Kıbrıs Türk Fotoğraf Tarihi

Kıbrıs Türk Fotoğraf Tarihi

Kıbrıs Türk fotoğrafı, fotoğrafın yeniden keşfi gibi bir serüven yaşayarak doğmuştur. Ahmet Şevki bir İngiliz müşterisinin elinde bir fotoğraf makinesi görür. Çok geçmeden de, gövdesi ahşaptan, objektifi gözlük lenslerinden olmak üzere bir kamera yapar. Çalışmalarını Girne’de baba evinde sürdürür. Kısa bir süre sonra ilk fotoğrafını 1895 yılı baharında elde etmeyi başarır, fotoğraf üzerine denemelerini yoğunlaştırarak sürdürür. Evlenip 1900 yılında Lefkoşa’ya yerleştikten sonra çalışmalarına eşi İsmet Hanım ile birlikte devam eder. Uzun yıllar profesyonelliği düşünmeden amatör olarak çalışır. Profesyonel fotoğrafçılığa daha önceki yıllarda başladığı yönünde bilgiler olmakla birlikte, 1992 yılından önceye tarihlenen fotoğrafları bulunamamıştır.

fotoğraf sanatı

Evinin bir bölümünü düzenleyerek stüdyosuna oluşturur. Çağının pek gerisinde olmayan bir stüdyosu vardı. Çekimlerini magnezyum flaş tozu ve hazır ışık kullanarak yapar, işlerini dışarıya bakan vitrinde sergilerdi. İslam dininin etkileri nedeniyle kadınların fotoğraflarını eşi İsmet Hanım çekerdi. İlk zamanlar film ve fotoğrafik kartlarını kendisi duyarlandırırdı. Baskılarını da güneşte yapar, glasial asetic asid’te geliştirirdi. Bu dönem fotoğrafının estetik kimlik arama kaygıları yoktu. Ahmet Şevki, ticari stüdyolara uygulanabilir, genel-geçer kolaylıklar sağlayan sahne tasarımcılığını kendine estetik temel edinmişti.

fotoğraf sanatı

Bu temel özerinde insanlar, bir yandan kendilerine yabancı bir çevreyi temsil eden bir dekor içerisinde gösterilirken, diğer yandan primitif yaklaşımla, bir karakter yakıştırması ile olduklarından daha üst bir sosyal konumda yansıtılmaktaydılar. Bu tasarımlarda genelde soyluluğu, görkemi, zenginliği, zarafeti ve güzelliği çağrıştırıcı, yansıtıcı aksesuarlar kullanılırdı. Bu dönemde kişilik değerlendirmesi yapılmamaktaydı. Toplumda genel geçer en önemli kişilik efendilik olup, fotoğrafçı müşterisini böyle yansıtmak isterdi. İstisnalar dışında zaten müşteri de böyle görünmek istemekteydi. Fotoğraf, ilk yıllar fotoğrafik görüntü tekniği olarak hayret ve hayranlık uyandırır. Toplum içerisinde ne teknik ne de sosyal olarak herhangi bir konumu yoktur. Ancak 1915 ve sonraki yıllarda saygı duyulan ticari bir meslek olarak itibar kazanır.

fotoğraf sanatı

Ahmet Şevki’nin 1923’te ailece Türkiye’ye göç etmesi ile Kıbrıs Türk Fotoğrafı iki yıl süren stüdyosuz bir dönem yaşar. Bu yıllarda, ilk bilgilerini Ahmet Şevki’den almış Şevket Bıyıkoğlu, küçük bir amatör çevre oluşturmuş olup, fotoğraf çatışmalarını sürdürmektedir. Yetiştirdiği amatörlerden Fevzi Akarsu 1924 yılında Archer tipi kamera ile seyyar fotoğrafçılığa başlar. 1925 yılında da stüdyosunu kurar. Önceleri gelişmiş olmayan bu stüdyo, takip eden yıllarda çağdaş bir düzeye ulaşır. Oldukça yetenekli olan Fevzi Akarsu kısa bir sürede usta bir fotoğrafçı olarak tanınır. 1930’lardan itibaren Kıbrıs Türk Fotoğrafı’nı gerek teknik, gerekse estetik olarak çağdaş evrensel fotoğraf düzeyine ulaştırmış, çok yetkin çalışmalar ortaya koymuştur.

fotoğraf sanatı

Fevzi Akarsu’dan sonra 1928 yılında Foto Süleyman Baf’ta, 1936’da Foto Şeref de Lefkoşa’da stüdyolarını açarlar, Foto Şeref diğer stüdyolardan farklı olarak genel fotoğrafçılık yanında tanıtım fotoğrafçılığı da yapar. Fevzi Akarsa ilk stüdyo yıllarında ablası Zebra Hanım ve kız kardeşi Ulviye Hanım’ların yardımları ile sürdürür çalışmalarını, yıllar ilerledikçe koşullar çıraklık ilişkilerini doğurur, İbrahim’le (Foto Sport) başlayan çıraklık giderek kurumlaşır. Fevzi Akarsu’nun stüdyosu 1956’da kapanana kadar, kimisi Türk fotoğrafı içerisinde yer almış, kimisi gelip geçici pek çok kişi için eğitim ve çatılma yeri olur. 1949 – 1956 yılları Kıbrıs Türk fotoğrafının olgunluk döneminin başlangıç yıllarıdır.

fotoğraf sanatı

Gerek Fevzi Akarsu’nun, gerekse yabancı ülkelerde ve/veya yabancıların yanında eğitilmiş fotoğrafçılar 1949’dan itibaren kendi stüdyolarını açarak Kıbrıs Türk Fotoğrafı içerisindeki yerlerini alırlar. 1949’da Foto Dienna ile başlayan bu ikinci kuşak fotoğrafçılar içerisinde Foto Dienna, Foto Şık (1953), Foto Atlas (1955), Foto Ümit 1956), Foto Zeki (1956), Foto Berkant (1956) yarattıkları kendi üsluplarıyla birer fotoğraf ustası olarak Kıbrıs Türk fotoğrafı içerisinde istisna bir yer edinirler. Bu dönemde fotoğrafın toplumsal ve ticari yönden en yaygın ve belirgin türü Stüdyo Portre Fotoğrafçılığıdır. Estetik yapısının temel taşı ise zanaat anlayış ve disiplini içerisinde fotoğrafın kendi albenisidir.

fotoğraf sanatı

1963’ten itibaren profesyonel fotoğrafta bir duraklama dönemi gözlemlenir. 1974’e kadar süren bu dönemde ikinci kuşak fotoğrafçılar ustalıklarının bilinci içerisinde kendi konumlarını koruyarak çalışmalarını sürdürürler. 1974’ü takip eden yıllarda renkli fotoğraf ve kitlesel üretime geçilir. Bu dönemde fotoğraf anlayışı tamamen nitelik değiştirir, Fotoğraf Laboratuarların açılışı profesyonel fotoğrafa geniş katılımlar sağlar.

fotoğraf sanatı

Profesyonel fotoğrafçılar zanaat anlayış ve disiplini içerisinde amatörler de sanat anlayışı içerisinde fotoğrafın kendi estetik albenisini uygulamışlardır. Her iki fotoğrafik yaklaşım da rotasını, fotoğrafa özgü değerler üzerinden çizmiştir. Ne var kir üstün nitelikli yapıtlar üretmekle birlikte, yine de fotoğrafı sanat boyutuna ulaştıramamışlardır. Amatör fotoğrafçılar arasından Musa Hulusi ve Şevket Bıyıkoğlu Kıbrıs Türk fotoğrafı içerisinde ayrıcalıklı bir önem taşırlar, Musa Hulusi birey olarak fotoğrafa güzel sanat anlayışını getirirken. Şevket Bıyıkoğlu da Kıbrıs Türk Fotoğrafı’nın sürekliliğini sağlar.

Amatörler, profesyonel fotoğrafçılarla atbaşı giden başarılı çalışmaları, hatta güzel sanat anlayışının başlatıcıları olmalarına karşın ne özengin fotoğrafa toplumsal boyut, ne de fotoğrafa sanatsal boyut kazandırabilmişlerdir. Amatör fotoğrafın sanatsal stratejiler çizememesi ve kendi içine kapanık oluşu bu zaafın en belirgin nedenleri olmuştur. Ümit Ali, Kadir Kaba, İlkay Mehmet, Toyşevki çalışmalarını Toplumsal Sanat anlayışı içerisinde sürdüren sanatçılardır. Bu sanatçıların Toplumsal Sanat anlayışına bakışları ise çok geniş bir yelpaze oluşturmaktadır.

fotoğraf sanatı

Hasan Hüseyin ise Güzel Sanat anlayışı içerisinde kendine özgü bir devingenlikle yaklaşımlarını sınırlamadan çatışmalarını sürdürmektedir. 1990’lı yıllara gelindiğinde yeni bir anlayış fotoğraf sanatında uygulanmaya başlar. İlk uygulamaları Tansu Eyüboğlu’na dayanan soyut, deneyimsel, anlatımcı anlayışlarda olan bu çalışmalar henüz olgunlaşarak bir akım oluşturmamakla birlikte Kıbrıs Türk Fotoğrafı’na yeni bir yön vermektedir. Bu alanda çalışmalar ortaya koyanlar içerisinde Tansu Eyüboğlu, Veli Kaymaklılı, Mustafa Erkan, Gazi Yüksel dikkat çekmektedirler.

“Kıbrıs Türk Fotoğraf Tarihi” hakkında 1 yorum

  1. Ayıp ediyorsunuz arkadaşlar. İnternet ortamını hırsızlık zeminine çevirdiniz. Ağrlıklı olarak benim kitabımdan olmak üzere kitaplardan bilgileri toplayıp fotoğrafları kopyalayıp yayın yapıyorsunuz. Hiç olmazsa kaynak gösterin. Hala daha eşkiyalığa devam, hala daha adam olamadınız. Yazıklar olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir