KKTC’den Mülk Satın Almak

Kuzey Kıbrıs’ta sadece yaşamak için değil, yatırım amaçlı olarak da mülk almayı düşünebilirsiniz. Tabii aklınıza ‘Kuzey Kıbrıs’ta Mülk satın almak güvenli mi?’ sorusu düşebilir. Ancak bu sorunun yanıtı oldukça basittir: Elbette!


Son zamanlarda basında çıkan haberler, Kuzey Kıbrıs’taki arsa ve mülklerin dava edilebileceği fikrini uyandırmış olsa da, konu bu kadar basit değil. İlgilendiğiniz mülkün tapusunun niteliğini doğru anladığınız ve süreci yönetmek üzere bir avukat tuttuğunuz sürece, hiçbir sorun çıkmayacaktır. 1974’te Kıbrıs’ın bölünmesine neden olan ve ardından adada barışın sağlanmasına giden olaylardan sonra, adanın güneyinde Türkler tarafından bırakılan mülkler Rum Yönetimi tarafından ve adanın kuzeyinde Rumlar tarafından bırakılan mülkler de Kıbrıs Türk Hükümeti tarafından kamulaştırıldı.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bu tip kamulaştırılmış mülklere ‘exchange’ denilir. Yeni yapılmış ve yapılmakta olan satılık evlerin bir kısmı bu niteliğe sahiptir. Bununla birlikte, KKTC Hükümeti tarafından kiralanan mülklerin çoğu da benzer niteliktedir.
Diğer tüm mülk ve arsalar, aşağıda açıklayacağımız dört tapu türünden birine sahiptir. Bu tapu çeşitlerinin risk oranı ile orantılı olarak fiyat aralıkları mevcuttur. Kuzey Kıbrıs’ta mülk alma süreciniz, ilgilendiğiniz mülkün tapu çeşidine göre değişiklik gösterir.

Serbest – Yabancı Tapusu

Bu tapu çeşidine sahip mülk, bir Avrupa vatandaşına (İngliz, Alman gibi) aittir. Tapu, uluslararası düzeyde tanınır.

Serbest – Türk Tapusu

Bu tapu çeşidine sahip mülkün, 1974 öncesinde de bir Türk’e ait olduğu anlamına gelir. Bu mülkler tamamıyla güvenlidir, ancak mülk adınıza kayıtlanmadan önce Bakanlar Kuruluna onay için sunulmalıdır. Kuzey Kıbrıs’ta yabancı uyruklulara tanınan limit, bir dönümlük arazi ile sınırlıdır(2007’deki yasaya göre). Eşler, farklı soyadlarını taşımadıkları sürece tek kişi kabul edilmektedir. Bakanlar Kurulundan bahsi geçen onayı almak ortalama altı aylık bir süreyi gerektirir.

Serbest – KKTC Tapusu / Kıbrıslu Rum Tapusu

Bu tapu çeşidine sahip mülk, 1974 öncesinde bir Kıbrıslı Rum’a ait demektir. Haziran 1974’ten sonra kuzeyde güven içinde yaşamaya gelen Kıbrıslı Türkler, tüm varlıklarını güneyde bırakmışlardı. Buna bağlı olarak hükümet, bir tür puanlama sistemi ile güneyde terkedilmiş varlıkları olan Türklerin, geride bıraktıklarına karşılık kuzeyden Rum toprakları alması youna gitmişti. Bu vatandaşlar, güneydeki varlıklarını KKTC hükümetine devretmiş ve KKTC hükümeti de Rum Yönetimi ile yaptığı karşılıklı bir anlaşma sonucu bu mülkleri tutmaya başlamıştır. Bu şekilde göçmenlere kaybettikleri topraklar karşılığında yeni topraklar verilmiştir. Tapusunu almadan, bu kişiler bu mülkleri satamaz ve devredemez.

Kaynak: North Cyprus dergisi, 2007 Eylül Ekim sayısı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir