Doğum Günü Kutlamak

1974’lü yıllara kadar Kıbrıs TÜrkleri arasında doğum gününü kutlamak alışkanlığı yoktu. Yalnızca Hz. Muhammedin doğum günü olan Mevlid günü ile Atatürk’ün ölüm günü 10 Kasım bilinir, yalnız bu iki günde etkinlikler yapılırdı. 1963 olaylarından sonra dar bölgelere sıkışıp kalan insanımız yapacak iş bulamadığı için olacak doğum günü kutlamalarına (onu da tek tük) başladı. Ve bu alışkanlık kısa zamanda yayıldı. Başlangıçta ev içinde annelerin yaptığı bir pasta ile limonata hazırlanır, çocuğun arkadaşları çağrılırdı. Pasta, alkışlarla kesilir, gelenlere dağıtılırdı. Çağrılanların sayısı da sekiz-on kişiyi geçmezdi.

Yetmişli yıllarda artık pasta evde yapılmaz oldu. Pastacılara ısmarlandı. Üzerine süslemeler yapıldı. Nice yıllara …………. yazısı yazılır oldu. Doğum tarihi eklendi. Hazırlanan pastanın üzerine doğumu kutlanan kişinin yaşı kadar mum konup yakılır. Pasta sahibi alkışlarla üfleyip mumları söndürür, pasta ondan sonra kesilip dağıtılır. Yanında da meşrubat verilir.

1985’li yıllardan bu yana işler uygulamalar daha da genişlik kazandı. Artık bir pasta yetmez oldu.

Evde emek sarfetmekten de vazgeçildi. Herşeyi ısmarlayıp yaptırmak moda oldu. Zeytinli, pilavuna, tuzlu kurabiye, susamlı ve pasta gündeme geldi. Bunlar plastik tabak içinde, meşrubat da plastik kadehte sunulur oldu. Mum söndürme seyreldi. Davetliler 40-50 kişiye çıktı. Davetlilerin hediyeler vermesi alışkanlık haline geldi. Hediyelerin miktarı ve değeri davetlinin maddi gücüne göre değişti. Evden taştı, gazinolar kapatılır oldu. Artık yalnız küçük çocuklar değil, yetişkinler de doğum günü kutlar oldu. Ama evdeki gibi masum bir kutlama değil, gazino ortamında ve 18-22 yaşının verdiği serbestlikle. Kısacası masumane başlayan yaş günü kutlamaları günümüzde çığrından çıkmış, ekonomik gücü sınırlı aileler için yük, zengin aileler içinse kaygı kaynağı olmuştur.

Yaş günü veya doğum gününü kutlamak gerekli midir?Faydalı mıdır? Zorunlu mudur? Bu davranışı ortadan kaldırmak bugün imkansız gibi görünüyor. Ama kontrol altına alınması kaçınılmaz hale geldi. Çünkü

  • Ailelere ağır maddi külfet getirdi.
  • Gençler arasında rekabet vesilesi durumuna geldi.
  • Maddi gücü yeterli olanlar doğum günü kutlamasını vesile edip, sigara, içki ve uyuşturucuya bulaştı. Bu olumlu bir davranış değildir. Bu sebeple, hatırlanmak güzel bir şey olmakla birlikte belli bir yaştan sonra sadece aile arasında kutlanmasında fayda vardır.

Çünkü çocuk

  • Kendine değer verildiğini, hatırlandığını hisseder.
  • Arkadaşları ile paylaşmayı (maddi varlığı, kederi, sevinci) öğrenir.
  • Arkadaşlarından hediye aldığı gibi, onlara hediye vermeyi de öğrenir. Sosyal alışkanlıklar edinir.
  • Her yaş gününde çekilen resimleri onun fiziki gelişimini gösteren belgeler olarak ortaya çıkar. Bu gün gazetelere verilen ilanlar doğum günü etkinlikleri çerçevesinde kabul edilebilir.

Oğuz M. Yorgancıoğlu “Kıbrıs Türk Folkloru” (2000) Kitabı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir