Salıncak

Bilhassa kızların rağbet ettiği bir eğlence çeşididir. Fakat kısa bir devre öncesine kadar köy çocuklarının beşiği salıncaktı. Anne diğer çocuklar ilişmesin veya yuvarlanıp yataktan düşmesin diye merteklere iki tane çift ip gerer, kalın ve dokuma harar bezinden hazırladığı çukur yatağı karyolasının yanı başına asardı. Yumuşak ve rahat olsun diye içine post da yerleştirir, çocuğu oraya yatırırdı. Gece çocuk ağladı mı, anne yataktan kalkmadan onu sallar ya susmasını, ya da uyumasını temin ederdi. Bazan ayni görevi denizde rastlanıp öldürülmüş büyük kaplumbağa sırtları da görürdü.

Köy yerlerinde iş çoktur, bitip tükenmek bilmez. Anne işlemek babaya yardımcı olmak zorundadır. Küçük çocuklar ise oynamak ister. Onlar da haklı… Ama anne babanın onlarla uğraşacak vakti yoktur. Onun için her gidilen yere ip de götürülür. Uygun bir ağaca  ip asılır.  İki kat edilip bağlanır. Yumuşak olsun diye ortasına bir de torba konur. Bu, çocuğa en alasından bir salınaktır. Bir de bayram salıncakları vardır. Bunları genç, gelinlik kızlar kurar, ya tenha bir bahçede, ya genişçe avlulu bir evde kurulur. Erkekler kahvede eğlenirken, kızlar da hem sallanır, hem de şarkı ve mani söyleyerek dünyadan kam almaya çalışırlardı.

Resim: ebg5

Oğuz M. Yorgancıoğlu “Kıbrıs Türk Folkloru” (2000) Kitabı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir