Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin Su Varlığı

        Ülkemizde, tarihin herdöneminde var olan su sorunu son yıllarda etkisiyle kuraklık ve değişen yaşamşartlarıyla yeni boyutlar kazanmıştır. Çağdaş çağın pek çok olanağındanyararlanma şansına sahip toplumumuzun artan su kullanımı, sanayi ve turizmalanlarında gerçekleşen büyük yatırımlar, ülkemizin içme ve kullanma suyuihtiyacını büyük ölçüde artırmıştır. Kıbrıs coğrafik konumundan ötürü yarıkurak iklim şartlarına sahiptir uzun sıcak ve kuru yaz aylarına karşılık ılımankısa kış ayları hüküm sürmektedir. 1970’li yıllardan beri adamıza düşen yağışmiktarlarındaki azalmalar neticesinde, gerek yerüstü gerekse yer altıkaynaklarımız yeterince beslenememekte ve bugün itibariyle bu kaynaklarımızciddi sorunlar yaşamaktadır. Bilindiği üzere devamlı akışta olan akarsularımızmevcut değildir. Ülkemizde önemli sayılabilecek 38 adet dere mevcuttur.Bunların 10 tanesinin beslenme alanları Güney Kıbrıs Rum kesimindedir. Trodosdağlarından doğan bu dereler, KKTC’de denize ulaşmaktadır. Bu derelerimizinakışları kısa süreli sel veya kar erimesiyle daha uzun ve düzgün olmaktadır.Burada yapılması gereken tek damla suyun denize boşalmasını önlemektir. Çeşitliyapılar yardımı ile suda maksimum verim elde etmektedir. Bu amaç doğrultusunda1974 öncesi ve sonrası yapılan 33 adet göletimiz mevcuttur. Göletlerimiz sulamave yer altı suyunu besleme amacı gütmektedir. Sulama amaçlı 18 adet göletimiztoplam 16.500.000 metreküp/yıl su biriktirme kapasitesine sahiptir. Bugöletlerimizden 3000 hektar araziyi sulama imkanına sahibiz. Yalnız ülkemizdeyaşanmakta olan kurak yıllar ve yağış azlığı nedeniyle bu göletlerimiz bu yılsulama mevsiminin başladığı dönemde doluluk oranları %50 dolayındaseyretmiştir. Bu da bize suyun dikkatli ve tasarruflu kullanmamız gerektiğimesajını iletmektedir.

         Ülkemizde irili ufaklı 14 adetakifer mevcuttur. Bu akiferlerin en büyükleri Güzelyurt akiferi, Girne dağlarıakiferi ile Karpaz yarımadasındaki Yeşilköy akiferini sıralayabiliriz.

         Ülkemizde tarım, içme vekullanma maksatlarıyla tüketilen su miktarının %95 yer altı suyu kaynaklarındantemin edilmektedir. Bu nedenle akiferlerin yaşantımızdaki yeri ve önemini çok iyikavrayıp sürdürülebilir bir su hükümet tutumu (politika) gütmemiz gerektiğininönemi ortaya çıkarmaktadır. Sulu tarımın üreticilere sağladığı maddi gelir yanısıra artan nüfusun ihtiyacını karşılamak için yapılan yer altı suyu çekimleriile yaşanan kurak yıllar neticesinde dengeler her geçen gün olumsuz yöndebozulmaktadır. Özellikle bu dengenin korunabilmesi amacı ile Güzelyurtbölgesinde eskiden beri çeşitli tasarı çalışmaları yapılmış ve hayata geçirilmişolmasına rağman yaşanan kırak yıllar neticesinde bu tasarılar istenilen veöngörülen rahatlamayı getirmediği gözlemlenmektedir. Akiferde sağlanabilmesiamacıyla değişik proje çalışmaları yanında su kaynakları yaratma çalışmalarımızda büyük hızla devam etmektedir. Bafra deniz suyu arıtma tasarısı bu seçenekkaynaklardan bir tanesidir. Bafra turistik tesisleri ve iskele bölgesindegüçlendirme olarak günde 200 metreküp içme suyu temin edilmektedir. Bunlarınyanı sıra ülkenin tarım hükümet tutumu da yeniden gözden geçirilmesigerekmektedir. Birim alandan daha fazla ürün alınmasını sağlayan ve daha az sutüketen bitki türlerini bir düşünce dahilinde sosyo ekonomik dengelerdekorunarak geçilmesi sağlanmalıdır. Küresel ısınmadan dolayı iklimdeğişiklikleri yaşanan dünyamızda, Kıbrıs adası en çok etki görebilecektehlikeli bölgede bulunmaktadır. Zaten uzun yıllar kuraklıkla pençeleşen adamızdaha zor şartlar beklediğini unutmamak ve mevcut suyumuzu en iyi şekilde enfazla fayda sağlayacak yöntemlerle kullanmamız yanında arttırımlı kullanmayıtüm bireyler olarak ön plana çıkarmamız gerektiğini unutmamak gerekmektedir.

         Kuraklıktan dolayı yaşanan busorunların çözümünü sağlayacak olan suyun iyi yönetilmesinde “yatırımfinansmanının” bilhassa gelişmekte olan ülkelerde önemi büyüktür. Su parayı,para da suyu getirir sözünden hareketle suyla ilgili sorunların çözümünün,devletimizin ve vatandaşların gündeminde ilk sırada olması gerekiyor. Dünyadaolduğu gibi ülkemizde de su kullanım davranışları değişmeli, temel ilke daha aztüketim ve savurganlığın azaltılması olmalıdır. Bunun yapılabilmesi içinsürekli halkı bilinçlendirme toplantıları ve oturumlar düzenlenmelidir.Ülkemizde sürdürülebilir bir su hükümet tutumu oluşabilmesi amacıyla suartırımına uyan değerli vatandaşlarımıza teşekkürkerimi borç bilirim.

 

Yaşar MAVİOĞLU

Su Dairesi Müdürü

KKTC Çevre Dergisi / Eylül 2007

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir