depolama ve koruma imkanına sahip günümüz insanı, dünün insanını anlamakta güçlük çekebilir. Ama yalnızca doğal yöntemleri bilen, buzluğu, derin dondurucusu olmayan dünün insanı, kendi yöntemlerini uygulamak zorunda idi. Çünkü karnını doyurmak zorunda idi. Bunlardan biri de et ihtiyacıydı. Kasabalara ulaşım zordu. Ya yaya, ya hayvan sırtında en yakın kasabaya giden kişi bir tam gününü harcıyordu. Daha uzak meşaleler için üç gün veya bir hafta da gerekirdi. Bu sebeple ihtiyaç hissettiği an bulabilsin diye insanlar bir hayvan kesiyor, onu kavuruyor, cam bir kapta veya orta boy bir küpte muhafaza ediyordu. Etli yemek pişireceğinde, aile fertleri sayısınca parçayı alıp yemeğe katıyordu.

Kavurma nasıl yapılırdı? Makalenin tamamını oku »

Konaklama