‘Kıbrıs değirmenlik’ etiketi
Yurdumuzu Tanıyalım: Değirmenlik

Değirmenlik, Lefkoşa İlçesine bağlı, Lefkoşa’ya on altı kilometre uzaklıkta, Lefkoşa’nın kuzeydoğusunda, Beşparmak dağlarının güneyinde bulunan, yaklaşık 2250 nüfuslu bir kasabadır. Kasabanın eski ismi olan Kythrea adı, Venüs’ün kutsal dinsel adı olan Cythera’dan gelmektedir. Türkçe’de değirmenlik denilmesinin nedeni ise, eskilerde Başpınar’dan çıkan suyla birçok un değirmenini çevrilekte oluşuydu. Köyde geçmişte otuzdan fazla un değirmeni olduğu bilinmektedir.
Başpınar’ın bir de öyküsü vardır. Öyküye göre bir yaşlı kadının, Anadolu’dan göç eden ve Değirmenlik’te evlenen kızını ziyarete geldiğini ve bir gün gümüş bir kabı burada bulunduğunu söylerler. Makalenin tamamını oku »
Değirmenlik Köyünün Suyu (Gümüş Tas Efsanesi)
Derler ki Değirmenlik köyünün suyu Anadoldan (Anadolu) gelir. Yazın kar gibi soğuk kışın ılıktır. Bir zamanlar Anadolu’lu bir değirmenci kimine göre gezmeğe, Yeniceköylü Veli Dayı’ya göre ise değirmen taşı satmağa gelmiş. Yolu Değirmenlik’e ve o zamanın en meşhur değirmencisine düşmüş. Bakmış bir tahta tekne. Bir daha bakmış, dönüp dikkatlice bir daha. Değirmenci meraklanmış ve;
-Hayrola demiş , neye tekneye bakıp duruyon ?
-Benimdir bu tekne demiş öteki, ondan bakıyorum.
Beriki daha da meraklanmış, üstelik hayret etmiş.
-Yani senin mi demiş? Nerden nere senin oluyor? On beş senedir tekne orada duruyor?
-Ya senin mi? demiş öteki. Nerede kimde yaptırdın? Üstelik 15 senedir dedin, ben da onu kaybedeli tam 15 sene oluyor.
Yerli değirmenci artık kızmış; Be adam demiş, misafirsin diye yakınlık gösterdik, malımıza da sahip çıkacan?
-Yok demiş adam, hemen gızma. Bu tekne benimdir, inanmazsan ters çevir da bak. Tam ortada bir tappa var. Dikkat ettiysen teknenin altı oyuktur ve içinde da bu gadar altın vardır. Öteki tekneyi çevirince tappayı hayretle görmüş. Söküp altınları çıkarmışlar gerçekten o kadar. Yabancı altınları almış, öteki de baka kalmış. Tekneyi de alıp gidecek diye içini bir korku sarmış. Ama yabancı birkaç altın verdikten sonra;
-Tekne da yadigâr kalsın. Bizim yamak su arkının yanına bırakmışdı. Nasıl oldu da bunda bulundu ? Demek su yol yapmış buraya geliyor. Bak sen şu işe, kimsenin kısmetini kimse yeyemez, demiş ve çıkıp gitmiş.
Oğuz M. Yorgancıoğlu ”Kıbrıs Türk Folkloru” (2000) Kitabı