<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kıbrıs'a Bakış &#187; Çeşitli</title>
	<atom:link href="http://www.kibrisabakis.com/category/kibris/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kibrisabakis.com</link>
	<description>Kıbrıs Türk Ağeli</description>
	<lastBuildDate>Fri, 20 Jan 2012 20:35:20 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
		<item>
		<title>1954&#8242;de Kıbrıs Manzaraları ve Yaşam Tarzı (Cyprus Scenes and Way of Life in 1954)</title>
		<link>http://www.kibrisabakis.com/1954den-kibris-manzaralari-ve-yasam-tarzi-cyprus-scenes-and-way-of-life-in-1954?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=1954den-kibris-manzaralari-ve-yasam-tarzi-cyprus-scenes-and-way-of-life-in-1954</link>
		<comments>http://www.kibrisabakis.com/1954den-kibris-manzaralari-ve-yasam-tarzi-cyprus-scenes-and-way-of-life-in-1954#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Jun 2011 21:06:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Volki</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kıbrıs Türk Kitapları]]></category>
		<category><![CDATA[eski kıbrıs fotoğrafları kitabı]]></category>
		<category><![CDATA[Richard Chamberlain]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kibrisabakis.com/?p=1705</guid>
		<description><![CDATA[Richard Chamberlain yıllar önce 1954&#8242;te İngiliz ordusunun bir üyesi olarak geldiği cennet ada Kıbrıs&#8217;ta, görev yapmakla kalmamış, edindiği eski bir kamera ile yüzlerce siyah-beyaz fotoğraf çekmiş. Askerlik görevinin bitiminde İngiltere&#8217;ye döndükten sonra yeni bir yaşam telaşı ile, hem bir köşeye koyduğu kamerasını hem de eski tabirle &#8220;arap&#8221; olarak adlandırdığımız negatiflerini unutmuş. Ta ki kardeşi Trevor [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kibrisabakis.com/wp-content/uploads/cyprusphotos.jpg" rel="shadowbox[post-1705];player=img;"><img class="alignnone size-full wp-image-1706" title="Cyprus Scenes and Way of Life in 1954" src="http://www.kibrisabakis.com/wp-content/uploads/cyprusphotos.jpg" alt="" width="214" height="295" /></a></p>
<p>Richard Chamberlain yıllar önce 1954&#8242;te İngiliz ordusunun bir üyesi olarak geldiği cennet ada Kıbrıs&#8217;ta, görev yapmakla kalmamış, edindiği eski bir kamera ile yüzlerce siyah-beyaz fotoğraf çekmiş.</p>
<p>Askerlik görevinin bitiminde İngiltere&#8217;ye döndükten sonra yeni bir yaşam telaşı ile, hem bir köşeye koyduğu kamerasını hem de eski tabirle &#8220;arap&#8221; olarak adlandırdığımız negatiflerini unutmuş. Ta ki kardeşi Trevor onları buluncaya kadar.</p>
<p>İşte bu siyah-beyaz nostaljik albümün gün ışığına çıkış öyküsü böyle başlamış.</p>
<p>Kitap geçtiğimiz yıllarda İngiltere&#8217;de basılıp yayınlandı.</p>
<p>Chamberlain, kitaba yazdığı önsözde &#8220;lütfen bu siyah-beyaz resimleri günümüzün digital çekim fotoğrafları ile karşılaştırmayın&#8221; diyor.</p>
<p>Ama gene de usta işi yüzden fazla fotoğraf sizi yarım asırdan fazla bir süre geri götürüyor ve Chamberlain&#8217;in tabiri ile &#8220;cennet ada&#8221;nın o günlerine ait görüntülerini sergileyerek nostaljik bir yolculuğa çıkarıyor.</p>
<p>Kitabın resmi sayfasına <a title="Kıbrıs Fotoğrafları" href="http://www.cyprusphotos1954.com/" target="_blank">http://www.cyprusphotos1954.com</a> bağlantısından ulaşabilirsiniz.</p>
<p>Kitabı satın almak için kitabın <a title="Cyprus Scenes and Way of Life in 1954" href="http://isikkitabevi.net/store/kitap-detay.php?id=33648">Işık Kitabevi sayfasını </a>inceleyebilirsiniz.</p>
<p>Kitabın<a href="http://www.brtk.net/index.php?option=com_content&amp;view=article&amp;id=15080:1950l-yillarin-fotoraflari&amp;catid=1:kktc&amp;Itemid=3" target="_blank"> BRTK internet sayfasındaki haberi</a></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kibrisabakis.com/1954den-kibris-manzaralari-ve-yasam-tarzi-cyprus-scenes-and-way-of-life-in-1954/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kuzey Kıbrıs&#8217;ın Deniz Altı Cenneti</title>
		<link>http://www.kibrisabakis.com/kuzey-kibrisin-deniz-alti-cenneti?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=kuzey-kibrisin-deniz-alti-cenneti</link>
		<comments>http://www.kibrisabakis.com/kuzey-kibrisin-deniz-alti-cenneti#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Jan 2011 08:12:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Volki</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çeşitli]]></category>
		<category><![CDATA[kıbrıs deniz altı dalış]]></category>
		<category><![CDATA[kıbrıs scuba diving]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kibrisabakis.com/?p=1687</guid>
		<description><![CDATA[Sayısız dalış noktaları ve konunun deneyimli profesyonel uzmanları ile Kuzey Kıbrıs, dalış sporuna ilgi duyanlar için bir cennettir. Akdeniz&#8217;deki en uzun dalış mevsimlerinden birinin keyfini çıkarabileceğiniz Kuzey Kıbrıs&#8217;ın büyüleyici eşsiz sualtı dünyası, bu spora gönül verenlerin kaçırmaması gereken deneyimler ve sürprizler sunuyor. Burada deniz yaşamı henüz bozulmadığından, kristal berraklığındaki deniz, çevre kirliliği etkilerinden zarar görmedi. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" title="Kıbrıs Deniz Altı" src="http://www.kibrisabakis.com/resim/kibrisdenizalti1.jpg" alt="" width="524" height="392" /></p>
<p>Sayısız dalış noktaları ve konunun deneyimli profesyonel uzmanları ile Kuzey Kıbrıs, dalış sporuna ilgi duyanlar için bir cennettir. Akdeniz&#8217;deki en uzun dalış mevsimlerinden birinin keyfini çıkarabileceğiniz Kuzey Kıbrıs&#8217;ın büyüleyici eşsiz sualtı dünyası, bu spora gönül verenlerin kaçırmaması gereken deneyimler ve sürprizler sunuyor. Burada deniz yaşamı henüz bozulmadığından, kristal berraklığındaki deniz, çevre kirliliği etkilerinden zarar görmedi. Su altı görüş mesafesi 30 metrenin de üzerine çıkabiliyor.</p>
<p>Derinliklerde vatoz, mineri, iskorpit, çipura, lahos, levrek, barbun, lapina ve arada sırada bir deniz kaplumbağası ile karşılaşırsınız. Daha da diplerde ahtapot, müren, renkli süngerler ve yumuşak mercanların yanında eski zamanların hazineleri de bulunabilir. Şansınız varsa caretta caretta kaplumbağaları ve Akdeniz fokları dalışınızda size eşlik edebilir. Kuzey Kıbrıs, nesilleri tehlikede olan bu türler için en ideal üreme noktalarından biridir.</p>
<p><img class="alignnone" title="Kıbrıs Deniz Altı" src="http://www.kibrisabakis.com/resim/kibrisdenizalti2.jpg" alt="" width="532" height="399" /></p>
<p>Kuzey Kıbrıs kıyıları boyunca Karpaz Yarımadası, Mağusa, Girne ve Lefke yörelerinde yaklaşık kırk dalış alanı bulunur. Girne&#8217;nin doğusu ve batısında yer alan yirmi civarında dalış alanı bulunur. Girne&#8217;nin doğusu ve batısında yer alan yirmi civarındaki dalış alanı ve diğer bölgelerdeki noktalarda dalış safarileri yapabilirsiniz. Tüplü(scuba) dalış merkezleri CMAS, PADI ve SSI kategorilerinde belgeli kuruluşlardır. Lefkoşa Devlet Hastahanesi&#8217;ndeki basınç odası, eğitim çalışmalarında da tüm dalgıçların hizmetindedir.</p>
<p>Dalgıçlar, dünyanın en eski batıklarından, Büyük İskender zamanından kalma bir geminin de bulunduğu alanlarda batık dalışı da yapabilirler. Söz konusu batık ve hamulesi, Girne Kalesi&#8217;ndeki batık gemi Müzesi&#8217;nde sergilenmektedir.</p>
<p>Ancak, Kuzey Kıbrıs sahillerinde tek başınıza dalış izni verilmediğini aklınızdan çıkarmayın. Yerel bir rehberin refakati zorunludur ve tarihi eserlerin çıkarılması yasalara aykırıdır.</p>
<p>Kaynak: CyprusSky dergisi, No:3, Ekim 2010 Sayısı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kibrisabakis.com/kuzey-kibrisin-deniz-alti-cenneti/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KKTC Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi</title>
		<link>http://www.kibrisabakis.com/kktc-yakin-dogu-universitesi-hastanesi?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=kktc-yakin-dogu-universitesi-hastanesi</link>
		<comments>http://www.kibrisabakis.com/kktc-yakin-dogu-universitesi-hastanesi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Nov 2010 12:35:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Volki</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çeşitli]]></category>
		<category><![CDATA[Kıbrıs Hastane]]></category>
		<category><![CDATA[Kıbrıs Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yakın Doğu Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[ydü hastanesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kibrisabakis.com/?p=1671</guid>
		<description><![CDATA[Lefkoşa&#8217;da Yakın Doğu Üniversitesi yerleşkesi içinde 55,000 metrekare kapalı alana sahip Yakın Doğu Üniversitesi Hastahanesi, hizmet vermeye başladı. İhtiyaç olması halinde mevcut yatak kapasitesi çok kısa bir sürede iki katına çıkabilecek alt yapıya sahip hastanede, 22&#8242;si VIP olmak üzere 209 tek kişilik hasta odası, 8 ameliyathane, 24 yoğun bakım ile 17 yeni doğan yoğun bakım [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img title="ydu-hastanesi" src="http://www.kibrisabakis.com/wp-content/uploads/ydu-hastanesi-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" /></p>
<p>Lefkoşa&#8217;da Yakın Doğu Üniversitesi yerleşkesi içinde 55,000 metrekare kapalı alana sahip Yakın Doğu Üniversitesi Hastahanesi, hizmet vermeye başladı. İhtiyaç olması halinde mevcut yatak kapasitesi çok kısa bir sürede iki katına çıkabilecek alt yapıya sahip hastanede, 22&#8242;si VIP olmak üzere 209 tek kişilik hasta odası, 8 ameliyathane, 24 yoğun bakım ile 17 yeni doğan yoğun bakım ünitesi bulunuyor. Sağlıkla ilgili bütün testlerin yapılabileceği laboratuvarlara, tanıda etkin role sahip en gelişmiş görüntüleme cihazlarının bulunduğu radyoloji merkezine, özellikle kanser vakalarının teşhisi ve tedavisinde söz sahibi olan nükleer tıp ve doktor muayene odası ile poliklinik hizmetlerini de ün üst düzeyde sunuyor.</p>
<p>Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Hastanesi, üniversitenin sağlık bilimleri alanındaki eğitim gereksinimlerini karşılamak ve Kıbrıs Türkleri&#8217;ni dışa bağımlılıktan kurtarmak yanında Kuzey Kıbrıs&#8217;a yurt dışından sağlık hizmeti almak için turist getirmek amacıyla uluslararası standartta özel hastane konseptinde inşa edildi. Uluslararası standartlar ve &#8220;Joint Commission International&#8221; (JCI) akreditasyon kriterlerine uygun olarak yapılan hastane, hastaların gerek medikal, gerekse diğer ihtiyaçlarını en üst kalite seviyesinde karşılıyor.</p>
<p>Hasta güvenliği ve hasta haklarının ön planda tutulduğu Yakın Doğu Hastanesi, başta Kıbrıs ve Türkiye yanında İngiltere ile dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan Türkler ile uluslararası hastaların da bütün sağlık ihtiyaçlarına cevap verecek medikal altyapı, kadro ve teknolojik yetkinliğe sahip.</p>
<p>Laboratuvar sonuçlarının, görüntüleme imajları ve doktor teşhis raporlarını içeren hasta dosyalarının tamamen elektronik ortamda tutulacağı ve bu dosyalara yetkilendirilmiş doktorların hastanenin her noktasından hatta dünyanın her yerinden erişebilmesini sağlayan Laboratuvar İşletim Sistemi (LIS) ve Radyoloji İşletim Sistemi (RIS) ile entegre Hastane İşletim Sistemine (HIS) sahip olan hastane bu kabiliyetleriyle dünyanın takdir edeceği özelliklere sahip.</p>
<p>Katlar arasındaki insan hareketinin 9 asansör ile sağlandığı hastanede, numune ulaşımı güvenli ve süratli olarak Pnömatik Tüp Sistemi ile sağlıyor. Ayrıca PACS sistemi ile desteklenen bünyede, doğru teşhis ve doğru tedavi için ger<span id="more-1671"></span>ekli bilgilere daha kolay ulaşabiliyor.</p>
<p>Yakın Doğu Turizm ve Seyahat İşletmeleri (YDTSİ) Genel Müdürü Ahmet Savaşan, fonksiyon  itibarı ile üç, dört ve dokuz katlı olmak üzere üç ana blok olarak tasarlanan hastanenin 250 yatağı bulunduğunu söyleyerek, hastanenin &#8220;milli hastane&#8221; olma misyonunu da üstlendiği için bütün hasta odalarının iki kişilik alt yapı ile yapıldığını belirtti ve ihtiyaç olması halinde yatak kapasitesinin 500&#8242;e çıkartılabileceğini anlattı.</p>
<p>Savaşan, 33 Anabilim Dalı ve 40 ünitesiyle hastanenin, Avrupa standartlarının üzerindeki en son teknolojiye sahip donanımı ve seçkin hekim kadrosuyla sadece sağlık hizmetlerinin yüksek düzeyde sunumuna değil, aynı zamanda, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti odaklı bir özgüven kurumu sağladığını vurguladı. Ahmet Savaşan, uluslararası düzeyde özel hastane konseptinde işletilen Yakın Doğu Hastanesi bünyesinde, yurt dışından gelecek hastalara hizmet vermek amacıyla &#8220;Uluslararası Hasta Koordinasyon Merkezi&#8221; kurduklarını anlatarak &#8220;bu merkez, yabancı hastaların Kuzey Kıbrıs&#8217;a ulaşımlarını, konaklamalarını, ülke içindeki tur ve transferlerini planlayarak, hastanede kendi dillerinde iletişim kurmalarını sağlayacak ve hastaların sağlıkları<!--more-->na kavuşmasının ardından ülkelerine güvenle dönmelerini koordine edecek. Kuzey Kıbrıs&#8217;a hastalarıyla birlikte gelen hasta yakınlarının da ulaşım, konaklama ve sosyal ihtiyaçları bu merkez tarafından karşılanacak&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Adada kıtalı gibi yaşamak&#8230;</strong></p>
<p>Ahmet Savaşan (YDÜ Turizm ve Seyahat İşletmeleri Genel Müdürü) YDÜ Diş Hekimliği Fakültesi Hastanesi&#8217;nin önemli sağlık kuruluşlarını denetimi altında bulunduran ve uluslararası sağlık hizmeti verdiğini belgeleyen akreditasyon kuruluşu JCI tarafından, dünyada alınmış en yüksek değerlendirme puanı ile akredite edildiğini hatırlatarak, kısa bir zaman içinde Yakın Doğu Hastanesi&#8217;nin de JCI akreditasyona sahip olacağını söyledi. Savaşan, &#8220;Kurucu Rektörümüz Dr. Suat Günsel&#8217;in olağanüstü dehası ve adada kıtalı gibi yaşama felsefesi doğrultusunda oluşturulan ve hasta kabulüne başlayan Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi, Kıbrıslı Türkleri dışa bağımlılıktan kurtararak, insanımıza ülkesinde, ailesinin yanında tedavi olma şansı yaratmıştır. Ayrıca Kuzey Kıbrıs&#8217;ın tarihi, kültürel ve doğal zenginlikleri, güvenli sosyal hayatı, misafirperver insanları ve kalitesi turistik tesislerine ek olarak Yakın Doğu Hastanesi&#8217;nin uluslararası standartta sunduğu hizmetler, başta yurt dışında yaşayan Türkler yanında yabancı turistlerin Kuzey Kıbrıs&#8217;ta sağlık hizmeti almaları için önemli bir tercih nedeni olacaktır. Kuzey Kıbrıs&#8217;ta Sağlık Turizmi&#8217;nin gelişmesi bir yandan ülke içinde katma değer yaratırken diğer yandan da Kuzey Kıbrıs&#8217;ın uluslararası alanda Sağlık Turizmi yoluyla tanınmasını doğuracaktır&#8221; dedi.</p>
<p>Ahmet Savaşan son olarak &#8220;Kıbrıs&#8217;ta birçok yeniliği ve ilkleri gerçekleştiren Yakın Doğu Üniversitesi&#8217;nin, sağlık sektöründe de bu geleneği sürdürerek; ülkenin en yüksek kapasitesine sahip Hastane, Radyoloji, Laboratuvar dijital işletim sistemlerinin (HIS,RIS,LIS) kullandığı, ilk ve tek üniversite hastanesini kurarak: En ileri teknolojiye sahip ilk ve tek Radyoterapi Merkezi&#8217;ni (Rapid Arc teknolojisi), ülkedeki ilk ve tek PET/CT&#8217;yi bütün testlerin yapılabildiği ve referans olacak laboratuvar ile, ülkenin ilk ve tek ambulans özelliği de taşıyan jet uçağını hastalarının hizmetine sunuyor&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi telefon numarası: </strong>+90 392 675 10 00</p>
<p><strong>Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi web sayfası</strong>: <a title="Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi" href="http://www.neu.edu.tr/tr/node/1519">http://www.neu.edu.tr/tr/node/1519</a></p>
<p><strong>Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Resimleri</strong></p>
<p><strong><a href="http://www.kibrisabakis.com/wp-content/uploads/yduhastahane4.jpeg" rel="shadowbox[post-1671];player=img;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1695" title="yduhastahane4" src="http://www.kibrisabakis.com/wp-content/uploads/yduhastahane4-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" /> </a><a href="http://www.kibrisabakis.com/wp-content/uploads/yduhastahane1.jpeg" rel="shadowbox[post-1671];player=img;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1694" title="yduhastahane1" src="http://www.kibrisabakis.com/wp-content/uploads/yduhastahane1-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" /> </a><a href="http://www.kibrisabakis.com/wp-content/uploads/yduhastahane6.jpeg" rel="shadowbox[post-1671];player=img;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1696" title="yduhastahane6" src="http://www.kibrisabakis.com/wp-content/uploads/yduhastahane6-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" /></a><a href="http://www.kibrisabakis.com/wp-content/uploads/yduhastahane5.jpeg" rel="shadowbox[post-1671];player=img;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1697" title="yduhastahane5" src="http://www.kibrisabakis.com/wp-content/uploads/yduhastahane5-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" /></a></strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Kaynak:</span> Pegasus CyprusSky dergisi, ekim 2010 sayısı, sayfa 80</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kibrisabakis.com/kktc-yakin-dogu-universitesi-hastanesi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>16</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pakkos Şildi’nin Kazanılması</title>
		<link>http://www.kibrisabakis.com/pakkos-sildi%e2%80%99nin-kazanilmasi?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=pakkos-sildi%25e2%2580%2599nin-kazanilmasi</link>
		<comments>http://www.kibrisabakis.com/pakkos-sildi%e2%80%99nin-kazanilmasi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Jun 2010 21:57:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Volki</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çeşitli]]></category>
		<category><![CDATA[çetinkaya]]></category>
		<category><![CDATA[Çetinkaya Türk Spor Kulübü]]></category>
		<category><![CDATA[Kıbrıs Türk Futbol Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[kıbrıs türk sporu]]></category>
		<category><![CDATA[PAKKOS Şildi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kibrisabakis.com/?p=1486</guid>
		<description><![CDATA[Kıbrıs&#8217;ta yaşayan Türkler tarihsel süreç içerisinde Rumlara karşı çeşitli alanlarda başarılar elde etmiştir. Kıbrıs Rumları, kendilerini adanın mutlak hakimi ve Türk&#8217;leri de azınlık olarak gördüklerinden kendilerine karşı elde edilmiş bu başarılardan her zaman için rahatsızlık duymuş  ve bu haklı başarıları hiçbir zaman Türk&#8217;lere layık görmemişlerdir. Tarih sayfalarını aralayarak Kıbrıs Futbol Tarihi&#8217;nde Rum takımlarının bile gösteremediği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" title="Kıbrıs Türk Futbolu" src="http://www.kibrisabakis.com//resim/kibris-turk-futbolu.jpg" alt="" width="516" height="310" /></p>
<p>Kıbrıs&#8217;ta yaşayan Türkler tarihsel süreç içerisinde Rumlara karşı çeşitli alanlarda başarılar elde etmiştir. Kıbrıs Rumları, kendilerini adanın mutlak hakimi ve Türk&#8217;leri de azınlık olarak gördüklerinden kendilerine karşı elde edilmiş bu başarılardan her zaman için rahatsızlık duymuş  ve bu haklı başarıları hiçbir zaman Türk&#8217;lere layık görmemişlerdir.</p>
<p>Tarih sayfalarını aralayarak Kıbrıs Futbol Tarihi&#8217;nde Rum takımlarının bile gösteremediği ve ancak o yıllarda Kıbrıs Futbol Birliği (KOP) bünyesinde Rum futbol takımlarına karşı mücadele eden adadaki Türklerin tek temsilcisi Çetinkaya Türk Spor Kulübü Futbol Takımı&#8217;nın gösterdiği bir önemli başarıdan, PAKKOS Şildi&#8217;nin kazanılmasından söz etmek istiyoruz.</p>
<p>KOP tarafından, 11 Kasım 1951 tarihinde aniden vefat eden Rum futbol takımlarından Apoel&#8217;in PAKKOS soyadlı genç futbolcusunun anısına lig ve kupa şampiyonu takımların mücadelesi sonunda kazanan tarafa verilmek üzere anı nitelikli bir şilt verilmesi kararlaştırıldı.</p>
<p>PAKKOS Şildi&#8217;nin kazanılması; beş yıl üst üste mücadele edilmesi (kupa veya lig şampiyonu olarak) ve bu süre zarfında üç defa mücadelenin kazanılması sonrası kazanan takıma verilmesi şeklinde KOP tarafından esasa bağlanmıştı.</p>
<p>Kıbrıslı Türklerin KOP&#8217;taki temsilcisi Çetinkaya Futbol Takımı söz konusu şilde adını ilk defa 1951 yılında, lig şampiyonu olarak, kupa şampiyonu Rum futbol takımı Apoel&#8217;i 5-2 yenerek yazdırdı. Çetinkaya Futbol Takımı&#8217;nın PAKKOS Şildi&#8217;ne ikinci defa adını yazdırması, 1952 yılında kupa şampiyonu olarak lig şampiyonu Rum futbol takımı Apoel&#8217;i 4-1&#8242;lik bir skorla yenmesi sonucunda gerçekleşti.</p>
<p>PAKKOS Şildi&#8217;nin kazanılmasını yeterli seviyeye getiren üçüncü ve son mücadele ise 1954 yılında kupa şampiyonu olarak, lig şampiyonu Rum futbol takımı Pezoporikos&#8217;la yapılan mücadeledir. Kıbrıslı Türklerin temsilcisi Çetinkaya Futbol Takımı bu mücadeleyi de 6-2&#8242;lik net bir skorla kazanarak PAKKOS Şildi&#8217;ni almaya hak kazandı. Kazandı ama; 1<span id="more-1486"></span>955 yılında Rumlar tarafından EOKA&#8217;nın kurulması ve ENOSİS yönündeki faaliyetlerin yoğunlaştırılması PAKKOS Şildi&#8217;nin bir Türk takımı olan Çetinkaya Türk Spor Kulübü Futbol Takımı&#8217;na verilmesine engel oldu. 1955 yılında; başlatılan bu faaliyetlerin etkisi ile Türk takımları KOP&#8217;tan uzaklaştırıldı.</p>
<p>Kıbrıslı Rumların kontrol ve yönetiminde olan KOP, PAKKOS Şildi&#8217;ni Türk takımı olması nedeni ile Çetinkaya Türk Spor Kulübü&#8217;ne vermeyi ancak 1968 yılına kadar geciktirebilmiştir. PAKKOS Şildi 24 Eylül 1969 tarihinde KOP&#8217;un o zamanki bir yönetim kurulu üyesi tarafından Çetinkaya Türk Spor Kulübü Başkanı Kemal ŞEMİ&#8217;ye teslim edildi.</p>
<p>Özelde Çetinkaya Türk Spor Kulübü, genelde Kıbrıs Türk Futbol Tarihi için son derece anlamlı olan bu şilt şimdi Çetinkaya Türk Spor Kulübü Müzesi&#8217;nde gururla sergilenmektedir.</p>
<p>Kıbrıs Türk futbol tarihine altın harflerle yazılan PAKKOS Şildi&#8217;nin kazanılmasında emeği geçen herkese minnet ve şükranlarımızı sunarız.<br />
<strong><br />
Kaynak:</strong> AN.A., İlk Kıbrıs Türk Futbol Takımları ve Çetinkaya&#8217;nın Tarihi (1902-1963)</p>
<p><strong>Derleyen:</strong> Sivil Savunma Dergi Yayın Kurulu, 48. sayı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kibrisabakis.com/pakkos-sildi%e2%80%99nin-kazanilmasi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gızrıs Ağzıynan Kıbrıs Masalları</title>
		<link>http://www.kibrisabakis.com/gizris-agziynan-kibris-masallari?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=gizris-agziynan-kibris-masallari</link>
		<comments>http://www.kibrisabakis.com/gizris-agziynan-kibris-masallari#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Apr 2010 12:04:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Volki</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kıbrıs Türk Kitapları]]></category>
		<category><![CDATA[gıbrıs ağzı]]></category>
		<category><![CDATA[kıbrıs masalları kitabı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kibrisabakis.com/?p=1121</guid>
		<description><![CDATA[Bir toplumun kültürünü en iyi yansıtan kaynakların başında o toplumun masallarının geldiği bilinir. Habib Derzinevesi ve Sultan Meteci&#8217;nin birlikte kaleme aldıkları bu kitap 35 adet Kıbrıs Türk masalını esas Kıbrıs Türk ağzıyla derleyip yayımlamakla toplumsal kültüre önemli bir katkı yapmış oluyor. Yazarlar kitapla ilgili şunları vurguladı: &#8220;Kültürüne sahip çıkmak isteyen toplumların dört elle sarılması gereken [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" title="Kıbrıs Masalları Kitabı" src="http://www.kibrisabakis.com/resim/kibris-masallari.jpeg" alt="" width="254" height="360" /></p>
<p>Bir toplumun kültürünü en iyi yansıtan kaynakların başında o toplumun masallarının geldiği bilinir. Habib Derzinevesi ve Sultan Meteci&#8217;nin birlikte kaleme aldıkları bu kitap 35 adet Kıbrıs Türk masalını esas Kıbrıs Türk ağzıyla derleyip yayımlamakla toplumsal kültüre önemli bir katkı yapmış oluyor.</p>
<p>Yazarlar kitapla ilgili şunları vurguladı: &#8220;Kültürüne sahip çıkmak isteyen toplumların dört elle sarılması gereken masallar, Kıbrıs Türk toplumu için de inkar edilemez bir önem taşımaktadır. Kıbrıs Türk<span id="more-1121"></span> ağız özelliklerini yansıtması bakımından büyük bir kaynak oluşturan masalları derlemek, yazıya geçirmek ve gelecek nesillere taşımak, bu konuda çalışan her araştırmacının görevi olmalıdır.&#8221;</p>
<p>Eserin sonunda masallarda geçen Kıbrıs Türk ağzına özgü sözcüklerin yer aldığı sözlüğün bulunması da, esere ayrı bir önem katıyor.</p>
<p><strong>Kitap Yazarları: </strong>Prof. Dr. Habib Derzinevesi, Sultan Meteci</p>
<p><strong>Kaynak:</strong> Kuzey Dergisi, Sayı 9</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kibrisabakis.com/gizris-agziynan-kibris-masallari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kurtuluş Savaşında Kıbrıslı Türkler</title>
		<link>http://www.kibrisabakis.com/kurtulus-savasinda-kibrisli-turkler?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=kurtulus-savasinda-kibrisli-turkler</link>
		<comments>http://www.kibrisabakis.com/kurtulus-savasinda-kibrisli-turkler#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 04:00:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Volki</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çeşitli]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk ve kıbrıs]]></category>
		<category><![CDATA[kıbrıs ve kurtuluş savaşı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kibrisabakis.com/?p=1098</guid>
		<description><![CDATA[Atatürk döneminde Kıbrıs Türklerinin Türkiye&#8217;ye bakışlarını, Türkiye&#8217;ye olan sevgilerini, umutlarını ve Ulusal Kurtuluş Savaşı boyunca Kıbrıs Türklerinin Kuvay-ı Milliye hareketine kendi ölçüsünde yaptığı katkıların anlamını kavrayabilmek için, önce İngiliz döneminin başladığı 1878&#8242;den Atatürk&#8217;ün işgale karşı mücadeleyi başlattığı 1919 yılına kadar geçen süre içinde Kıbrıs Türklerinin durumuna bir göz atmak gerekir. Bu konuda araştırmacı, gazetici-yazar Sabahattin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Atatürk döneminde Kıbrıs Türklerinin Türkiye&#8217;ye bakışlarını, Türkiye&#8217;ye olan sevgilerini, umutlarını ve Ulusal Kurtuluş Savaşı boyunca Kıbrıs Türklerinin Kuvay-ı Milliye hareketine kendi ölçüsünde yaptığı katkıların anlamını kavrayabilmek için, önce İngiliz döneminin başladığı 1878&#8242;den Atatürk&#8217;ün işgale karşı mücadeleyi başlattığı 1919 yılına kadar geçen süre içinde Kıbrıs Türklerinin durumuna bir göz atmak gerekir.</p>
<p>Bu konuda araştırmacı, gazetici-yazar Sabahattin İsmail ve Ergin Birinci&#8217;nin yayınlanmış olduğu &#8220;Atatürk Döneminde Türkiye Kıbrıs İlişkileri (1918-1938)&#8221; ve &#8220;Kıbrıs&#8217;ta İki Ulusal Kongre&#8221; adlı kitaplarda çok değerli bilgi, belge ve fotoğraflar vardır. Söz konusu kitaplarda konu ile ilgili bilgi ve belgeler özetle şöyledir:</p>
<p>1878 yılında Osmanlı İmparatorluğu ile İngiliz İmparatorluğu arasında yapılan anlaşma gereği Adanın İngiltere&#8217;ye kiraya verilmesi ile birlikte Kıbrıs Türkleri kendini bir anda yabancı bir ülkenin boyunduruğu altında bulmuş ve Kıbrıs Rumları da Adanın el değiştirmesi ile birlikte yoğunlaştırdığı Enosis faaliyetleri ile bu yeni döneme damgasını vurmuştur.</p>
<p>Kıbrıs Türkleri, Adanın yabancı bir boyunduruk altına girmesiyle üzüntüye kapılmışlar, fakat geleceğe yönelik umutlarını da hiçbir zaman yitirmemişlerdi. Bunun nedeni ise: Adanın sadece geçici bir süre ve belli bir kira karşılığı devredilmesi ve hukuken &#8220;Osmanlı Toprağı&#8221; sayılmasıydı. Rus tehlikesinin geçmesiyle birlikte Adanın tekrar Osmanlı egemenliğine devredileceği umudu büyük sabır kaynağıydı.</p>
<p><img class="alignnone" title="Kıbrıslı Türkler ve Kurtuluş Savaşı" src="http://www.kibrisabakis.com/resim/kurtulus-savasi-kibrisli-turkler.jpg" alt="" width="483" height="283" /></p>
<p>(Kurtuluş Savaşını coşkulu yazıları ile destekleyen SÖZ Gazetesi sahibi öğretmen Mehmet Remzi Okan eşi ve çocukları)</p>
<p>Dönemin ikinci özelliği ise aniden tırmanan Enosis faaliyetleri oldu. Kıbrıs Türkleri bu durumu büyük bir endişe ve tepki ile izlerken, Enosis tehlikesinin her geçen gün büyümesi karşısında daha etkin önlemlerle mücadele etme durumu ortaya çıkmıştı. Kıbrıs Rumlarının Girit deneyiminden ve sömürge yönetiminin hoşgörüsünden cesaret alarak 1895&#8242;de Tahtakale&#8217;de, 1912&#8242;de Limasol ve Hamit Mandraları&#8217;nda Türklere yönelik kitle saldırılarında bulunması, iki <span id="more-1098"></span>halk arasındaki güveni ve ilişkileri bozmuştu. Nitekim gerek adadaki sömürge yönetimine, gerekse Sömürgeler Bakanlığına sürekli olarak yapılan protestolarla çekilen telgraflar netice   vermeyince 1911 yılında vatan gazetesi sahibi Bodamyalızade Mehmet Şevki Bey&#8217;in girişimi ile büyük bir miting yapılır ve Enosis aleyhinde önemli bir karar alınır.</p>
<p>Ne var ki Balkan ülkelerinin ordularının Edirne&#8217;ye kadar dayanmaları, ardından İngiltere&#8217;nin 1914 yılında Adayı tek yanlı olarak ilhak ettiğini açıklaması ve nihayet 1. Dünya Savaşı yenilgisi, Kıbrıs Türklerinin Anadolu Türkleriyle Osmanlı idaresinde birlikte yaşama hayalleri büyük sekteye uğramıştı. Bütün bu umutsuz gelişmeler ve oluşan karanlık tablo karşısında Kıbrıs Türkleri ne yapabilirdi ?</p>
<p>Ülkenin önde gelen aydınlarından öğretmen Mehmet Remzi Okan ve Müftü Ziya Efendi çıkış yolunu saptamak için bir yol bulmuştu. Bu yol, Atatürk&#8217;ün bir yıl sonra Erzurum ve Sivas Kongreleri&#8217;ni toplamakla izlediği yoldu. 10 Aralık 1918 günü tüm Ada&#8217;dan gelen delegelerle toplanan Meclis-i Milli Kongresi, üç gün boyunca sürecek toplantıları sonunda izlenecek yolu belirlemişti. Buna göre:</p>
<p>İlhak girişimlerine daha etkin ve uluslararası boyutta karşı çıkılacak.<br />
Adanın esas sahibi olan Osmanlı İmparatorluğuna devri istenecek, bu konularda İmparatorlukla işbirliği yapılacaktı.<br />
Meclis-i Milli Hareketi toplumda bir dinamizm yaratırken, İngiliz baskısını da birlikte getiriyordu. Nitekim Sömürge yönetimi kongrenin örgütleyicisi Mehmet Remzi Okan&#8217;ı öğretmenlikten uzaklaştıracak ve Müftü Ziya Efendi&#8217;nin Adadan çıkmasını yasaklayacaktı. Ne var ki bu durum M. Remzi Okan&#8217;ın Av. Ahmet Raşid Bey&#8217;le birlikte etkin ve mücadeleci &#8220;Doğru Yol&#8221; Gazetesini çıkarıp mücadeleyi basın yoluyla sürdürmelerine neden olacaktır.</p>
<p><strong>MADDİ VE MANEVİ YAPILAN KATKILAR</strong></p>
<p>O en kötü, en umutsuz günlerde bağımsızlığı için ulusal kurtuluş bayrağını açan Türk halkının kavgasına, Kıbrıs Türkleri her türlü desteği gönülden vermiştir.</p>
<p>Ulusal Kurtuluş Savaşının başlaması ile birlikte Kıbrıs&#8217;ta tüm Türk kurum, kuruluş ve kulüpleri bir araya gelerek &#8220;Muhacirini İslamiyeye Yardım Cemiyeti&#8221; adlı bir üst kuruluş meydana getirmişler ve bu kuruluş vasıtası ile yardım kampanyaları örgütlemeye başlamışlardır. 1920 ile 1922 yılı arasında Kuvay-ı Milliye&#8217;ye ve Yunan zulmüne uğrayan Türk halkına yardım için gönüllü gençler ve kadınlar tarafından yirmi civarında piyes oynanmış ve müsamere düzenlenmiştir.</p>
<p>Bu arada birçok gönüllü Kıbrıslı Türk de Ulusal Kurtuluş Savaşına katılmak ve Türkiye&#8217;nin bağımsızlık kavgasına katkıda bulunmak için Anadolu&#8217;ya gitmişti. O günlerde yayınlan söz gazetesinde yüzbaşılığa kadar yükselen bu Kıbrıslı Türklerden bazılarının kahramanlıkları anlatılmaktadır.</p>
<p>Kuvay-ı Milliye için yapılan yardımlar için &#8220;Söz&#8221; gazetesinden derlenenlerden bazıları şunlardır:</p>
<p>1. Müsamere &#8211; Hürriyet ve Terakki Kulübü &#8211; Lefkoşa (?)<br />
2. Yarım Türkler &#8211; Muhacırin-i İslamiye Cemiyeti Lefkoşa -28-29.1.1921 (Aka Gündüz)<br />
3. Tiraje (?) &#8211; Muhacirin-i İslamiye Cemiyeti Lefkoşa -20.3.1921<br />
4. Türk Kanı (?) &#8211; Muhacirin-i İslamiye Cemiyeti Lefkoşa -21.12.1921<br />
5. Tiyatro (?) &#8211; Baflı Kadınlar Baf -1921 (Muhacirin menfaatına)<br />
6.  Müsamere &#8211; Baflı Kadınlar Baf -1921 (Muhacirin yararına)<br />
7.Müsamere &#8211; Limasollu Gençler Limasol-1921 (Muhacirin yararına)<br />
8. Müsamere &#8211; Mağusalı Kadınlar Mağusa-1921 (Muhacirin yararına)<br />
9. Tiyatro (?) &#8211; Anatyu köy öğretmeni Sıtkı Efendi Anatyu -1921 (Muhacirin yararına)<br />
10. Vatan Yahut Silistre &#8211; Larnakalı Gençler Lefkoşa &#8211; 30.12.1921 (Namık Kemal) (Muhacirin yararına)<br />
11. Vatan Yahut Silistre &#8211; Lefkeli Gençler Lefke-1922 (Namık Kemal) (Muhacirin Yararına)</p>
<p><img class="alignnone" title="Kıbrıslı Türkler ve Kurtuluş Savaşı" src="http://www.kibrisabakis.com/resim/kurtulus-savasi-kibrisli-turkler2.jpg" alt="" width="478" height="266" /></p>
<p>(Kurtuluş Savaşını desteklemek için açılan kampanyaya yarış atını satarak katılan Kıbrıslı Türk)</p>
<p>Kıbrıs Türklerinin Kurtuluş Savaşına katkıda bulunmadığını, bu savaşta İngiliz&#8217;in yanını tuttuğunu ve bağımsızlıkçı bir ruh taşımadığını iddia edenler için Mehmet Remzi OKAN&#8217;ın yazdıklarından da birkaç örnek aktarmakta yarar vardır.<br />
12.1.1920 tarihli Doğru Yol gazetesinde &#8220;Felaketzede Kardeşlerimize Muavenet&#8221; başlıklı bir yazı yayınlayan Remzi Okan, şöyle diyordu:<br />
&#8220;&#8230; Anadolu Türkün son umudu, son melceidir. Oradaki kardeşlerimizin böyle sefaletler, mahrumiyetler içinde helak olmasına seyirci kalırsak, dünyada en alçak insanlar bizler oluruz. Bu felaketler hepimize büyük bir ders-i intibah olsun&#8230; Onlar bizim ırkdaşlanmız olmasalar bile vazife-i insaniye muavenetlerine (yardımlarına) şitabımızı emreder. Şu halde vazifemiz iki katlıdır&#8230; İzmir civarında yedi ay zarfında 60000 Türk şehit edilmiş, 40000 kişi terk-i diyar etmeye mecbur kalmış ve 200 milyon liralık servetleri gasbolmuştur. İşte bugün yersiz ve yurtsuz kalmış bu binlerce kardeşimiz bizden muavenet bekliyor&#8230;&#8221;<br />
Ve bu çağrıların etkisi ile tiyatro gösterileri başlarken 22.3.1920 tarihinde bir yazı daha kaleme alan Mehmet Remzi Okan, halkı yardım amacı ile düzenlenen tiyatro oyunlarını izlemeye çağırarak şöyle diyordu:<br />
&#8220;&#8230;Muhterem Türk, sevgili İzmir&#8217;imizin felaketzedelerine yardım olmak üzere verilecek tiyatro için sen de kardeşlik borcunu öde. Tiyatro biletlerinden almayı unutma. Ailenin o günkü yiyeceğini yerlerinden, yurtlarından uzaklarda, yağmur ve çamur içinde İzmir için ağlayan bedbaht kardeşlerine hasret. Sen ve çocukların o gün aç kalın. Yiyecek paranızı mazlum kardeşlerine gönder.&#8221;</p>
<p>Bu arada oynanan oyunlardan, düzenlenen açık artırmalardan ve toplanan bağışlardan elde edilen 600 sterlin &#8220;Muhacirın&#8217;ı İslamiye Cemiyeti&#8217;ne&#8221; gönderiliyordu.</p>
<p>İngiliz sömürge yönetiminin Kıbrıs Türklerinin bu çabalarından duyduğu rahatsızlık gün geçtikçe artmakta idi. Bu bağlamda toplanan yardımların gönderilmesine engeller çıkarılıyordu. Nitekim Hürriyet ve Terraki Kulübü&#8217;nün 25 Mart 1920&#8242;de verdiği müsamerenin hasılatı olan 320 sterlinin 270 sterlinden oluşan ilk partisinin Londra&#8217;daki Hilal-i Ahmer Cemiyeti (Kızılay) aracılığı ile gönderilmesi aylar süren engellemelerden sonra gerçekleşebilmişti.</p>
<p>Kıbrıs Türkleri, Anadolu&#8217;nun bağımsızlık kavgası için, dişinden tırnağından artırdığını Kuvay-ı Milliye&#8217;ye gönderirken, fiilen Kuvay-ı Milliye içinde görev alırken, bağımsızlık bayrağını hiçkimseye kaptırmamak iddiasında olan Kıbrıs Rumları, Yunan işgalcileri ile birlikte Anadolu&#8217;ya çıkmak için adeta yarış ediyordu.</p>
<p>29 Temmuz 1922 tarihli &#8220;Söz&#8221; gazetesinde Mehmet Remzi OKAN şöyle diyordu:</p>
<p>&#8220;&#8230; Her cihetten istila edilmiş olan ve her uzvu felce uğramış, hayat damarları kurumuş zannedilen Türk milletinin, bir dehanın kudretiyle dipdiri şahlandığını ölmeden görmek, her kula nasip olmayan bir bahtiyarlıktır. Şimdi aşikardır ki Anadolu hakkını almak üzeredir.&#8221;</p>
<p>&#8220;&#8230; Hem bu mücadele yalnız Anadolu nam ve hesabına değildir. Silahını kapıp yurdunu müdafaaya koşan arslanlar, aynı zamanda esir milletlere yol gösteriyorlar. Türk topraklarını kurtarırken, haksızlığın dünyadan kalkmasının elzem olduğunu da ilan ediyorlar. Bunun içindir ki bu mücadelenin kudsiyeti pek büyüktür&#8221;.</p>
<p>1930 yılı Kavanin Meclisi seçimlerinde sömürge yönetiminin desteklediği &#8220;Evkafçı&#8221; diye nitelenen işbirlikçi adaylara karşı Kemalist ve anti-emperyalist aydınlardan oluşan &#8220;Halkçı&#8221; grubun adaylarının seçimi kazanması ve bu grubun öncülerinden M. Necati Özkan&#8217;ın 1 Mayıs 1931 tarihinde topladığı milli kongre ile İngiliz idaresine karşı bayrak açması, üzerinde önemle durulması gereken bir harekettir.</p>
<p>&#8220;Söz&#8221; yanında Kurtuluş Savaşı günlerinde yayınlanan bir diğer yayın organı ise, Larnaka&#8217;da çıkmakta olan &#8220;İrşad&#8221; dergisidir.</p>
<p>1920 yılında yayınlanan &#8220;İrşad&#8221;, &#8220;Vatana bağlılığı devam ettirmeyi ve Kurtuluş Savaşının devam ettiği bu günlerde onunla yardımlaşmayı sağlamayı&#8221; baş ilke olarak benimsemiştir. Yine ayni yıllarda Larnaka&#8217;da yayınlanan &#8220;Ankebut&#8221; dergisi ise hemen hemen bütün sayılarında Kurtuluş Savaşı ile ilgili haber ve bilgiler vermiştir.</p>
<p><strong>ULUSAL KURTULUŞ SAVAŞINA KATILAN KIBISLI TÜRKLER </strong></p>
<p>Kıbrıs Türkü, Ulusal Kurtuluş Savaşını sadece bağış toplayarak. para göndererek ve gazetelerde yazılar yazarak desteklemedi: Anavatanın kendisine ihtiyaç duyduğunu hissettiği her alanda yardıma koştu. Anayurdun en mahrum bölgelerinde göreve koştu.<br />
Kıbrıs Türkü bununla da kalmadı. Bir yandan İngilizlerin amansız baskısı altında maddi yardım kampanyaları örgütlerken, bir yandan da bizzat Ulusal Kurtuluş Savaşına katıldı. İşte Kıbrıs Türkünün Ulusal Kurtuluş Savaşına katıldığına ilişkin birkaç örnek:</p>
<p><strong>Mülazım Mehmet Tahir Bey </strong></p>
<p>16 Nisan 1931 tarihli Söz gazetesinin birinci sayfasındaki manşetinde &#8220;P.A. B1 10. Kumandanı Şadi Bey&#8221; tarafından gönderilen mektup &#8216;Kıbrıslı Bir Türk Çocuğu Hizmeti İle Anavatanı Memnun Etti.&#8221; başlığı altında veriliyor ve şöyle deniyordu:<br />
&#8220;Anavatan&#8217;a çok kıymetli şahsiyetler yetiştiren Kıbrıs Türk gençlerine bir ibret dersi ve şeref hissesi kazandırabilmek için bizzat şahidi bulunduğum bir kahramanlığı anlatacağım. Türklerin kalbinden ebediyen silinmeyen ve toprağının her habbesinde tehassür ve iştiyak hisleri tüten Kıbrıs&#8217;ın yetiştirdiği gençlerden bölüğümde takım kumandanı bulunan Mülazim Mehmet Tahir Bey&#8217;le, harekatta geçen arkadaşlığımda, onda gördüğüm yüksek seciye, cesaret ve itaat hassalarile en felaketli anlarda bulunan numunei imtisal   olmaya yarar atılganlık ve soğukkanlılığın meftunu ve mütehayyiri kaldım.</p>
<p>Pek mühim bir mevkide bulunan bir tepeyi, kumandasında bulunan kendisi gibi kahraman bir avuç Türk askeri ile uzun müddet müdafaa eden kahraman Tahir&#8217;in şahidi bulunduğum fedakarlık ve vatanperverliğini meskut geçmemek ve güzel Kıbrıs&#8217;ımızın gurur ve sururla göğsünü tezyin edecek metanet ve fedakarlığından vatanperver Kıbrıslıları hissedar ve nasebedar etmeyi kendim için bir vecibe bildim.</p>
<p>Yüksek selam ve hürmetlerimle bu gibi yeşerecek filizlerin ifadeden aciz kaldığım şu ulvi ve yüksek mezayayı kendileri için bir yoldaş olarak kabullerile tealilerini temenni etsem bilmem makbul ve mergup olurmu ?<br />
Arzettiğım müsademe&#8230; tarihinde yapmış ve&#8230; Tepeyi iki makineli tüfekle ve 15 neferle Mülazim Tahir Bey müdafaa etmiştir. Tahir Bey 15 gün hiç bir yerden muavenet görmeksizin düşmana karşı durmuş ve ben de dahil olduğum halde bütün amirlerinin ve arkadaşlarının teveccühünü kazanmıştır.<br />
Kim bilir güzel Kıbrıs&#8217;ımızda ne kadar böyle gençler saklıdır ?<br />
Hürmet ve selamlarımın kabulünü rica eder ve böyle bir zabite malik olduklarından dolayı bütün Kıbrıslı kardeşlerimi tebrik ederim.&#8221;</p>
<p><strong>Dr. Binbaşı Osman Necmi Bey</strong></p>
<p>&#8220;Türkiye&#8217;nin Askeri Tıp Fakültesi mezunlarından kıymetli hemşehrimiz Dr. Binbaşı Osman Necmi Bey, iki ay mezuniyet alarak Refikası Hf. ile birlikte Lefkoşa&#8217;yı teşrif etmişlerdir.<br />
Dr. Osman Necmi Bf. 1914 mezunudur ve umumi harp devam ettiği müddetçe orduya iltihak ederek, muhtelif cephelerde Anavatana hizmet etmek suretiyle Kıbrıs gençliğinin yüzünü ağartan bir gençtir.</p>
<p>Osman Bey istiklal Cidaline de iştirak etmiş ve Sakarya Harbinde bulunmuş ve &#8220;Maksad-ı ulvinin istihsali&#8221; uğrunda ibraz ettiği azim ve hizmetine mükafaten 1921 senesinde kahraman göğsünü şerefli İstiklal Madalyasıyla süslemiştir.</p>
<p>Binbaşı Doktorumuz, Kürtlerin isyan harekatını tenkile memur olan orduda bulunmuş ve Ağrı Dağı&#8217;nın tarama ameliyesini pek yakından takip etmiştir. Muharrem Doktor, hali hazırda Bergama Askeri Hastahanesi&#8217;nin Başhekimidir.</p>
<p>Kıbrıs, bu genç yavrusunu bağrına basmakla büyük bir haz ve gurur hissettiği müftehirane ilan edebilir.</p>
<p>Osman Necmi ve muhterem refikası Hanıma beyanı hoşammedi ederken gazasını tebrik eder ve umum Kıbrıs Türklüğü namına kendilerine minnet ve şükranlarımızı takdim eyleriz.&#8221;</p>
<p><strong>Fatih Güvendiren Bey</strong></p>
<p>&#8220;Fatih Bey, 1878 senesinde Kıbrıs&#8217;ta doğmuştur. Yorgancı basılardan Şükrü Efendi&#8217;nin oğludur.<br />
İlk ve orta tahsilini Kıbrıs&#8217;ta yaptıktan sonra Kamil Paşa&#8217;nın sadrazamlığı zamanında yüksek tahsil için memleket çocukları arasında açılan müsabakayı kazanarak İstanbul&#8217;a gitmiş ve Mülkiye Mektebinde yüksek tahsilini ikmal etmiştir.</p>
<p>1898&#8242;de Rodos maiyet memurluğu ile devlet hizmetine girmiş ve sırasıyle birçok kaymakamlıklarda, mutasarrıflıklarda, Kastamonu ve Bursa valilikleri ile Şura-yı Devlet azalığında bulunduktan sonra, 1933 senesinde Trabzon ve müteakip intihapta Bursa mebusluğuna seçilmiş ve 1946 senesine kadar Büyük Millet Meclisi&#8217;nde Bursa mebusu olarak çalışmıştır. Fatih Bey&#8217;in Milli Mücadele esnasında Eskişehir Mutasarrıfı olarak büyük hizmetleri görülmüş ve beyaz şeritli istiklal madalyası ile taltif olunmuştur.</p>
<p>Cumhuriyet devrinde Atatürk tarafından içtimai sahada girişilen birçok inkilapların başarılmasında, Kastamonu ve Bursa valisi sıfatıyla mühim rolü olmuştur.</p>
<p>Fatih Bey Atatürk&#8217;ün devamlı teveccüh itimadına mazhar olmuş ve müşarünileyh tarafından kendisine &#8220;Güvendiren&#8221; soyadı verilmiştir. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür.</p>
<p>Kıbrıs Türkleri bağımsızlığına düşkün olup her aşamada Anadolu Türkleriyle hep birlikte hareket etmişlerdir. Kıbrıs Türk halkının Türklüğe olan inancıyla bağımsızlık ruhunun varlığı, İngiliz yönetiminin yapmış olduğu baskılara karşın Anadolu Kurtuluş Savaşına yaptığı katkıları ve bizzat savaşta bulunmaları yanında doğrudan sömürge idaresine karşı verdiği mücadeleyi ve yine 1958 1974 yılları arasında Rumlara karşı verdiği &#8220;Varoluş Mücadelesi&#8221; takdire şayandır.<br />
Kıbrıs&#8217;ta Türklüğün &#8220;Varoluş Mücadelesinde&#8221; görev alan kahraman Kıbrıslı Türkleri, 20 Temmuz 1974 yılında Adaya çıkarma yapan kahraman Mehmetçikleri ve Türk istiklal savaşına katılan tüm kahramanları saygı ile anar, bu uğurda verdiğimiz tüm şehitlerimizin ruhunun şad olmasını dilerim.</p>
<p><strong>KAYNAKLAR:</strong><br />
&#8220;Kıbrıs&#8217;ta İki Ulusal Kongre&#8221;<br />
Sabahattin İsmail &#8211; Ergin Birinci</p>
<p>&#8220;Atatürk Döneminde Türkiye Kıbrıs İlişkileri&#8221;<br />
Sabahattin İSMAİL Ergin BİRİNCİ</p>
<p>Güvenlik Kuvvetleri Dergisi, Eylül 2007, Sayı 73</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kibrisabakis.com/kurtulus-savasinda-kibrisli-turkler/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yurdumuzu Tanıyalım: Gönyeli</title>
		<link>http://www.kibrisabakis.com/yurdumuzu-taniyalim-gonyeli?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=yurdumuzu-taniyalim-gonyeli</link>
		<comments>http://www.kibrisabakis.com/yurdumuzu-taniyalim-gonyeli#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Feb 2010 08:16:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Volki</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çeşitli]]></category>
		<category><![CDATA[gönyeli]]></category>
		<category><![CDATA[gönyeli barajı]]></category>
		<category><![CDATA[gönyeli belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[gönyeli festivali]]></category>
		<category><![CDATA[gönyeli köyü]]></category>
		<category><![CDATA[gönyeli tarihçesi]]></category>
		<category><![CDATA[kıbrıs gönyeli]]></category>
		<category><![CDATA[kıbrıs köyleri]]></category>
		<category><![CDATA[lefkoşa gönyeli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kibrisabakis.com/?p=1054</guid>
		<description><![CDATA[Gönyeli, Lefkoşa merkezden altı kilometre batıda ve eski Lefkoşa-Girne yolu üzerindedir. Gönyeli, Lefkoşa ilçesinin oldukça büyük bir yerleşim birimi sayılır. Köyün kuruluş tarihi eskilere dayanmaktadır. 1571&#8242;de II. Selim&#8217;in Osmanlı Padişahlığı&#8217;na getirilmesinden sonra Kıbrıs&#8217;a bir sefer düzenlenerek ada fethedilir ve padişahın fermanı ile Konya ve Anamur bölgelerindeki bazı vatandaşlar Kıbrıs&#8217;a yerleşmeleri için gönderilir. Her 10 kişiden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" title="Gönyeli'ye yapılan ilk yerleşim evleri halen güzelliğini doğallığını korumaktadırlar." src="http://www.kibrisabakis.com/resim/gonyeli.jpg" alt="" width="472" height="288" /></p>
<p>Gönyeli, Lefkoşa merkezden altı kilometre batıda ve eski Lefkoşa-Girne yolu üzerindedir. Gönyeli, Lefkoşa ilçesinin oldukça büyük bir yerleşim birimi sayılır. Köyün kuruluş tarihi eskilere dayanmaktadır. 1571&#8242;de II. Selim&#8217;in Osmanlı Padişahlığı&#8217;na getirilmesinden sonra Kıbrıs&#8217;a bir sefer düzenlenerek ada fethedilir ve padişahın fermanı ile Konya ve Anamur bölgelerindeki bazı vatandaşlar Kıbrıs&#8217;a yerleşmeleri için gönderilir. Her 10 kişiden biri zanaatkar olmak kaydıyla demirci, çömlekçi, ayakkabıcı, nalburca tenekeci ve birçok ustalar Kıbrıs&#8217;a getirilir. Gönyeli&#8217;ye yerleşen ve ilk kurucusu olduğu kabul edilen Türk&#8217;ün Anamurlu Kurt Ali olduğu söylenmektedir.<br />
Gönyeli ismi nereden gelmektedir sorusuna halk arasında dilden dile gelen birçok cevap bulmak mümkündür.<br />
1-Konya bölgesinden gelen Türkler daha çok Gönyeli&#8217;ye yerleştiği için yerli Rumlar Konyalı&#8217;yı Gonyalı ve Gönyeli olarak değiştirdiği fikri yaygındır.<br />
2-Osmanlı Valileri&#8217;nden birinin Kıbrıs&#8217;ı ziyareti esnasında Gönyeli&#8217;den geçerken halkla konuşma ihtiyacı hasıl olur. Köylü toplanır, şikayetlerini söyler. Vali ayrılacağı zaman tokalaştığı halkın ellerinin toprakla çalışma<span id="more-1054"></span>ktan dolayı çatlak çatlak olduğunu fark edip şöyle der; &#8220;Bu insanlar Gönelli insanlardır&#8221; &#8220;Gönelli insan, çalışkan insan demektir&#8221; der. Daha sonra Gönelli, Gönyelili olarak geçer ve köyün ismi Gönyeli olur.<br />
Köyün çok eski bir yerleşim yeri olduğunu gösteren çok sayıda kanıt bulunmaktadır. Örneğin 1951 yılında köye içme suyu getirilmişti. Su deposunun yapımı için çıkarılan temel çukurlarında kilise kalıntılarına rastlanmıştır. Bu kilisenin adının da Ayios Gunellis olması oldukça ilginçtir. Ayrıca o bölgede yapılan evlerin temel kazılarında Roma döneminden kalma cam eşyalarının varlığı bir gerçektir. Yine köyün orta yerinde bir nekropol alanı bulunmaktadır. Bu bölgede açılan kuyu ve septik çukurların kazılması sırasında insan kemikleri çıktığı bilinmektedir. Bu buluntular köyün çok eskilere dayandığının bir göstergesi olarak kabul edilmektedir.</p>
<p><strong>Geçmişten bugüne Gönyeli</strong></p>
<p>Gönyeli büyük oranla 1974 Mutlu Barış Harekatı&#8217;ndan sonra gelişerek bugünkü konumuna ulaşmıştır. Gönyeli&#8217;nin nüfusu 1930&#8242;larda 400 kişi iken, 1960&#8242;larda 1500&#8242;e, 1974&#8242;de 2 bin dolayına ulaştı. 2005 yılında yapılan nüfus sayımında ise Gönyeli&#8217;nin 12 bin nüfusa sahip olduğu 2008 yılında ise bu sayının 14 binlere ulaştığı tahmin edilmektedir.<br />
Gönyeli; 1974-1980 yılları arasında Gönyeli-Güzelyurt ana yolu ile Girne ana yolu arasında sıkışıp kalmış sonraları ise bu bölgeye yoğun talep olmasından dolayı genişleyerek yeni bir bölge oluşmuştur. Bu bölgenin ismi de Gönyeli-Yenikent olmuştur. Şu anda bu bölgede Belediye hizmetleri için merkezdekine ek olarak bir belediye binası mevcuttur. Gönyeli&#8217;de iki muhtar görev yapmaktadır.<br />
Gönyeli halkının yaklaşık %10&#8242;u hayvancılık ve çiftçilik, %30&#8242;ı serbest meslek, %60&#8242;ı ise memuriyet ile yaşamlarını sürdürmektedir.</p>
<p><strong>Gönyeli&#8217;de  sportif ve  kültürel  faaliyet  gösteren kulüpler:</strong></p>
<p>1-Gönyeli Türk Spor Kulübü</p>
<p>2-Gönyeli Tenis Kulübü</p>
<p>3-Yükseliş Hentbol Kulübü</p>
<p>4-Gönyeli AvcılıkAtıcılık Kulübü</p>
<p>5-KKTC Darts Kulübü</p>
<p><strong>Gönyeli Festivali</strong></p>
<p><strong><img class="alignnone" title="Gönyeli Festivali" src="http://www.kibrisabakis.com/resim/gonyeli3.jpg" alt="" width="350" height="243" /><br />
</strong></p>
<p>Her yıl yaz ayında düzenlenmekte olan halk dansları festivali CIOFF&#8217;a üye olan çeşitli ülkelerin toplulukları ile birlikte gerçekleştirilmektedir. Kültürel olarak düzenlenmekte olan bu etkinlik, yurdumuzun birçok kentinden de katılımla coşkulu ve eğlenceli olarak geçmektedir.</p>
<p><strong>Gönyeli Barajı</strong></p>
<p><strong><img class="alignnone" title="Gönyeli Barajı" src="http://www.kibrisabakis.com/resim/gonyeli2.jpg" alt="" width="378" height="243" /><br />
</strong></p>
<p>1962-63 yılında yapılan Gönyeli barajı, yeni bir gelir kaynağı olarak sulu ziraatı başlatmıştır. Kanallarla ovalar sulanıp bir yılda iki ürün alınmıştır. Kışın buğday arpa ekilirken, yazın da pamuk, susam, bamya, patlıcan, kavun ve karpuz üretilmeye başlanmıştır. Gönyelili, kendi toprağında alın teriyle, ailece ekip-biçmeyle rızkını çıkarmaya başlamıştır. Gönyeli, çevre köy ve kasabaların sığınacakları sakin ve emin bir belde olmakla kalmamış, en büyük Türk köylerinden biri olmuştur.</p>
<p><strong>Gönyeli Çemberi</strong></p>
<p><strong><img class="alignnone" src="http://www.kibrisabakis.com/resim/gonyeli1.jpg" alt="" width="359" height="216" /><br />
</strong></p>
<p>Girne, Lefkoşa, Mağusa ve Güzelyurt gibi dört büyük kentimizi birbirine bağlayan tek çember olan Gönyeli Çemberi&#8217;nde Milli Mücadele ve Kurtuluş Anıtı&#8217;mız bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Çalışma:</strong> Taşer KANLI (Sivil Savunma Lefkoşa Bölge Müdürlüğü)</p>
<p><strong>Kaynak:</strong> Sivil Savunma Dergisi, Sayı: 26, Yıl: Mayıs-Haziran-Temmuz-Ağustos 2008</p>
<p><strong>Gönyeli Beleiyesi Ağeli:</strong> <a href="http://www.gonyelibelediyesi.com">http://www.gonyelibelediyesi.com</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kibrisabakis.com/yurdumuzu-taniyalim-gonyeli/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yurdumuzu Tanıyalım: Mehmetçik</title>
		<link>http://www.kibrisabakis.com/yurdumuzu-taniyalim-mehmetcik?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=yurdumuzu-taniyalim-mehmetcik</link>
		<comments>http://www.kibrisabakis.com/yurdumuzu-taniyalim-mehmetcik#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Feb 2010 22:13:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Volki</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çeşitli]]></category>
		<category><![CDATA[galatya köyü]]></category>
		<category><![CDATA[iskele mehmetçik]]></category>
		<category><![CDATA[kıbrıs köyleri]]></category>
		<category><![CDATA[kıbrıs mehmetçik]]></category>
		<category><![CDATA[mehmetçik köyü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kibrisabakis.com/?p=1029</guid>
		<description><![CDATA[Eski adı Galatya olan şimdiki Mehmetçik köyü. İskele İlçesine bağlı bir bucak merkezidir. Deniz seviyesinden yaklaşık 400 ayak yükseklikteki bir yayla (plato) üzerine kurulmuş havalı ve serin bir yerdir. Kuzeybatısında bir gölet bulunurken güney ile güneydoğu tarafı ise bir yamaçla çevrilidir. Yamacın altında verimli çukur bir ovası vardır. Gazimağusa&#8217;ya uzaklığı 30 kilometre. İskele&#8217;ye uzaklığı ise [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" title="Mehmetçik Köyü" src="http://www.kibrisabakis.com/resim/mehmetcik-koyu.jpg" alt="" width="521" height="263" /></p>
<p>Eski adı Galatya olan şimdiki Mehmetçik köyü. İskele İlçesine bağlı bir bucak merkezidir. Deniz seviyesinden yaklaşık 400 ayak yükseklikteki bir yayla (plato) üzerine kurulmuş havalı ve serin bir yerdir.</p>
<p>Kuzeybatısında bir gölet bulunurken güney ile güneydoğu tarafı ise bir yamaçla çevrilidir. Yamacın altında verimli çukur bir ovası vardır. Gazimağusa&#8217;ya uzaklığı 30 kilometre. İskele&#8217;ye uzaklığı ise 18 kilometredir. Nüfusu 1238 olmakla birlikte bu rakam yaz aylarında Lefkoşa, Girne, Gazimağusa ve yurt dışındaki Mehmetçiklilerin gelmesiyle yaklaşık 1600-1800&#8242;e ulaşmaktadır.</p>
<p>Halkın geçim kaynağı genelde, tarım, hayvancılık, çok az miktarda bağcılık ve zeytinciliktir. Bundan 10-12 yıl öncesine kadar bağcılık çok ileri bir safhada iken. bağları değerlendirmek amacıyla bir şarap fabrikası açılmış anca<span id="more-1029"></span>k ihracatın olmaması, dışa açılmaması, ambargoların konması bu sektörün çökmesine sebep olmuştur.</p>
<p>Mehmetçik köyünün tam kuruluş tarihi bilinmemekle birlikte 23-24 Haziran 2003 tarihleri arasında Mehmetçik-Balalan yolundaki kasaphanenin yanındaki. Bahçecik mevkii diye bilinen yerde bulunan mezarda gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda, bu mezarın Geç Geometrik devri (M.Ö.859-750) ile Erken Arkaik (M.Ö.750-600) devirlerine ait olduğu belirlenmiştir. Bu da bize köyün Galatya adı altında çok eski tarihlerde kurulmuş olduğunu göstermektedir.</p>
<p>Osmanlı Türklerinin M.S.XVI. Yüzyılın başlarında köye Konya, Karaman ve Osmaniye yörelerinden gelip yerleştikleri araştırmacılar ve köyde yaşayan yaşlılar tarafından belirtilmektedir. Köye Osmanlılar zamanında yerleşen birçok Türk, İngiliz idaresi zamanında baskı ve zulüm nedeniyle tekrar Türkiye&#8217;ye Antalya yöresine göç etmişlerdir. Bunun yanı sıra İngiltere ve Avustralya başta olmak üzere diğer birçok ülkelere göçler olmuştur.</p>
<p>Mehmetçik, Karpaz anayolunda olması nedeniyle merkezi bir hareketlilik kazanmıştır. Belediye, Bucak Kaymakamlığı, Posta, Elektrik Dairesi, Sosyal Hizmetler Dairesi, bankalar, eczaneler, kooperatiflerin yanında birçok ticarethane ve fabrikalar açılmıştır.</p>
<p>Belediye, halkın isteği doğrultusunda Pamuklu köyünde de her türlü hizmeti görmeye çalışmaktadır. Etrafında bulunan Balalan, Kumyalı, Çayırova, Zeybekköy, Sazlıköy, Yedikonukve Büyükkonuk köyleri ile de işbirliği ve dayanışma içerisindedir. Köyün en eski yapılarından biri olan cami (1877) bölgede nadir görülen yapılardan biridir. Araştırma ve anlatılanlara göre II. Dünya Savaşından önce Mehmetçik (Galatya) çamlık bir orman köyü olarak bilinmekteydi. Ancak bu orman Mısır&#8217;da yakacak olarak kullanılmak üzere İngilizler tarafından kesilmek suretiyle yok edilmiştir. Yedikonuk (Eftagomi) ile Balalan köyleri için de aynı şeyler söylenmektedir.</p>
<p>Köyün en büyük özelliklerinden biri de 1958-1974 yılları arasında adaya büyük gemilerle gelen mühimmatlar Balalan mevkiinde denizden alınarak Mehmetçik&#8217;te toparlanıp buradan uygun olan yerlere dağıtımı yapılmakta idi. TMT Bayraktarlığına bağlı olarak burada sancaktarlık kurulmuş ve çevresindeki Rum köylerinin baskılarına rağmen ayakta kalmış. Rum&#8217;a teslim olmamış ve 1974 Barış Harekatı&#8217;nın mihenk taşlarından biri olmuştur. 1972 yılında Türkiye&#8217;de başlatılan &#8220;Kendi Uçağını Kendin Yap&#8221; kampanyasına Mehmetçik halkı ve mücahidi olarak büyük yardımlar yapmışlar ve bunun anısına köye gelen bir komutan tarafından köylülere bir uçak maketi hediye edilmiştir.</p>
<p>Halkın kendi ürettiği üzüm sucuğu adanın her tarafında çok meşhurdur. Her yıl Ağustos ayında düzenlenen &#8220;Mehmetçik Üzüm Festivali&#8221; büyük ilgi görmektedir.</p>
<p>Mehmetçik köyünün Gazimağusa tarafından girişteki tepe üzerine Atatürk heykeli ve hemen altındaki Ay Yıldız ile &#8220;CANIMIZ VATAN İÇİN&#8221; yazısı Mehmetçik halkının, atası ve vatanına, milleti ve bayrağına ne kadar bağlı olduğunun bir işaretidir.</p>
<p><img class="alignnone" title="Canımız Vatan İçin" src="http://www.kibrisabakis.com/resim/canimiz-vatan-icim.jpg" alt="" width="443" height="333" /></p>
<p><strong>Kaynak:</strong> Mehmetçik Belediyesinin yayınlamış Olduğu Galatya Gazetesi, Mehmetçik Köy Halkı</p>
<p><strong>Çalışma:</strong> Salih TANER (Sivil Savunma İskele Bölge Müdürlüğü)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kibrisabakis.com/yurdumuzu-taniyalim-mehmetcik/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yurdumuzu Tanıyalım: Lapta</title>
		<link>http://www.kibrisabakis.com/yurdumuzu-taniyalim-lapta?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=yurdumuzu-taniyalim-lapta</link>
		<comments>http://www.kibrisabakis.com/yurdumuzu-taniyalim-lapta#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Feb 2010 23:22:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Volki</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çeşitli]]></category>
		<category><![CDATA[girne lapta]]></category>
		<category><![CDATA[kıbrıs köyleri]]></category>
		<category><![CDATA[kıbrıs lapta]]></category>
		<category><![CDATA[lapta]]></category>
		<category><![CDATA[lapta belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[lapta dağı]]></category>
		<category><![CDATA[lapta resimleri]]></category>
		<category><![CDATA[lapta sahili]]></category>
		<category><![CDATA[lapta tarihi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kibrisabakis.com/?p=1001</guid>
		<description><![CDATA[Lapta, Girne&#8217;nin 8.5 km. batısında Beşparmak Dağlarının en yüksek tepesi olan Selvili Tepe&#8217;nin kuzeyinde, doğal güzelliklerin doruğa çıktığı bir yerleşim yeridir. 1960 yılında nüfusu 3496 (3126 Kıbrıslı Rum, 370 Kıbrıs&#8217;lı Türk) idi. 1960&#8242;ta belediye olan Lapta, nüfus bakımından Kıbrıs&#8217;ta 12&#8242;inci sıradaydı. 1996 yılında nüfus, 3586 olarak belirlenmiştir. Lapta&#8217;nın coğrafi konumu ve doğal güzellikleri ilk çağlardan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" title="Lapta" src="http://www.kibrisabakis.com/resim/lapta.jpg" alt="" width="550" height="367" /></p>
<p>Lapta, Girne&#8217;nin 8.5 km. batısında Beşparmak Dağlarının en yüksek tepesi olan Selvili Tepe&#8217;nin kuzeyinde, doğal güzelliklerin doruğa çıktığı bir yerleşim yeridir. 1960 yılında nüfusu 3496 (3126 Kıbrıslı Rum, 370 Kıbrıs&#8217;lı Türk) idi. 1960&#8242;ta belediye olan Lapta, nüfus bakımından Kıbrıs&#8217;ta 12&#8242;inci sıradaydı. 1996 yılında nüfus, 3586 olarak belirlenmiştir. Lapta&#8217;nın coğrafi konumu ve doğal güzellikleri ilk çağlardan itibaren insanların bu bölgeye yerleşmesine ve birçok uygarlığa ev sahipliği yapmasına neden olmuştur. &#8220;Lapithos&#8221; veya &#8220;Lapethos&#8221; diye bilinen bu kent Kıbrıs&#8217;ın bölündüğü 9 (dokuz) Krallıktan birinin merkeziydi. Önemini Roma ve Bizans döneminde de sürdüren Lapta, Roma döneminde Kıbrıs&#8217;ın dört ilçesinden biri olan Lapithos &#8220;Lambousa&#8221; ismini almıştır. Köyün yaklaşık 1.5 mil kuzeyinde denize yakın Lambousa şehrinin harabeleri yer almaktadır. Arap akınlarına uğrayarak 653-654 yıllarında tahrip olup, Arapların kesin olarak Kıbrıs&#8217;tan uzaklaştırıldığı 10. yüzyılda tekrar canlanarak Latin döneminde büyük bir kent haline dönüşmüş, Türk döneminde de kent olarak varlığını sürdürmüştür. Lapithos-Lambou<span id="more-1001"></span>sadan ayrılan halk bir mil kadar Güneyde dağ yamacında kurulan, Lapta ve Karava köylerine yerleşmişlerdir.</p>
<p>Kuzey Kıbrıs&#8217;ın en güzel sahillerinden birisine sahip olan Lapta, turizm yönünden gelişmiş bir bölgedir. Yaklaşık 5000 yatak kapasitesi olan, 17 otel ve tatil köyünün bulunduğu bölgeye yılda yaklaşık 22.000 turist gelmektedir. Halkın geçim kaynakları arasında turizm sektörü önemli yer tutmaktadır. Bölgede çalışan nüfusun büyük bir kısmını memur ve işçiler oluştururken, diğer çalışan kesmi ise hayvancılık, tarım, balıkçılık, arıcılık yapanlar ile küçük ölçekli sanayi işletmeciliği ve esnaflardan oluşmaktadır.</p>
<p>Lapta&#8217;nın geçmişine bakıldığı zaman turizm yönünden yine bir ilki gerçekleştiren yerleşim yeri idi. Kıbrıs&#8217;ta ilk otel 1924 yılında Lapta&#8217;da inşa edilmiştir. Otel üç katlı olup, içerisinde 21 oda bulunmaktadır. Bu oteli yapmak için aşırı derecede borçlanan Hüseyin Günnasir iflas eder ve oteli satışa çıkarmak zorunda kalır. O dönemdeki Vakıflar İdaresi, otelin Rumların eline geçmemesi için burayı satın alır. Vakıflar İdaresi burayı personelinin tatil yapmaları için 1963 yılına kadar kullanmıştır. Günümüzde ise burası pansiyon olarak kullanılıyor.</p>
<p>Lapta dağlarla deniz arasında uzanan bir yerleşim yeri olması bakımından, Osmanlı dönemindeki Paşaların ilgi odağı olmuştur. Lapta&#8217;da doğmuş ve büyümüş Lapta&#8217;nın Sakarya mahallesi muhtarı Nidai Keleş&#8217;in anlattığı öyküye göre, Paşa kızını evlendirmek için hazırlık yaptığı bir dönemde bir gece rüyasına ak saçlı bir ihtiyar gelir ve Paşaya kızını evlendirip yerleştirmek için hazırlık yaptığı evle ilgili olarak şöyle der:&#8221; Paşa Paşa burası benim evim ve bu evde kesinlikle zina yapılmasını istemiyorum&#8221;. Paşa ertesi gün kalkar ve gece gördüğü rüya için sadece güler ve hazırlıklara devam eder. Düğün gerçekleşir, gelin ile damat konaklarına çekilirler. Fakat daha ilk geceden konak bir anda olduğu gibi çöker ve geriye sadece resimdeki bölüm kalır. Bu büyük olay sonrasında Müslümanlar burayı mum yakarak, adak yeri olarak 1963 yılına kadar kullanmışlardır.</p>
<p>Lapta&#8217;da bulunan devlet kurum ve kuruluşları arasında, polis karakolu, sağlık ocağı, postane, gençlik kampı, huzur evi, yaş grubu okul öncesi eğitim merkezi, ilkokul ile orta bölümü de içeren bir lise bulunmaktadır.</p>
<p>Lapta&#8217;nın merkezinde bulunan Atatürk Büstü&#8217;nün özelliği, 1963-1974 yılları arasında şehit olanların isimlerinin yazılı olmasıdır. Muhtar Nidai Keleş&#8217;in bizlere verdiği bilgilere göre, burada bulunan şehit isimlerinden İbrahim Nidai, Şevket Kadir, Celal Hasan, İsmail Beyoğlu, Ahmet Kamil, Hasan Pilot aslen Lapta&#8217;da ikamet edenler idi. Diğer şehit isimleri ise başka bölgelerde şehit olup, aile yakınları burada oturdukları için adları yazılmıştır. 1963 Rum katliamları başladığında Lapta&#8217;nın iki güzide insanı İbrahim Nidai ve Şevket Kadir Girne-Ayorgi (Karaoğlanoğlu) Rumları tarafından 25 Aralık 1963 günü kaçırılıp, şehit edilirler. Bu olaydan sonra Rum tehditleri daha da yoğunlaştığı için Lapta ve Karşıyaka&#8217;da yaşayan Türkler 8 Ocak 1963 günü, Türk bölgesi olan Boğazköy-Ağırdağ-Dağyolu-Pınarbaşı Göçeri köylerine göç etmişlerdir. 1974 Mutlu Barış Harekatından sonra köy özgürlüğe kavuşunca Lapta&#8217;nın nüfusu geri döner. Baf kasabasının 7 köyü ile birlikte Türkiye&#8217;den gelenlerle bugünkü nüfus oluşmuştur.</p>
<p>Lapta&#8217;nın geçmişi ile ilgili önemli olaylarından birisi de Çanakkale Savaşı&#8217;nda cephede görev alan doktorlar arasında Lapta&#8217;dan yetişmiş Kıbrıs&#8217;ın iki göz doktorundan biri olan Mehmet Ali Dolmacı (Erginel)&#8217;nın da görev almasıdır. Oğlu emekli Yüksek Mahkeme Başkanı Sn.Taner Erginelin verdiği bilgiye göre, Çanakkale Savaşı&#8217;nda genç bir doktor olarak savaşa katılır. En güç koşullarda ateş altında binlerce yaralı Mehmetçiği tedavi eden ekibin içinde bulunur.</p>
<p><strong>Ağeli:</strong> <a href="http://www.laptabelediyesi.com" target="_blank">www.laptabelediyesi.com</a></p>
<p><strong>Kaynak:</strong>- Nidai KELEŞ (Sakarya Mahallesi Muhtarı)<br />
- Taner ERGINEL (Emekli Yüksek Mahkeme Başkanı)<br />
- Lapta Belediyesi</p>
<p><strong>Çalışma: </strong>Coşkun NEŞESİBOL (Sivil Savunma Girne Bölge Müdürlüğü)</p>
<p><strong>Fotoğraf:</strong> Uli_Germany</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kibrisabakis.com/yurdumuzu-taniyalim-lapta/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yurdumuzu Tanıyalım: Mutlukaya</title>
		<link>http://www.kibrisabakis.com/yurdumuzu-taniyalim-mutlukaya?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=yurdumuzu-taniyalim-mutlukaya</link>
		<comments>http://www.kibrisabakis.com/yurdumuzu-taniyalim-mutlukaya#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Feb 2010 22:00:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Volki</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çeşitli]]></category>
		<category><![CDATA[kıbrıs köyleri]]></category>
		<category><![CDATA[kıbrıs mutlukaya köyü]]></category>
		<category><![CDATA[magosa mutlukaya]]></category>
		<category><![CDATA[mutlukaya]]></category>
		<category><![CDATA[mutlukaya köyü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kibrisabakis.com/?p=977</guid>
		<description><![CDATA[Mesarya&#8217;nın doğusunda, Gazimağusa&#8217;ya sadece 8 kilometre uzaklıktaki bu şirin köyümüz; tertemiz sokakları ve çok sayıda yeni inşa edilmiş evleriyle insanın dikkatini hemen çekiyor. Belki de adada ana caddesi imrenilecek estetiğe sahip tek köy Mutluyaka&#8217;dır. Bu durumu köylüye sorduğunuz zaman ise neredeyse tek ağızdan TC Yardım heyeti sağ olsun diyorlar. Lefkoşa&#8217;dan Gazimağusa&#8217;ya gelirken Korkuteli Köyü&#8217;nden sonra [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" title="Mutlukaya Köyü" src="http://www.kibrisabakis.com/resim/mutlukaya-koyu.jpg" alt="" width="534" height="250" /></p>
<p>Mesarya&#8217;nın doğusunda, Gazimağusa&#8217;ya sadece 8 kilometre uzaklıktaki bu şirin köyümüz; tertemiz sokakları ve çok sayıda yeni inşa edilmiş evleriyle insanın dikkatini hemen çekiyor. Belki de adada ana caddesi imrenilecek estetiğe sahip tek köy Mutluyaka&#8217;dır. Bu durumu köylüye sorduğunuz zaman ise neredeyse tek ağızdan TC Yardım heyeti sağ olsun diyorlar. Lefkoşa&#8217;dan Gazimağusa&#8217;ya gelirken Korkuteli Köyü&#8217;nden sonra köy camisinin minaresi kule gibi bir görüntü teşkil ediyor. Köye biraz yaklaşınca da köy mezarlığındaki dev KKTC ve TC bayraklarının dalgalanışını hayranlıkla izlersiniz.<br />
Mutluyaka&#8217;nın nüfusu 330, tamamı 147 ailedir. Başlıca geçim kaynakları; çiftçilik, serbest meslek, memurluk ve hayvancılıktır. Tarımı ikinci bir iş olarak yapanlar çoğunluktadır. Nüfusun tamamına yakını Güney Kıbrıs&#8217;ta bulunan Limasol&#8217;a bağlı Muttayaga köyü&#8217;nden göç etmişler. Genç nüfus anmasa bile, kırk beş yaşın üzerindekiler hala güneydeki köylerini dillerinden düşürmüyor. Muttayaga Köyü Limasol Şehrine 5 kilometre uzaklıkta 250 nüfuslu, tamamı Türk olan doğa harikası şirin bir köydür. Geçmiş zamanlarda tedavi için temiz havaya ihtiyaç duyanların uğrak yeri olduğu söylenmektedir. Köyün erkeklerinin yüzde sekseni İngilizlere ait Ağrotur ve Piskobu üs bölgelerinde çalıştığından, maaşları çok iyi, buna paralel olarak sosyal gelişmişlik ileri düzeydeydi. Köyde 200 kişili<span id="more-977"></span>k bir sinema vardı ve civardaki köylerin gençleri sinema izlemeye bu köye gelirlerdi. Köyün futbol takımı dışında bir de minik takımı vardı ve bunlar lig usulü İngilizlerle futbol maçı yapıyorlardı. Barış Harekatından sonra Muttayaga&#8217;nın Rumlardan oluşan nüfusunun 4500&#8242;e ulaşması köyün güzelliğini doğrular gibidir. Şimdi Muttayaga Köyü ile Limasol Şehri yeni yapılan yerleşim yerleri nedeni ile neredeyse birleşmiş gibidir.</p>
<p><img class="alignnone" title="Mutlu Kaya Cami ve Bayraklar" src="http://www.kibrisabakis.com/resim/mutlukaya-koyu1.jpg" alt="" width="284" height="211" /></p>
<p>1974 Mutlu Barış Harekatı sırasında Mutluyaka  (Muttayaga) köylüleri radyoların anonsları ışığında Limasol&#8217;a yapılacak Mehmetçik çıkartmasının gerçekleşmesini beklemiş ancak üçüncü gün Limasol&#8217;un teslim haberi ile bu ümitler karamsarlığa dönüşmüştü. Sonrasında İngiliz üslerine sığınmalar, kaçak yollardan kurtarılmış bölgeye geçmeler başlamış ve sonunda da nüfus mübadelesi antlaşması gereği köy tamamen boşaltılmıştı.<br />
Mutlukaya köyü KKTC&#8217;de bugün çağdaş bir yapılanma süreci yaşayarak gelişimini sürdürmektedir.</p>
<p>Köyün muhtarı Erkin ŞAFAKLI bugünkü durumu şöyle özetliyor; &#8220;Artık gençler evlenip köye yerleşiyor, son on yılda 40&#8242;a yakın yeni ev yapıldı. Köyün futbol takımı 45 yıl sonra 3&#8242;üncü Ligde mücadele veriyor. Devlet ve TC yardım heyetinin katkılarıyla ışıklandırılmış futbol stadı yapılmış, 2008 yılı içinde ise Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı&#8217;nın desteği ile de tribünlerimiz hizmete sunuldu. Alt yapının tamamlanmasına paralel olarak köy futbol takımımız üçüncü ligdeki ikinci yılında genç takım ikinciliği kazanırken, A takımı ligi orta sıralarda tamamlamayı başardı.<br />
<img class="alignnone" title="Mutlu Kaya köy yolu" src="http://www.kibrisabakis.com/resim/mutlukaya-koyu2.jpg" alt="" width="400" height="300" /></p>
<p>Yeniden düzenlenen köy mezarlığındaki bayraklarımız Mesaryanın rüzgarında dalgalanıyor.<br />
Köyümüzün yolları asfaltlanmış olup, anayol boyunca kaldırım yapım ve aydınlatma çalışmaları tamamlandı. Köyümüzde bir benzin istasyonu, bir ayakkabı fabrikası, bir devekuşu çiftliği ve Gazimağusa Avcılık Kulübü&#8217;nün atış poligonu bulunmaktadır. Ayrıca köy merkezinde; içerisinde Atatürk Büstü ve çocuk oyun yeri olan bir parkımız mevcuttur.<br />
Köyümüz, yakında daha da gelişecek ve belki de nüfusu katlanarak çoğalacaktır. Özellikle inşa edilmekte olan siteler ve devletin köyün arazisinde sosyal konut bölgesi planlaması bu gelişmenin hızlandırıcı etkilerindendir&#8221;.<br />
Muhtar Erkin ŞAFAKLI, köy nüfusunun artmasına paralel olarak, köy ilkokulu binasının yeni baştan inşa edilip açılmasını da arzuladığını, ayrıca tüm ülkenin sorunu olan işsizliğin köy ekonomisini olumsuz etkilediğini ve bunun sonucunda bazı aile ve gençlerimizin de ne yazık ki yurt dışına gittiğini vurguladı. Köy muhtarı, bu yıl özlenen yağmurların yağmış olmasının da köylünün yüzünü güldürdüğünü belirtti.<br />
ŞAFAKLI ayrıca önümüzdeki sonbaharda köyün yeşillenmesi için ağaçlandırma çalışmalarına da başlanacağını ifade etti ve &#8220;Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sorunlarımızı hükümet ve ordumuz ile el ele vererek çözeceğimize inanıyorum. Güvenlik Kuvvetleri ile Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı&#8217;na köyümüze gösterdikleri ilgi ve destekten dolayı minnettarız&#8221; diyor.<br />
Mutluyaka sakinleri bu şirin beldede kendi bayrakları altında mutlu, güvenli ve huzurlu bir hayat sürdürmektedir.</p>
<p><strong>Çalışma:</strong> Eralp KEBAPÇI (Sivil Savunma Gazimağusa Bölge Müdürlüğü)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kibrisabakis.com/yurdumuzu-taniyalim-mutlukaya/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

