<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kıbrıs'a Bakış &#187; Kıbrıs Gezilecek Yerler</title>
	<atom:link href="http://www.kibrisabakis.com/tag/kibris-gezilecek-yerler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kibrisabakis.com</link>
	<description>Kıbrıs Türk Ağeli</description>
	<lastBuildDate>Fri, 20 Jan 2012 20:35:20 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
		<item>
		<title>Saçaklı Ev</title>
		<link>http://www.kibrisabakis.com/sacakli-ev?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=sacakli-ev</link>
		<comments>http://www.kibrisabakis.com/sacakli-ev#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Apr 2010 14:28:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Volki</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kıbrıs Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[kıbrıs saçaklı ev]]></category>
		<category><![CDATA[kktc saçaklı ev]]></category>
		<category><![CDATA[lefkoşa saçaklı ev]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kibrisabakis.com/?p=1117</guid>
		<description><![CDATA[Özellikli bir yapı olan &#8220;Saçaklı Ev&#8221;, Lefkoşa surlar içi Selimiye Mahallesi Kütüphane Sokakta yer almaktadır. Yola çıkma yapan köşk odasının eğimli dikmelerle desteklenen geniş saçaklarından dolayı &#8220;Saçaklı Ev&#8221; olarak isimlendirilmiştir. Kare bir iç avluyu çevreleyen &#8220;L&#8221; planlı ve iki katlıdır. Yapının tarihi ise kesin olarak bilinmemekle birlikte, gerek ön cephedeki izlerden gerekse restorasyon aşamasında alt [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" title="Saçaklı Ev Kıbrıs" src="http://www.kibrisabakis.com/resim/sacakli-ev.jpg" alt="Saçaklı Ev Kıbrıs" width="494" height="370" /></p>
<p>Özellikli bir yapı olan &#8220;Saçaklı Ev&#8221;, Lefkoşa surlar içi Selimiye Mahallesi Kütüphane Sokakta yer almaktadır. Yola çıkma yapan köşk odasının eğimli dikmelerle desteklenen geniş saçaklarından dolayı &#8220;Saçaklı Ev&#8221; olarak isimlendirilmiştir. Kare bir iç avluyu çevreleyen &#8220;L&#8221; planlı ve iki katlıdır. Yapının tarihi ise kesin olarak bilinmemekle birlikte, gerek ön cephedeki izlerden gerekse restorasyon aşamasında alt kat revaklı galeride ortaya çıkan Gotik kemerden, geçmişinin Orta Çağa dayandığı anlaşılmaktadır.</p>
<p>Osmanlı döneminde mevcut Orta Çağ kalıntılarından yararlanılarak geliştirilen konut, gerek plan, gerekse yapının tekniği ile malzeme özellikleri bakımından Osmanlı konut mimarisi özellikleri taşımaktadır. Giriş kapısı üzerindeki 1932 tarihli kayıtlar, yapının bu tarihte esaslı bir onarım geçirdiği, geniş kapısı ile alt kat ön cephedeki taş çerçeve büyük ebatlı pencerenin bu onarımdan kalma olduğu anlaşılmaktadır.</p>
<p><img class="alignnone" title="Kıbrıs Saçaklı ev oturma odası" src="http://www.kibrisabakis.com/resim/sacakli-ev-oturma-odasi.JPG" alt="" width="400" height="225" /></p>
<p>Konutun zemin ve üst katında üçer oda bulunmaktadır. Alt kat revaklı galeri<span id="more-1117"></span>de yer alan ahşap dik bir merdivenle üst kata ulaşılmaktadır. Bol pencereli köşk odası (Baş Oda) Bağdadi teknikle, diğer bölümler ise taş ve kerpiç malzeme kuşanılarak inşa edilmiştir. Alt kattaki odalar zaman içinde bölünerek ve ön cepheye gelişi güzel açıklıklar açılarak dükkana dönüştürülmüştür. Kötü kullanım, bilinçsiz müdahale ve eklemelerden dolayı ortaya çıkan statik sorunlar nedeniyle köşk odası iç avluya doğru oturma yapmıştır. 1936 yılındaki Eski Eserler ve Müzeler Dedesi tarafından kamulaştırılan yapının restorasyonuna 1994 yılında başlanmış ve bu çalışmalar 1996 yılında tamamlanmıştır.</p>
<p>Yapının özgün şekliyle yeniden elden geçirilmesi için iki etapta gerçekleştirilen yeniden yapılandırma çalışmalarının ilk etabında, yapıya sonradan eklenen ve hiçbir özelliği bulunmayan ilaveler yıkılıp atılmıştır. Saçaklı eve, kültür ve sanatla uğraşan kişi, kurum ve kuruluşların sergi açabilecekleri, toplantı, konferans, sempozyum, seminer ve benzeri etkinlikler düzenleyebilecekleri bir Kültür &#8211; Sanat merkezi olarak kullanıma kazandırılması amaçlanmıştır. Bunun nedeni alt ve üst katlardaki mekanlar bu amaca yönelik olarak düzenlenmiş, hizmet bölümü ise yeni bir ilave olarak iç avlunun güneybatı köşesine inşa edilmiştir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kibrisabakis.com/sacakli-ev/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Canbulat Paşa Türbe ve Müzesi</title>
		<link>http://www.kibrisabakis.com/canbulat-pasa-turbe-ve-muzesi?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=canbulat-pasa-turbe-ve-muzesi</link>
		<comments>http://www.kibrisabakis.com/canbulat-pasa-turbe-ve-muzesi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Mar 2010 12:44:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Volki</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kıbrıs Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Can Polat müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[Canbulat Paşa müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[Canbulat Paşa Türbesi]]></category>
		<category><![CDATA[kıbrıs canbulat]]></category>
		<category><![CDATA[magosa canbulut paşa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kibrisabakis.com/?p=1108</guid>
		<description><![CDATA[Kilis Sancak Bey&#8217;i olan Canbulat, Kıbrıs&#8217;ın fethine karar verildiği zaman hazırlanan kuvvetler arasına bilhassa Anadolu Beylerbeyi İskender Paşa&#8217;nın tavsiyesi üzerine dahil edilir. Lefkoşa&#8217;nın fethinde üstün yararlılıkları görüldüğünden 18 Eylül 1570&#8242;te Mağusa&#8217;yı kuşatan Osmanlı Ordusu&#8217;nun sağ kanadına İskender Paşa ve Derviş Paşa ile birlikte görevlendirilir. En kanlı çarpışmaların yer aldığı Arsenal Burcu&#8217;na Venedik askerleri Osmanlı Ordusunun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" title="Canbulat Paşa Müzesi ve Türbesi" src="http://www.kibrisabakis.com/resim/canbulat-pasa-turbesi1.jpg" alt="" width="407" height="622" /></p>
<p>Kilis Sancak Bey&#8217;i olan Canbulat, Kıbrıs&#8217;ın fethine karar verildiği zaman hazırlanan kuvvetler arasına bilhassa Anadolu Beylerbeyi İskender Paşa&#8217;nın tavsiyesi üzerine dahil edilir. Lefkoşa&#8217;nın fethinde üstün yararlılıkları görüldüğünden 18 Eylül 1570&#8242;te Mağusa&#8217;yı kuşatan Osmanlı Ordusu&#8217;nun sağ kanadına İskender Paşa ve Derviş Paşa ile birlikte görevlendirilir. En kanlı çarpışmaların yer aldığı Arsenal Burcu&#8217;na Venedik askerleri Osmanlı Ordusunun kaleye girmesini engellemek için keskin bıçaklarla kaplı çark yerleştirilir. Bu durum üzerine kaleye girmesi imkansız hale gelen Osmanlı ordusunun önünü açmak için, Canbulut Paşa beyaz atının üzerine binerek çarkı durdurmak ister ve beyaz atının üzerinde çarkın içine girer. Osmanlı ordusu çarkın bozulması ile kaleye girer ve göğüs göğse savaşır. Bir efsaneye göre çarkta kafası kesilen Canbulat Paşa kafasını koltuğunun altına koyar ve kılıcını eline alarak atına biner. Bunu gören Osmanlı askerleri yüreklenerek ve direnerek kaleyi fethederler.</p>
<p>Arsenal Tavyası&#8217;ndaki çarpışma sırasında şehit düşen Canbulat Paşa&#8217;nın Tür<span id="more-1108"></span>besi, uğruna can verdiği tabyanın altına yapılır. Asıl adı Arsenal Tabyası olan bu tabyanın adı Canbulat Paşa&#8217;nın adına hürmeten Canbulut Tabyası olarak değiştirilir.</p>
<p>Bu tabya ilk olarak 1 Ağustos 1968 tarihinde Canbulat Paşa Türbesi ile Osmanlı ve arkeolojik eserlerin sergilendiği bir müze olarak hizmete açılmıştır. Aradan geçen uzun zaman sürecinde gerek mekan gerekse sergilemenin yıpranması sonucu müzenin yeniden düzenlenmesi gereği doğmuştur. Yapılan yeni düzenleme ile Canbulat Paşa Türbesi&#8217;nin yer aldığı mekan Mağusa&#8217;nın fethi ve Osmanlıların şehri kuşatma sırasında yaşananların anlatıldığı ve sergilendiği bir müze olarak 2008 yılında yeniden hizmete açılmıştır.</p>
<p><img class="alignnone" title="Canbulut Paşa Müzesi ve Türbesi" src="http://www.kibrisabakis.com/resim/canbulat-pasa-turbesi2.jpg" alt="" width="522" height="330" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kibrisabakis.com/canbulat-pasa-turbe-ve-muzesi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Othello Kulesi (Kalesi)</title>
		<link>http://www.kibrisabakis.com/othello-kulesi?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=othello-kulesi</link>
		<comments>http://www.kibrisabakis.com/othello-kulesi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Mar 2010 04:00:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Volki</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kıbrıs Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[kıbrıs othello Sheakespeare]]></category>
		<category><![CDATA[lüzinyanlılar kalesi]]></category>
		<category><![CDATA[magosa othello]]></category>
		<category><![CDATA[othello]]></category>
		<category><![CDATA[othello kalesi]]></category>
		<category><![CDATA[othello kulesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kibrisabakis.com/?p=1091</guid>
		<description><![CDATA[Farklı dönemlere ait birçok tarihi ziyaret edilebileceği Mağusa şehrinin en önemli tarihi yapılarından bir tanesi de Lüzinyanlılar&#8217;ın inşa ettiği surlardır. 1489 yılına dek, şehri çevreleyen Lüzinyan surları, adanın Venediklilere geçmesiyle birlikte Osmanlı saldırılarından korunmak amacıyla, 1550&#8242;li yıllarda Venedikten uzman getirilerek ateşli silahlara karşı sağlamlaştırılır. Mağusa surlarında bulunan kulelerden biri olan Othello kulesi, 12. yüzyılda Luzinyanlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" title="Kıbrıs Othello Kalesi" src="http://www.kibrisabakis.com/resim/othello-kalesi.jpg" alt="" width="368" height="502" /></p>
