kasaboğlu hikayesi | Kıbrıs'a Bakış

‘kasaboğlu hikayesi’ etiketi

Kasaboğlu

Çatozlu Maneli Fatma (Fatma Ali) ile Koca Kerim Hüseyin Veled’e göre Osmannının son dönemlerinde halka sık sık ağır vergiler konmaktadır. Halkın bu ağır vergileri ödeyecek takatı kalmamıştır. Ama bir türlü sesini çıkaramaz. Çatoz’da da dört tane cesur babayiğit vardır. Bunlar Kasaboğlu, Narçoğlu, Dervişoğlu ve Palyoş’tur. Usdaları Kasaboğlu’dur. Vergi vermedikleri gibi halkı da vergi vermemek için dürteller. Adanın paşası bunnara elçi yollar vazgeçsinner, halka kötü örnek olmasınnar deye. Bunnar vazgeçmez ası durullar. İşi İsdanbol’a padişaha bildirmişler. Haklarında idam hükmü çıkmış.

Köyde kırk dane atlı varmış. Her cuma camiye halkınan baraber bu atlılar hem bu babayiğitler da gidermiş. Bir cuma gün zapdiyeler köyün etrafını sarmış. Elçi gelmiş gene. Teslim olun berkim sizi bağışlallar, demiş bunnara. Gabul etmemişler. Elçi dönüp gitmiş. Ama gitmesiynan zaptiyeler köyü top ateşine dutmuşlar. Hayvannar ürkmüş, insannar gorkmuş. Atlılar çıkarkandan atlar

a atlayıp mahmuzlamışlar. Ama hayvannar bağlı gidemezler.. zart.. zort.. osurmaya başlamışlar. Halk gaçmış. Babayiğitlerden üçünü yakalayıp şehere götürmüşler. Soradan idam etmişler. Kasaboğlu kaçmış o ara. Kargadüzündeki mağralara saklanmış. O gün bu gündür, top atılan düzlüğe Topyatağı, Çatozlulara da beygirosurdan deniliyor.

Bir zaman sonra yerini tesbit edip kasaboğlu’nu yakalamışlar. Eline kelepçeleri vurmuşlar. Köyün içinden geçip şehere mapısa götürecekler. Kasaboğlu çok yakışıklı ve da gururlu ve da nişannı.

-Beni köyün içinden geçirmeyin, der..

-Olmaz, deller, sen artık teslimsin, sözün geçmez.

-Nişanının beni böyle görsün istemem. Der

-Bizi ilgilendirmez, derler.

-O zaman beni burada öldürün, bu zilleti yaşatmayın der. Bir adım daha gitmem..
Kasaboğlu’yla uğraşmaktan bıkan zaptiyeler onun duygularını anlamak istemezler. Onu sürükleyip götürmek islerler. Köyü üstlen seyreden bir tepeciğe gelince Kasaboğlu var gücüyla karşı kor. Zaptiyelerden biri atından ener ve;

Makalenin tamamını oku »