‘kıbrıs hellim’ etiketi
Kıbrıs Köylerinde Süt Ürünleri
1) Hellim
2) Peynir
3) Nor
4) Salamura (beyaz peynir)
Köy yerinde her ailenin birkaç keçi ve koyunu vardır. Bu ekonomik değildir. diyenler çıkabilir. Ama isin gerçeği tam aksidir. Her ailedeki birkaç hayvan hem aile için, hem toplum için ekonomik zenginlik, hem de sağlığın teminatıdır. Bir defa kaç koyun besliyorsa o kadar kuzusu, kaç keçi besliyorsa iki katı kadar da oğlağı olur o ailenin..Ve bu, o ailenin ekonomik hanesine bir yan gelir olarak kaydedilir.
İkincisi, kaç koyunu varsa o kadar okka, hayvanları iri ise hayvan sayısının bir buçuk misli yünü vardır. Bu yünler satılıp paraya çevirebildiği gibi, yatak yapımında, iplik örülmesinde, ihram dokunmasında, kıza çehiz hazırlanmasında aileye destektir.
Üçüncüsü , bu hayvanlardan elde edilen gübre (fışkı) toprağı güçlendirilmekte kullanılır. Hem de çevre sorunu yaratmadan. Üstelik fazla ise satılıp paraya çevrilebilir.
Dördüncüsü, elde edilen süttür. Süt, bilindiği gibi en değerli beslenme aracıdır. Her ailenin elde ettiği süt yeterli değilse ayni mahallede oturanlar is birliği yapar ve “südü garışdırıllar.” Herkes verdiği süt miktarınca hanenin belli gününde süt onlara verilir.
Oğuz M. Yorgancıoğlu ”Kıbrıs Türk Folkloru” (2000) Kitabı
Hellim Böreği
Kıbrıs köylüsünün çok yaptığı böreklerden biri de hellim böreğidir. Bir hellim alınıp rendelenir. Birkaç soğan da ince ince kıyılıp yağda kızartıldıktan sonra hellim rendesi de üzerine ilave edilir. Karıştırılıp ateşten alınır. Sonra hazırlanan bezelere konup tek tek kesilir. İş bitince yağda kızartılır. Yeterince soğuduktan sonra afiyetle yenir. Ilık yenmesi tercih edilir.
Oğuz M.Yorgancıoğlu ”Kıbrıs Türk Folkloru” (2000) Kitabı
Hellimli
Hamura hellim parçalan ve kurutulup öğütülen nane ilave edilerek yapılır. Somunlar halinde kesilip fırına verilir. Kahvaltı olarak yenir.
Hamura zeytin büyüklüğünde küçük parçalara ayrılmış hellim parçalan konarak iyice karıştırılır. Sonra da hamur, somun haline getirilip fırına verilir. Yeterince pişince fırından alınıp soğumaya bırakılır. Sonra da kahvaltı olarak yenir.
Oğuz M. Yorgancıoğlu ”Kıbrıs Türk Folkloru” (2000) Kitabı