<p>Farklı dönemlere ait birçok tarihi ziyaret edilebileceği Mağusa şehrinin en önemli tarihi yapılarından bir tanesi de Lüzinyanlılar&#8217;ın inşa ettiği surlardır.</p>
<p>1489 yılına dek, şehri çevreleyen Lüzinyan surları, adanın Venediklilere geçmesiyle birlikte Osmanlı saldırılarından korunmak amacıyla, 1550&#8242;li yıllarda Venedikten uzman getirilerek ateşli silahlara karşı sağlamlaştırılır.</p>
<p>Mağusa surlarında bulunan kulelerden biri olan Othello kulesi, 12. yüzyılda Luzinyan<span id="more-1091"></span>lar tarafından, limanı savunmak amacıyla inşa edilmişti.</p>
<p>Etrafı derin bir hendekle çevriliydi. Koruduğu Deniz Kapısı, Kara Kapısı ile birlikte surlarla çevrili kentin iki ana girişinden biriydi. 1492 yılında Venediklilerin Girne&#8217;de yaptıkları gibi bu Orta Çağ kalesini de bir topçu tabyasına dönüştürdükleri görülmektedir. Kalenin girişinin üzerinde asılı, Venedik&#8217;in amblemi olan Saint Mark&#8217;ın kanatlı aslan kabartmasının altında, kaleyi bu hale getiren kaptan Nicolo Foscarini&#8217;nin adı yazılıdır. Leonardo da Vinci&#8217;nin de 1481 yılında Kıbrıs&#8217;ta iken Venediklilere kentin savunma sistemi hakkında tavsiyelerde bulunduğu söylenmiştir. Kale, kulelerden ve topçu bataryalarıyla biten koridorlardan olmuştur. Geniş avlusunun bir yanında inşa edilmiş olan yemekhane ve üstündeki yatakhane Lüzinyanlar&#8217;dan kalmadır. Kalenin avlusunda duran topların bir kısmı Osmanlı, bir kısmı İspanyol yapımıdır. Demir gülleler toplara, taş güllelerde mancılıklara aittir. Kale&#8217;nin bugünkü adı, ada bir İngiliz sömürgesi iken kullanılmaya başlanmıştır.</p>
<p><img class="alignnone" title="Othello Kulesi" src="http://www.kibrisabakis.com/resim/othello-kulesi.jpg" alt="" width="286" height="227" /></p>
<p>Sheakespeare&#8217;in ünlü tragedyasının bir bölümü, Kıbrıs&#8217;ta bir liman kentinde geçer ve tragedyanın kahramanı Othello bir &#8220;Moor&#8221; (Fash) olarak tanıtılır. Yazarın adanın Venedikli valisi olan ve sadece soyadının anlamı &#8220;Moor&#8221; olan Christophoro Moro&#8217;nun adını duyduğu ve yanılarak onun bir Fash olduğunu düşündüğü sanılmaktadır. Kara Kapısı bir Ravlin&#8217;le (yarım ay şeklindeki tabya) korunmuştu. Burada geçitler ve top yuvalarına ek olarak bir şapel ve zindan olarak kullanılan yer altı odaları bulunmaktadır. Deniz tarafındaki Venedik dönemine ait Arsenaf Canbulat Burcu olarak bilinmektedir. Söylentiye göre Osmanlı kuşatması sırasında döner çarka atıyla birlikte saldırarak işlenmez hale getirmiş ve şehit düşmüştür.</p>
<p><strong>Kaynak:</strong> Tourism Dergisi, 31. Sayı, Mart 2007</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kibrisabakis.com/othello-kulesi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mevlevi Müzesi</title>
		<link>http://www.kibrisabakis.com/mevlevi-muzesi?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=mevlevi-muzesi</link>
		<comments>http://www.kibrisabakis.com/mevlevi-muzesi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 20 Feb 2010 00:17:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Volki</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kıbrıs Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Kıbrıs Mevlevi Müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[kıbrıs müzeler]]></category>
		<category><![CDATA[kıbrıs müzeleri]]></category>
		<category><![CDATA[kıbrısta mevlevilik izleri]]></category>
		<category><![CDATA[Lefkoşa Mevlevi Müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[mevlana]]></category>
		<category><![CDATA[mevlevi]]></category>
		<category><![CDATA[mevlevihane]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kibrisabakis.com/?p=1045</guid>
		<description><![CDATA[Mevlevi Tekkesi; Lefkoşa Girne Kapısı&#8217;nın hemen gerisinde yer alan Osmanlı Dönemi&#8217;nin en önemli tarihi ve mimari yapılarından birisidir. Celaliye Vakfına aittir. Mevlevi Mezhebi&#8217;nin Anadolu&#8217;daki merkezi Konya, Suriye&#8217;de Halep, Kıbrıs&#8217;ta ise Lefkoşa Mevlevi Tekkesi idi. Mevlevi Tekkesi&#8217;nin XVII y.y. başlarında Emine Hatun&#8217;un bağışladığı arazi üzerine kurulduğu bilinmektedir. Mevlevi tarikatının Kıbrıs&#8217;ta bir uzantısı olarak kullanılan Mevlevihane daha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" title="Mevlevi Müzesi" src="http://www.kibrisabakis.com/resim/mevlevi-muzesi.jpg" alt="" width="500" height="340" /></p>
<p>Mevlevi Tekkesi; Lefkoşa Girne Kapısı&#8217;nın hemen gerisinde yer alan Osmanlı Dönemi&#8217;nin en önemli tarihi ve mimari yapılarından birisidir. Celaliye Vakfına aittir. Mevlevi Mezhebi&#8217;nin Anadolu&#8217;daki merkezi Konya, Suriye&#8217;de Halep, Kıbrıs&#8217;ta ise Lefkoşa Mevlevi Tekkesi idi. Mevlevi Tekkesi&#8217;nin XVII y.y. başlarında Emine Hatun&#8217;un bağışladığı arazi üzerine kurulduğu bilinmektedir. Mevlevi tarikatının Kıbrıs&#8217;ta bir uzantısı olarak kullanılan Mevlevihane daha önce kurulan Arap Ahmet Mevlevihanesi ile Ferhat Paşa Mevlevihanesi&#8217;nin birdevamı olarak kabul edilmektedir. 1207 yılında Afganistan&#8217;ın Belh şehrinde doğan ve Mevleviliğin kurucusu olarak kabul edilen Mevlana Celaleddin-i Rumi, genç yaşta babası ile birlikte Anadolu&#8217;ya göç edip Konya şehrine yerleşmiş ve Mevlevilik felsefesini orada geliştirip tüm Türk ve İslam dünyasına yaymıştır. Kıbrıs&#8217;ın Osmanlı Idaresi&#8217;ne girdiği 1571 yılından sonra Konya ve Karaman gibi yerleşim birimlerinden Kıbrıs&#8217;a göç edenler tarafından getirildiği tahmin edilmektedir.</p>
<p>Mevlevilik genel anlamda hiçbir dini ayrımı gözetmeksizin dünya insanlığına kucak açan ve tanrıdan geleni kullarına dağıtan hümanist bir inanca dayanmaktadır. Sema ayinlerinde semazenlerin sağ avuçlarının göğe, sol avuçlarının ise yere bakması &#8216;Hak&#8217;tan aldığımızı halka veririz&#8217; anlamını taşımaktadır. Her yıl, Mevlevi Tarikatının kurucusu olan Mevlana&#8217;nın ölümüne (Vuslata ermesine) denk gelen Aralık ayının 17&#8242;nci gecesinde &#8216;Şeb-i arus&#8217; (Gelin gecesi) sema ayini <span id="more-1045"></span>düzenlenmektedir. 1607 yılında Konya&#8217;dan Kıbrıs&#8217;a gönderilen Şeyh Saadettin ibn-i Muharrem Lefkoşa Mevlevihanesi&#8217;nin ilk şeyhidir. Kıbrıs Müftülüğünün yanısıra bu görevi de yürütmüştür.</p>
<p>Türkiye&#8217;deki tekkelerin 30 Kasım 1925 tarihinde kapatılmasıyla   birlikte.   Mevleviliğin   merkezi   Konya&#8217;dan Halep&#8217;e kaydırılmıştır. O dönemde Atatürk devrimlerini benimseyen Kıbrıs Türk Toplumunun büyük bir bölümü, Kıbrıslı Şeyh Celalettin Efendi&#8217;nin ölümünden sonra Kıbrıs&#8217;ta tekkelerin kapatılmasını talep etmişlerdir. Ancak İngiliz Sömürge İdaresi bu fikre itibar etmeyip tekke şeyhlerini Halep&#8217;teki Mevlevi Tekkesi&#8217;nden getirme kararı almıştır. Nitekim Suriyeli Şeyh Muhammed Selim Dede (Şeyh Şamlı Selim Dede) 6 Aralık 1933 tarihinde tekkeye şeyh olarak atanmış ve görevini ölüm tarihi olan 09 Aralık 1953 yılına kadar sürdürmüştür. Bu tarihten sonra ise Kıbrıs&#8217;ta Mevlevilik zamanla ortadan kalkmıştır.</p>
<p>Tekke, ilk yapıldığı dönemde semahane, türbe, derviş odaları, mutfak, misafir odaları bölümlerini içermekteydi. Bu yapı kompleksinin doğusunda ise büyük bir meyve bahçesi ve içinde suyu hiç eksilmeyen bir de su kuyusu ( Venedik kuyusu) vardı. Tekkenin 1954 yılında kapatılmasıyla birlikte odaları  önce &#8216;Türk  Çocuk Yuvası&#8217;  olarak  kullanılmaya başlanmıştır. Semahane ve türbeler dışında kalan yapılar bakımsızlıktan yıprandığı ve orijinal özelliklerini yitirdiği gerekçesiyle yıktırılmış ve yerine şimdiki Vakıflar Pasajı&#8217; inşa edilmiştir.</p>
<p><img class="alignnone" title="Mevlevi Müzesi İçerden" src="http://www.kibrisabakis.com/resim/mevlevi-muzesi2.jpg" alt="" width="501" height="307" /></p>
<p>Mevlevihane&#8217;den geriye kalan semahane, türbe ve bazı odaların müze olarak Türk Toplumuna kazandırılması düşüncesiyle Konya Müze Müdürü Mehmet ÖNDER Kıbrıs&#8217;a davet edilmiş ve kendisinin hazırladığı rapor ışığında, Mevlevi Tekke &#8216;Kıbrıs Türk Müzesi (Türk Etnografya Müzesi) olarak düzenlenerek 30 Nisan 1963 yılında ziyarete açılmıştır. Müzenin oluşturulmasına büyük katkı koyan Cevdet ÇAĞDAŞ bu müzenin sorumluluğuna getirilmiştir. Kıbrıs&#8217;ta ilk Türk müzesi olma özelliği taşıyan müzede Etnoğrafik eserler, elyazması fermanlar, beratlar giysiler, müzik aletleri, silahlar, halılar yer almaktaydı. Küçük iç avluda ise Şimdiki Türkiye Büyükelçiliği&#8217;nin ve lise binalarının yer aldığı, eski Girne Kapısı Osmanlı Mezarlık alanından taşınmış mezar taşları ve kitabeler sergilenmekleydi. 1963-1974 yılları arasında mezun olup adaya dönen arkeolog ve sanat tarihçilerinin bu müzede görev yapması, bu müzenin bir nevi Eski Eserler ve Müzeler Dairesi&#8217;nin ilk nüvesinin oluştuğu bir merkez olarak da tarihi biröneme sahiptir.</p>
<p>Günümüze sadece semahane ve türbe bölümleri ulaşan müzenin, sadece Mevlevi Tekke Müzesi olarak hizmet vermesi düşünüldüğünden, 2001-2002 yılları arasında yeniden elden geçirilmiş ve sergilemesi de yenilenerek Şeb-i Aruz günü olan 17 Aralık 2002 tarihinde bir sema ayiniyle hizmete açılmıştır.</p>
<p>Günümüzde Girne Caddesi üzerinde yer alan Mevlevihane&#8217;ye üzerinde &#8216;Ya Hazreti Mevtana&#8217; ibaresi bulunan basık kemerli bir giriş kapısından girilmekte ve &#8216;L&#8217; planlı avluya ulaşılmaktadır. Avluda Osmanlı taş işçiliğinin güzel örneklerini oluşturan mezar taşları ve kitabeler belli bir düzen içinde, açıklayıcı bilgileriyle sergilenmektedir. Avlunun doğusunda, basık kemerli giriş kapısından kare planlı semahaneye girilmektedir. Semahane eğimli ahşap tavanı taşıyan iki fil ayak ile bunları birbirine ve duvarlara bağlayan kemerlerle ikiye ayrılmıştır. Birinci bölüm giriş kapısı önünde yer alan dikdörtgen planlı bölüm olup, burada Mevlana&#8217;nın din, dil ve ırk ayrımı yapılmadan bütün insanlığı barış ve hoşgörüye çağıran felsefesi yazı, resim ve minyatürlerle anlatılmaktadır. İkinci bölümde ise semazenlerin sema yaptıkları alan ile mulrip mahveli yer almaktadır. Burada mankenler kullanılarak sema yapan dervişler canlandırılmış olup, mulrip mahvelinde ise mevlevi müziği icra eden mutrip heyeti canlandırılmaktadır. Vitrinler içerisinde ise mevlevilikle ilgili müzik aletleri ve Mevlana&#8217;nın yazdığı mesnevinin orjinal kopyası sergilenmektedir. Semahanenin güney duvarında bir mihrap, üzerinde boya ile yapılmış bir çelenk ve mevlevi sikkesi (külahı) resmedilmekte, çelenk ortasında ise 1867 yılında Hattat Nazım tarafından yazılmış &#8216;Ali-lmran Suresi&#8217;nin onyedinci ayetinden alınmış bir cümle yer almaktadır. Günümüze ulaşan tek tekke odasında (Derviş hücresi) ise Mevlevilikte önemli bir yeri olan mutfak; mevlevi sofrası, metin, çizim ve canlandırılmalarla anlatılmaktadır. Semahanenin güneybatısındaki kapıdan Girne Caddesi boyunca bir aks üzerinde uzanan ve altı adet kubbe ile örtülü ve içinde 16 mezarı olan türbe bölümüne girilmektedir. Bu bölümde kimlikleri belli olan beş mezarla ilgili bilgiler yanında, burada şeyhlik yapan şahıslara ait çeşitli el yazması eserler sergilenmektedir. Ayrıca türbe bölümünde yer alan 16 mezar <a href="http://www.kibrisabakis.com/kibris-turk-geleneksel-el-sanatlari">Kıbrıs el sanatları</a>nı yansıtan el işi örtülerle zenginleştirilmiştir.</p>
<p><strong>Çalışma:</strong> Figen CAN ER (Eski Eserler ve Müzeler Dairesi Kazı İlşeri Şube Amiri (v))</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kibrisabakis.com/mevlevi-muzesi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sultan II. Mahmut Kütüphanesi</title>
		<link>http://www.kibrisabakis.com/sultan-ii-mahmut-kutuphanesi?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=sultan-ii-mahmut-kutuphanesi</link>
		<comments>http://www.kibrisabakis.com/sultan-ii-mahmut-kutuphanesi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Feb 2010 00:17:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Volki</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kıbrıs Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[kıbrıs kütüphane]]></category>
		<category><![CDATA[kıbrıs müzeler]]></category>
		<category><![CDATA[Sultan II. Mahmut Kütüphanesi]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi kıbrıs kütüphanesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kibrisabakis.com/?p=976</guid>
		<description><![CDATA[Sultan II.Mahmut Kütüphanesi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti&#8217;nin Başkenti Lefkoşa&#8217;da Selimiye Cami&#8217;nin doğu kapısı yanında bulunmaktadır. Sultan II. Mahmut devrinde Kıbrıs Valisi olan Ali Ruhi Efendi tarafından 1829 yılında kesme taştan inşa edilmiş bir yapıdır. Bina, tek kubbeli büyükçe bir odayla, önünde iki kubbeli revakıyla, Arap Ahmet Camii gibi klasik Osmanlı Cami ve Medrese mimarisinin bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sultan II.Mahmut Kütüphanesi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti&#8217;nin Başkenti Lefkoşa&#8217;da Selimiye Cami&#8217;nin doğu kapısı yanında bulunmaktadır. Sultan II. Mahmut devrinde Kıbrıs Valisi olan Ali Ruhi Efendi tarafından 1829 yılında kesme taştan inşa edilmiş bir yapıdır. Bina, tek kubbeli büyükçe bir odayla, önünde iki kubbeli revakıyla, Arap Ahmet Camii gibi klasik Osmanlı Cami ve Medrese mimarisinin bir örneğidir. Binanın dış duvarlarının kuzey, güney ve batı tarafındaki mermer levhalar üzerinde &#8220;Maşallah&#8221; (Allah korusun) kelimesi yazılıdır.<br />
Giriş kapısının üst tarafındaki mermer levha üzerinde &#8220;Burası Kütüphanedir&#8221; yazısı ve giriş kısmının sol tarafındaki küçük oturma odasının güney duvarında ise H.1244/1828/29 tarihli Sulta<span id="more-976"></span>n Mahmut&#8217;un tuğrası vardır. Kütüphane odasının iç duvarlarının üst kısmı, Kıbrıslı Şair Hoca Hasan Hilmi Efendi tarafından yazılmış II.Sultan Mahmut&#8217;u metheden bir kaside (Şiir) ile çevrilidir. Odayı süsleyen bu şiir kabartma olarak yapılmış ve 22 ayar altın ile varakalanmıştır.<br />
Bu şiirin Sultan Mahmut&#8217;a sunulması üzerine Hoca Hasan Hilmi Topkapı Sarayı&#8217;na davet edilerek kendisine Sultan-ı Şuara (Şairler Sultanı) unvanı verilmiştir.<br />
Kütüphaneye başta II. Sultan Mahmut olmak üzere tanınmış bir çok kişi kitap bağışında bulunarak kütüphanenin zenginleşmesini sağlamıştır. Bunların arasında el yazması Kur&#8217;an-ı Kerim ve değerli Arapça, Türkçe ve Farsça kitaplar yer almakta idi.<br />
2008 yılında Vakıflar İdaresi tarafından restore edilerek araştırma kütüphanesi olarak hizmet vermeye başlamıştır. Kütüphanede bulunan kitapların bir kısmı Milli Arşive verilmiş, bir kısmı da Türkçeye çevrilerek bilgisayar ortamına aktarılmıştır. Bu çalışmalarda Kıbrıs&#8217;ın 400 yıllık; sosyal, ekonomik, kültürel ve tarihî bütün kayıtları, Türkçeye çevrilerek araştırmacıların kullanımına sunulan kütüphane Kıbrıs&#8217;ın ilk resmi kütüphanesi olma özelliğini de taşımaktadır.</p>
<p><strong>Çalışma</strong>: Yusuf ÇELİK (Sivil Savunma Lefkoşa Bölge Müdürlüğü)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kibrisabakis.com/sultan-ii-mahmut-kutuphanesi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. Ömer Türbesi ve Mescidi</title>
		<link>http://www.kibrisabakis.com/hz-omer-turbesi-ve-mescidi?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=hz-omer-turbesi-ve-mescidi</link>
		<comments>http://www.kibrisabakis.com/hz-omer-turbesi-ve-mescidi#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Feb 2010 22:00:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Volki</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kıbrıs Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[hz ömer mescidi]]></category>
		<category><![CDATA[hz ömer tekkesi]]></category>
		<category><![CDATA[hz ömer türbesi]]></category>
		<category><![CDATA[kıbrıs hz ömer]]></category>
		<category><![CDATA[kıbrıs müzeler]]></category>
		<category><![CDATA[kıbrıs tarihi mekanlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kibrisabakis.com/?p=969</guid>
		<description><![CDATA[Çatalköy&#8217;den bir kilometre kadar sahile doğru ilerlediğimiz zaman sahilde yüksekçe bir yerde beyaz bir bina görürüz. Hz. Ömer Türbesi yada Tekkesi olarak bilinen bu binada adları bilinmeyen yedi İslam mücahidinin türbesi bulunmaktadır. Bazı arşiv kaynaklarına göre, M.S. VII. yüzyılda İslam akınları sırasında Muaviye Ordusu&#8217;nda bir deniz birliğinin komutanı olan Hz. Ömer, askerleri ile adanın kuzey [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" title="Hz. Ömer Tekkesi" src="http://www.kibrisabakis.com/resim/hz-omer-tekkesi.jpg" alt="" width="531" height="398" /></p>
<p>Çatalköy&#8217;den bir kilometre kadar sahile doğru ilerlediğimiz zaman sahilde yüksekçe bir yerde beyaz bir bina görürüz. Hz. Ömer Türbesi yada Tekkesi olarak bilinen bu binada adları bilinmeyen yedi İslam mücahidinin türbesi bulunmaktadır.<br />
Bazı arşiv kaynaklarına göre, M.S. VII. yüzyılda İslam akınları sırasında Muaviye Ordusu&#8217;nda bir deniz birliğinin komutanı olan Hz. Ömer, askerleri ile adanın kuzey sahiline hücum etmişti. Askerin karaya ayak bastığı yerde yapılan savaşta Komutan Ömer, altı arkadaşı ile birlikte yerli Bizans askerleri tarafından şehit edilmiş ve naaşları tabutlara konularak buradaki bir mağaraya gömülmüştür.<br />
Ada&#8217;nın 1571 yılında Türkler tarafından fethinden sonra, bu mezarlar bulunarak, kalıntıları mağaradan çıkartılmış ve şimdi bulundukları yere gömülmüş olup, üzerlerine türbe ve mescid yapılmıştır. Bu türbede naaşı bulunan Hz. Ömer&#8217;in, Peygamberimizin sahafelerinden olan Halife Hz. Ömer ile yakın veya uzak herh<span id="more-969"></span>angi bir ilgisi yoktur. İslami inanca göre şehit, şehit olduğu yere defnedilebilir ve şehidin yattığı yer kutsal toprak sayılır.<br />
Hz. Ömeri Türbesi ve mescidinin yapılışı hakkında, arşiv kaynaklarında bulunan bilgilerin yanı sıra, halk arasında dolanan farklı efsanevi hikayeler de bulunmaktadır.<br />
Bu hikayelerin birine göre, çok eskiden korsanlar, kıyıları talan edip, kadın ve kızları kaçırırlardı. Bir gün Hacı Hasan adlı çoban oralarda sürüsünü otlatırken, kıyıya yaklaşan çıplak direkli bir gemi görür. Bunların korsan olduğunu anlar ve kayaların arkasına saklanır. Bu arada insanları korsanların elinden kurtarması için Tanrı&#8217;ya dua etmeye başlar. Tam o anda al atlara binili sakallı yedi süvari belirir. Süvariler, bir çobana bir de yaklaşan gemiye baktıktan sonra, atlarını nallarından ateş çıkartarak, deniz kıyısındaki kayalıklardan denize sürerler. Deniz üzerinde gemiye doğru yol alıp yanına vardıkları sırada, süvarilerle gemi ortadan kaybolur. Bunu gören Hacı Hasan saklandığı yerden çıkarak, kayaların yanına gider ve üzerlerindeki nal izlerini görür. Köye dönerek, bu olayı köylülere anlatır. Köylüler Hacı Hasan&#8217;a inanmayıp kıyıya gelir ve kayaların üzerindeki nal izlerini gözleriyle görünce çobanın doğru söylediğine kanaat getirirler. O günden sonra da, bu köye bir daha korsanlar gelmeyince köylüler; yedi süvariye olan minnettarlıklarını belirtmek amacıyla aralarında topladıkları parayla nal izlerinin bulunduğu kayalık üzerine türbe ile mescidi yaparlar.</p>
<p><img class="alignnone" title="Hz. Ömer Türbesi" src="http://www.kibrisabakis.com/resim/hz-omer-tekkesi1.jpg" alt="" width="495" height="371" /><br />
Hz. Ömer ve altı arkadaşının burada şehit edilmesi ile ilgili olarak ise, halk arasında efsaneleşmiş bir hikaye anlatılmaktadır. Hikayeye göre, Arap Ordusu komutanı Ömer, Kıbrıs&#8217;a görevli olarak gelir. Bizanslılardan korunmak için, çıktığı kıyıda altı arkadaşı ile beraber, şimdiki türbenin güney doğusundaki bir mağaraya baskın düzenler. Mağaranın içinde yer alan çatışmada Ömer ile arkadaşları şehit edilir. İki yıl sonra cesetleri hiç bozulmamış olarak bulunan halk tarafından aynı yere gömülür.<br />
Sözü edilen mağara; 1974 yılına kadar Kıbrıslı Türkler ve Rumlar tarafından kutsal sayılmakta ve adak amaçlarıyla ziyaret edilmekteydi. Türkler mağaranın Hz. Ömer&#8217;e, Rumlar ise Aya Fanontes adlı bir azizeye ait olduğuna inanmaktadırlar.<br />
Türkler, hem Türbeyi hem de mağarayı kutsal sayarken, Rumlar yalnızca mağarayı kutsal saymaktadır. Mağaraya mumla yağ yakılmakta, para bırakılmakta, tavandaki sivri taşlara bez bağlanarak, tutulan dilek gerçekleştiğinde bu bezler çözülmekteydi. Türbe, günümüzde sadece ibadet amaçlı kullanılmaktadır.<br />
Deniz kıyısında, kayalık bir arazi üzerine kurulan Hz. Ömer Türbesi iki katlı olup, alt katta türbenin bulunduğu mekanın güneyinde revak şeklinde bir giriş bölümü mevcuttur. Buradan türbe ve mescide inilmektedir. Girişin sağındaki yedi mezarın bulunduğu türbe kubbeyle, diğer kısımlar düz tavanla örtülüdür. İkinci katta kemerlerle bölünmüş ziyaretçilere ait odalar vardır. İç mekan ve dış duvarlar, kireçle sıvanmıştır. Yapıda rastgele asılan yazı ve dokuma levhalardan başka süsleme unsuru yoktur. Zaten çarpık bir plan ve mimariye sahip olan yapı, 1963 yılında Rumların tahribi ve 1974 yılında yıldırım çarpması sonucu hasar görmüş, 1978 yılında gerçekleştirilen bilinçsiz bir onarım sonucu da; gerçek özelliğini kısmen de olsa yitirmiş ve mimari değeri olmayan bir yapı haline gelmiştir.</p>
<p><strong>Kaynak:</strong></p>
<p>-Kuzey Kıbrıs Tarihi ve Tarihi Eserleri<br />
-Kıbrıs Türk Ansiklopedisi<br />
-Kıbrıs&#8217;ta Türk Eserleri</p>
<p><strong>Çalışma:</strong> Şebnem SÜKAN HIDIROĞLU (Sivil Savunma Girne Bölge Müdürlüğü)</p>
<p><strong>Fotoğraflar:</strong> <strong></strong><strong><a title="Link to hasancigal's photostream" href="http://www.flickr.com/photos/hasancigal/"><strong>hasancigal</strong></a></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kibrisabakis.com/hz-omer-turbesi-ve-mescidi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Büyük Han</title>
		<link>http://www.kibrisabakis.com/buyuk-han?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=buyuk-han</link>
		<comments>http://www.kibrisabakis.com/buyuk-han#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Dec 2009 13:36:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Volki</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kıbrıs Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[büyük han]]></category>
		<category><![CDATA[kıbrıs büyük han]]></category>
		<category><![CDATA[kıbrıs müzeler]]></category>
		<category><![CDATA[kktc büyük han]]></category>
		<category><![CDATA[lefkoşa büyük han]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi büyük han]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kibrisabakis.com/?p=948</guid>
		<description><![CDATA[Tarih ve mimari değerler bakımından Lefkoşa&#8217;daki Türk eserlerinin başında Büyük Han gelir. Büyük Han’ın 1572 yılında adanın ilk Osmanlı Valisi Beylerbeyi Muzaffer Paşa tarafından yaptırıldığı kabul edilir. Yapı dörtgen bir plan üzerine, iki katlı inşa  edilmiş olup, geniş bir avlunun çevresinde sıralanan odalar kemerli ve kubbeli bir sundurmaya açılır. Büyük Han&#8217;ın çeşitli  yapılardan ve yerlerden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" title="Büyük Han" src="http://www.kibrisabakis.com/resim/buyuk-han.jpg" alt="" width="500" height="333" /></p>
<p>Tarih ve mimari değerler bakımından Lefkoşa&#8217;daki Türk eserlerinin başında Büyük Han gelir. Büyük Han’ın 1572 yılında adanın ilk Osmanlı Valisi Beylerbeyi Muzaffer Paşa tarafından yaptırıldığı kabul edilir. Yapı dörtgen bir plan üzerine, iki katlı inşa  edilmiş olup, geniş bir avlunun çevresinde sıralanan odalar kemerli ve kubbeli bir sundurmaya açılır. Büyük Han&#8217;ın çeşitli  yapılardan ve yerlerden alınmış taşlardan yapıldığı bellidir. Aynı şekilde avlunun ortasındaki mermer sütunlar üzerine yapılmış mescidi tutan sütunların da başka bir yapıdan alınmış olması muhtemeldir. Altı şömineleri olan odalar ise yatak odalarıdır. köşeli, konik başlıklı taş bacaklarla, bu kubbeli Anadolu&#8217;da sık rastlanan benzerleri gibi küçük mescit, Hanın Türk tarzı mimarisini olmasına rağmen, bir farklılığı da vardır. Bu tip tamamlayan önemli unsurlardır. Hanın zemin han ve  kervans<span id="more-948"></span>araylar genellikle tek bir ana katındaki odalar dükkan, depo ve ofis olarak kapıya sahip olmasına rağmen, Büyük Han&#8217;ın bir kullanılmıştır. Üst kattaki sekizgen bacalı birer girişi daha vardır.</p>
<p>Büyük Han’ın, iki katlı revaklı avlusu, bitişik dükkanları ve yakınındaki arasta durumunda, diğer dükkanları ile korunması ve değerlendirilmesi gerektiği hemen dikkat çekmektedir. Tamamen kesme taşlardan inşa edilmiş olan yapı, dikdörtgen bir avlunun etrafında teşkilatlanmış, giriş cephesi kademeli olarak iki kattan oluşmuştur. Alt katta depo ve ahırlar yer alırken, üstte ise önünde kubbeler, yanlarda tonozlarla örtülü odalar bulunuyor. Sivri ocak bacaları yan tarafların dış görünüşünü hareketlendirmekte, avlunun ortasında, sütunlara oturan, kemerler üzerinde yükselen, sekizgen planlı ve üzeri kubbe ile örtülü köşk mescit, eski bir geleneği yansıtmaktadır.</p>
<p>Tarihi Miraslarımızdan Büyük Han&#8217;ın ilk restorasyon çalışmaları 1963 yılı başında Kıbrıs Cumhuriyeti Eski Eserler Dairesi tarafından başlatıldı. Ancak toplumlararası çatışmaların başlaması ile birlikte başlatılan restorasyon çalışmaları yarım kaldı. 1982-2002 yılları arasında sürdürülen restorasyonlar sonrasında Kıbrıs Türk Halk Sanatlarının üretilip satıldığı bir kültür merkezi olarak turizm sektörüne kazandırılmıştır. Şu anda bu amaçla hizmete giren Büyük Han&#8217;da, el sanatları, zanaatlar, görsel, plastik sanatlar ve etnografik folklorik sanat ürünleri Büyük Han kültürel  etkinliklerin yapıldığı ve satılmaktadır. birçok turist tarafından da ziyaret edilen en Büyük Han, Vakıflar Idaresi tarafından güzel tarihsel mekanlarımızdan biridir. Işletilmekte ve her yıl çeşitli kültürel etkinliklere de ev sahipliği yapmaktadır.</p>
<p>Kıbrıs&#8217;a özgü yemeklerin sunulduğu güzel bir lokanta ve çok sayıda sanat galerisinin yer üretilen seramik işleri adeta göz kamaştırıyor.</p>
<p><strong>Çalışma: </strong>Ece G. BORUCU (Sivil Savunma Radyo Müdürlüğü)</p>
<p><strong>Kaynak: </strong>-Turizm Tanıtma ve Pazarlama Dairesi</p>
<p>-Prof. Dr. ASLANAPA O., Kıbrıs’ta Türk Eserleri, 1975</p>
<p><strong><br />
</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kibrisabakis.com/buyuk-han/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kıbrıs&#8217;ın tarihi, kültürü,güzellikleri ile tanıtım görseli</title>
		<link>http://www.kibrisabakis.com/kibrisin-tarihi-kulturuguzellikleri-ile-tanitim-gorseli?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=kibrisin-tarihi-kulturuguzellikleri-ile-tanitim-gorseli</link>
		<comments>http://www.kibrisabakis.com/kibrisin-tarihi-kulturuguzellikleri-ile-tanitim-gorseli#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Jul 2009 20:41:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Volki</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çeşitli]]></category>
		<category><![CDATA[Kıbrıs Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[kıbrıs kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[kıbrıs tanıtım video]]></category>
		<category><![CDATA[kıbrıs tarihi mekanlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kibrisabakis.com/?p=826</guid>
		<description><![CDATA[Kıbrıs&#8217;ın tarihi, kültürü,güzellikleri ile ilgili kısa tanıtım görseli. Kıbrıs&#8217;a özgü yerler, yaşayışlar ve kültürü kısa da olsa yansıtmada emeği geçenlere teşekkürler.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kıbrıs&#8217;ın tarihi, kültürü,güzellikleri ile ilgili kısa tanıtım görseli. Kıbrıs&#8217;a özgü yerler, yaşayışlar ve kültürü kısa da olsa yansıtmada emeği geçenlere teşekkürler.</p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="512" height="322" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="bgcolor" value="#000000" /><param name="flashvars" value="id=14397354&amp;vid=5470661&amp;lang=en-us&amp;intl=us&amp;thumbUrl=http%3A//l.yimg.com/a/p/i/bcst/videosearch/9864/88973039.jpeg&amp;embed=1" /><param name="src" value="http://d.yimg.com/static.video.yahoo.com/yep/YV_YEP.swf?ver=2.2.40" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="512" height="322" src="http://d.yimg.com/static.video.yahoo.com/yep/YV_YEP.swf?ver=2.2.40" allowfullscreen="true" flashvars="id=14397354&amp;vid=5470661&amp;lang=en-us&amp;intl=us&amp;thumbUrl=http%3A//l.yimg.com/a/p/i/bcst/videosearch/9864/88973039.jpeg&amp;embed=1" bgcolor="#000000"></embed></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kibrisabakis.com/kibrisin-tarihi-kulturuguzellikleri-ile-tanitim-gorseli/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

