Dev Taşı

Söylentilere göre bundan senelerce önce Kıbrıs’ta bir dev yaşarmış. Bu dev etrafa dehşet saçıyor, önüne çıkan herşeyi yakıp yıkıyor ve insanları da yiyormuş. İnsanlar bu mahluktan korktuktan ve ondan korunmak istedikleri için yapmadıkları kalmamış.. Evlerini yıktığından sığınaklar yapmışlar. Fakat devin bastığı yerler çöktüğü için bunlardan da faydalanamamışlar. En nihayet kendilerini kadere bırakmışlar. Tanrılarına dua ederek yaşantılarına devam ediyorlarmış.

Zaman böyle geçe dursun, dev karnını insanlarla doyuruyormuş. Bir gün bu dev Solya yakınlarında bulunan Aybifan köyüne gelmiş. Orada loğusa bir anne ile yeni doğurduğu yavrusunu kaçırmaya başlamış. Bu olayı uzaktan seyreden o devrin peygamberi Tanrıya dua etmeye başlamış.”Ey Allahım bu zavallıların ne günahı var? Onları kurtaracak kudrete yalnız sen sahipsin. Bu koca yaratığa öyle bir şey yap ki olduğu yerde kalsın. Bir daha etrafına zararı tokunmasın” demiş. Bu sözlerden sonra etraf aydınlanmış gökyüzü açılmış ve göz kamaştırıcı bir ışık devin üzerine gelmiş. Işıktan kaçmağa çalışan devin fesi uçup bir kaya üzerine oturmuş, elleri gevşiyerek anne ile yavru kurtulmuş ve devin yüzü fesine baka baka taş olmuş.

Bu taş hala daha Aybifan denen bu köyde durup açıkça görülüyormuş.

Oğuz M.Yorgancıoğlu “Kıbrıs Türk Folkloru” (2000) Kitabı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir