‘Kıbrıs cocuk-oyunlari’ etiketi
Salıncak

Bilhassa kızların rağbet ettiği bir eğlence çeşididir. Fakat kısa bir devre öncesine kadar köy çocuklarının beşiği salıncaktı. Anne diğer çocuklar ilişmesin veya yuvarlanıp yataktan düşmesin diye merteklere iki tane çift ip gerer, kalın ve dokuma harar bezinden hazırladığı çukur yatağı karyolasının yanı başına asardı. Yumuşak ve rahat olsun diye içine post da yerleştirir, çocuğu oraya yatırırdı. Gece çocuk ağladı mı, anne yataktan kalkmadan onu sallar ya susmasını, ya da uyumasını temin ederdi. Bazan ayni görevi denizde rastlanıp öldürülmüş büyük kaplumbağa sırtları da görürdü.
Köy yerlerinde iş çoktur, bitip tükenmek bilmez. Anne işlemek babaya yardımcı olmak zorundadır. Küçük çocuklar ise oynamak ister. Onlar da haklı… Ama anne babanın onlarla uğraşacak vakti yoktur. Onun için her gidilen yere ip de götürülür. Uygun bir ağaca ip asılır. İki kat edilip bağlanır. Yumuşak olsun diye ortasına bir de torba konur. Bu, çocuğa en alasından bir salınaktır. Bir de bayram salıncakları vardır. Bunları genç, gelinlik kızlar kurar, ya tenha bir bahçede, ya genişçe avlulu bir evde kurulur. Erkekler kahvede eğlenirken, kızlar da hem sallanır, hem de şarkı ve mani söyleyerek dünyadan kam almaya çalışırlardı.
Resim: ebg5
Oğuz M. Yorgancıoğlu ”Kıbrıs Türk Folkloru” (2000) Kitabı
Tahtaravalli
Altı ile on iki yaşları arasındaki bütün çocukların rağbet ettiği bir oyundur. Kaldıraç esasına dayanır. Uzun bir tahta veya mertek alınır. Yere büyükçe bir taş konur. Tahta ortasından gelecek şekilde bu taş üzerine konur. Taşın görevini bir ağaç kütüğü göreceği gibi, bazan alçak bir duvar da görebilir. İyice yerleştirdikten sonra tahtanın her bir ucuna bir çocuk oturur. Hız verdikçe, bir inilir, bir kalkılır. Böylece çocuklar kendilerini tatmin etmiş olurlar.
Oğuz M. Yorgancıoğlu ”Kıbrıs Türk Folkloru” (2000) Kitabı
Tahta Tahta Ben Var
Tahta tahta ben var, kız ve erkek çocukların beraber oynadıkları bir oyundur. Çocuklar tek sıra halinde bir seki üzerine oturup ayaklarını uzatırlar. İçlerinden birisi ayrılır. Her kelimesini söyleyişte birinin ayağına işaret ederek şu tekerlemeyi söylemeye başlar.
Tahta tahta ben var
Uzun uzun şen (şam) var
Galk öküze yem ver
Ben veremem sen ver
Abam abama küstü
Şişe elini kesti
Amcam yoğurt getirdi
Kedi burnunu batırdı
Kedicii duttular
Burnucuğunu kesdiler
Minareye asdılar
Minarenin kilidi
Akşam gelen kimidi
Dayımın(Amcamın)oğlu Musacıg
Eli golu kısacıg
Çek ayacını topacıg….
Tekerlemenin son kelimesi kimin hangi ayağına raslarsa, o ayağını toplar. Kimin iki ayağı toplanmış ise o oyunu kazanır. En sona kalan kaybeder.
Oğuz M. Yorgancıoğlu ”Kıbrıs Türk Folkloru” (2000) Kitabı