‘Kıbrıs Türk Sanatları’ kategorisi içerikleri

Kıbrıs Türk Resim Sanatı

70 yıl gibi kısa bir geçmişi olan Kıbrıs Türk resmi, sanat tarihinde oldukça kısa sayılabilecek bir süreç içerisinde çağdaşlaşma yolunda önemli adımlar atmış genç bir resim sayılabilir. Kısa tarihsel geçmişi belli resim tavırlarından çok, ancak belli dönemlerle ele alınabilecek olan Kıbrıs Türk resminin, bir süreç olarak kendisini başka ülkelerin resim hareketlerinden ayırabilecek oldukça özgünsel özellikleri bulunmamak tadır. Bir kez, Kıbrıs Türk resmi, Kıbrıs Türk’lerini toplumsal bir yapı üzerinde tutacak arayışların aydın gereksinimlerini karşılama; kısaca kendisi için bir varlık olma sancılarının paralelinde gelişen bir sanatsal yaratım süreci olarak algılanabilir.

resim sanati Makalenin tamamını oku »

Kıbrıs Türk Geleneksel El Sanatları

YEMENİLER

Geçmişte yemenilerin kullanımı oldukça yaygın olup, çeşitli süslemeleriyle kadın dünyasının zenginliğini ortaya koymaktaydılar. Kıbrıs’ta kullanılan yemeniler genelde tam kare biçiminde olup; önceleri sadece kenarlarına motif işlenir, iç kısımları sade bırakılırdı. Yemeni, evlerdeki tezgahlarda ince tire ipliğinden dokunurdu. Bunlara “Berbat Yemenisi” denilmekteydi. Önceleri sade kullanılan yemenilere, zamanla çiçek ve dal motifleri basılmaya başlandı. Yemenide rengine uyum sağlayacak ipek iplik kullanılmaktadır. Ürün, kenarlarına işlenen boncuklu, pullu ve oyalı süslemelerle zenginleşir. Boncuklu yemenilerde, boncuklar ipliğe dizilir ve tığ yada firkete ile işlenir; üzüm salkımları, yelpaze biçimi gibi çeşitlerle zenginleşir. Pullu yemenilerde ise genelde altın rengi pul kullanılır, çeşitli dal motifleri işlenir. Makalenin tamamını oku »

Kıbrıs Türk Seramik Sanatı

Kıbrıs Türk Seramik Sanatı

Neolitik Çağdan itibaren, Kıbrıs-Anadolu-Kuzey Suriye etkileşimi bilinmekte, Anadolu’dan gelen insanların beraberlerinde Kıbrıs’ta olmayan malzeme ve üretim kültürlerini de adaya getirdikleri yapılan araştırmalardan anlaşılmaktadır. Doğada bulunan bakır filizlerinin işlenmeden, alet olarak kullanıldığı çağ olarak bilinen ve MÖ 3500 – 2300 yılları arasına tarihlenen Kalkolitik Çağda, Doğu Anadolu’da yaşayıp Kirbet Kerak denilen seramiği üreten insanların da Kıbrıs’la ilişkilerde bulundukları kabul edilmektedir.

seramik Makalenin tamamını oku »

Geleneksel Kıbrıs İnşaatçılığında Taş

Kanlıköy’de taş ocağı. Geçmişte,toplumumuzda ‘mermer’ olarak bilinen ve alçı taşlarından yapılan yer karolarının hammaddesi ile alçı yapımında kullanılan taşların çıkarıldığı ocak, günümüzde çalıştırılmıyor. Kanlıköy, Lefkoşa 2006.

Ortaçağ ve Osmanlı döneminin belirgin yapı özelliklerini birlikte taşıyan bir bina. Sivri kemerler ve kesme kumtaşı örgüsüyle alt kat Ortaçağ’a; Ahşap iskeletli cumba, ahşap pencere başlıkları ve düzgün sıralı moloz kumtaşı örgüsüyle üst kat Osmanlı Dönemi’ne ait. Fotoğrafın solunda bugün Belediyeler Birliği olarak kullanılan Latin Başpiskoposluk Konağı, sağında ise Letkoşa’nın son üç kemerli evinden biri olan yapıdaki kemer izleri. Bina bugün retaurant-bar olarak kullanılıyor. Bina, Osmanlı kültürüne özgü, ihtiyacın öncelikle varolandan karşılanması mantığının sonucu olarak günümüze kadar yaşamıştır. Selimiye Meydanı kuzey cephe, orta bölüm. Letkoşa 2006. Makalenin tamamını oku »

Kıbrıs Türk Karikatür Sanatı

Kıbrıs Türk toplumunda önce “Sözlü Mizah” vardı. Saz aşıklarının söylediği “Destanlar” “Gölge Oyunu”nun “Karagöz-Hacivat” tiplemeleri, “Nasrettin Hoca Fıkraları” ve “Orta Oyunu’ndaki “Meddahlar” en keskin hiciv ve nükteleriyle Kıbrıs Türk toplumundaki “Sözlü Mizah” geleneğini yansıtmaktaydı. 18. yüzyılın sonlarında yayınlanan “Kokonoz” (1896-1910) ve “Akbaba” (1897-1898) isimli mizah gazeteleri, Kıbrıs Türk toplumunda “Yazılı Mizah” anlayışının başlamasına ve gelişmesine neden olur. Su dönemlerde, “Kokonoz” ve ” Akbaba’nın yanı sıra, siyasi gazeteler de “Yazılı Mizah’a yer vermeye başlarlar. Makalenin tamamını oku »

Kıbrıs Türk Fotoğraf Tarihi

Kıbrıs Türk Fotoğraf Tarihi

Kıbrıs Türk fotoğrafı, fotoğrafın yeniden keşfi gibi bir serüven yaşayarak doğmuştur. Ahmet Şevki bir İngiliz müşterisinin elinde bir fotoğraf makinesi görür. Çok geçmeden de, gövdesi ahşaptan, objektifi gözlük lenslerinden olmak üzere bir kamera yapar. Çalışmalarını Girne’de baba evinde sürdürür. Kısa bir süre sonra ilk fotoğrafını 1895 yılı baharında elde etmeyi başarır, fotoğraf üzerine denemelerini yoğunlaştırarak sürdürür. Evlenip 1900 yılında Lefkoşa’ya yerleştikten sonra çalışmalarına eşi İsmet Hanım ile birlikte devam eder. Uzun yıllar profesyonelliği düşünmeden amatör olarak çalışır. Profesyonel fotoğrafçılığa daha önceki yıllarda başladığı yönünde bilgiler olmakla birlikte, 1992 yılından önceye tarihlenen fotoğrafları bulunamamıştır. Makalenin tamamını oku »