Hanay(Üstkat)

Kıbrıs’ta 1960’lı yıllara kadar konut problemi yoktur. Mekân problemi de yoktur. Hele kırsal alanda evlerin avlulu olma tercihi vardır. Ancak zengin olanlar, zenginliklerinin belirtisi olarak, herkese yukarıdan bakma alışkanlıklarının tatmini için üst kat yaptırırlardı. Bu da en çok bir oda olurdu. Ye her köyde ancak bir iki kişinin hanayı vardı.

Hanay sözcüğü Kıbrıs’a özgü bir sözcüktür sanırım. Diğer Türk ağızlarında yoktur. Rumcanın “Anoi” kelimesinden bozmadır. Manilerimize de girmiştir.
Hanayın dört köşeli
İçi mermer döşeli
Şeker gibi eridim
Merağına düşeli

Manisinde tek odalı ama zenginlere mahsus şekilde döşenmiş bir odadan bahsediliyor. Delikanlı sevgilisine-bana karşılık verirsen sana öyle bir oda yaptıracağım, vaadinde bulunuyor veya çevresine özellikle sevgilisine küsmüş, canından bezmiş birinin çığlıklarını da şu hanaylı manide duymak mümkündür.


Hanay yaptım dikleme
İçinden kilikleme
İşte ben gidiyorum
Beni artık bekleme

Hanay, yalnızca yatma odası olarak kullanılır. Yani aşevi veya başka maksada hizmet etmez. Hanaya, bina dışından yapılan merdivenle çıkılır. Kapısının üstünde mutlaka bir güneşlik bulunur. Bu genellikle üç metre boyunda bir çinko olur. Kişileri, güneşten olduğu kadar, yağmurdan da korur. Az oldukları için hanaylar sahiplerinin adı ile anılırlar. Beyit’in I Hanayı, Zühre’nin Hanayı, Popaz’ın Hanayı gibi.

Oğuz M. Yorgancıoğlu “Kıbrıs Türk Folkloru” (2000) Kitabı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir