Gelin Kınası

Gelin kınası veya gelini kınalamak gerdek gecesinden bir gece önce olur. Buna “Kına Gecesi” denir. Kına gecesi güvey bir tepsi içinde yoğurulan kına ve çalgı eşliğinde kahveye getirilir. Kınaya batırılmış, yanar vaziyette pek çok mum vardır. Tepsi bir masaya konur. Güvey masanın önüne oturtulur. Sağdıçlar güveyin sağ elini kınalayıp kırmızı bir tülbentle bağlar. Seyirciler kına tepsisini işler. Bu paralar güveyindir.

Kısa bir müddet bekletildikten sonra kına tepsisi sağdıçların gözetiminde ve çalgı eşliğinde gelin evine gönderilir. Bu kez aynı kınadan gelinin sağ eli ve sol ayağı kınalanır. Sağ el kırmızı bir tülbentle, sol ayak da beyaz bir mendille bağlanır. Bu kına üç gün bekletilmez. Ertesi gün açılır.

Kınası yakılan gelin ortada olmak üzere etrafında yedi genç kız oynayarak dönmeğe başlarlar. Ellerinde kırmızı tülbentle örtülü bir desti vardır. Her bir tur dönüşte desti el değiştirir. Yedinci tur tamamlanınca desti yere vurulup kırılır. Kırılmaması halinde bu uğursuzluk sayılır. Önemli olan kırılmasıdır.



2 Tane Yorum to “Gelin Kınası”

  • ay_can says:

    merhabalar Volki

    Bir halkbilimci olarak Kıbrıs gelenekleri ile ilgili yazınızı ilgi ile okudum. Ancak yazının sonunda kendi çektiğim bir fotoğrafı (ay_can rumuzlu olan)görünce şaşırmadım desem yalan olur.

  • Volki says:

    Merhaba,
    Paylaşımlara renk katması ve konunun daha kolay çağrışması-anlaşılması açısından, hemde de fotoğrafçıların fotoğraflarını değerlendirmek açısından, isimlerini kullanarak paylaşıyorum.

Yorum bırak