Saint Hilarion Kalesi’nde Mutfak

Gerçekleştirilen onarım sırasında geçmişe uygun şekilde onarılan St. Hilarion Kalesi’nin mutfağında sergilenen araç gereç ve ürünler yüz yıllar öncesinin mutfağı konusunda bizlere ışık tutuyor.

Kıbrıs’ta ada halkını Arap akınlarına karşı korumak için Beşparmak sıra dağlarının en yüksek noktalarına, gözetleme noktası olarak, düşmandan korunma alanı olarak yapılan kaleler zincirinin bir halkasıdır, St Hilarion kalesi.

Ortaçağ’a ait etkileyici bir mimariye sahip kalenin ilk gözetleme kulesinin VII. y.y’dan, X. y.y.’a kadar süren Arap akınları sırasında yapıldığı düşünülmekte.

Bizans yapılarının da bulunduğu kelenin çoğu bölümü Lüzinyan döneminde yapılmıştır. St Hilarion’un diğer kalelerden en farklı özelliği, hava sıcak olduğunda iç bahçenin serinliği ve manzarasının güzelliğidir.

Üç ana bölümden oluşan kalenin, ikinci bölümünde, kale için en önemli yapılardan biri olan ‘Mutfak’ bulunuyor Ortaçağ’da kalelerin en önemli kısımlardan biri olan mutfaklarda kullanılan tek yemek pişirme kaynağının ateş olup, genellikle mutfaklarda bir ocak yer alıyordu. Ocağın yanı sıra birçok mutfakta fırınların da yer alması hem ocak hem de fırınlarda aynı anda yemek pişirildiğini göstermektedir. Ocaklarda zincirli bir kancaya takılmış kazanlar kullanılırdı. Kaldırma ve indirme düzeneğine sahip zincirli kancalar ısıyı ayarlama görevi görürdü. Mutfaktaki tüm ağır işlerde aşçı yamakları görev alırdı. Örneğin çiğ etin baharatlarla terbiye edilmesi onların işiydi. Ancak; baharatların çok pahalı olması nedeniyle, bu tür işlemler sadece zengin mutfaklarında gerçekleştirilirdi. Şimdikinin tam aksine şeker, tuz gibi malzemeler çok pahalı malzemelerdi. Kirlenmiş olan tabak ve çanaklar ise kum, toprak ve su ile temizlenmekteydi.

Bir ortaçağ mutfağında birçok alet bulunurdu. Örneğin, kevgirler, kepçeler, üçlü çatallar ve et kancaları kazan içinde pişirilen malzemelerin çıkarılmasında; fırında pişirilen yiyeceklerin çıkarılmasında ise ahşap kürekler kullanılıyordu. Kazandan çıkarılan et türü malzemeler kasap çengeline asılır, bıçaklar ise kesme, oyma yada kemik temizlemede değerlendirilirdi.

Satırlar daha çok hayvan eti parçalama işlevini yerine getirmekteydi. Mutfak aletleri yiyeceklerin hazırlanmasında kullanılıyordu. Bu bölümde teşhir edilen malzemelerin bazıları etnografik nitelikli olup geriye kalanlar ise esas eserlerden yararlanılarak yapılmıştır.

Kaynak: Cuisine Dergisi, SAYI: 7, TEMMUZ/AĞUSTOS/EYLÜL 2007



Yorum bırak