Yurdumuzu Tanıyalım: Lapta

Lapta, Girne’nin 8.5 km. batısında Beşparmak Dağlarının en yüksek tepesi olan Selvili Tepe’nin kuzeyinde, doğal güzelliklerin doruğa çıktığı bir yerleşim yeridir. 1960 yılında nüfusu 3496 (3126 Kıbrıslı Rum, 370 Kıbrıs’lı Türk) idi. 1960’ta belediye olan Lapta, nüfus bakımından Kıbrıs’ta 12’inci sıradaydı. 1996 yılında nüfus, 3586 olarak belirlenmiştir. Lapta’nın coğrafi konumu ve doğal güzellikleri ilk çağlardan itibaren insanların bu bölgeye yerleşmesine ve birçok uygarlığa ev sahipliği yapmasına neden olmuştur. “Lapithos” veya “Lapethos” diye bilinen bu kent Kıbrıs’ın bölündüğü 9 (dokuz) Krallıktan birinin merkeziydi. Önemini Roma ve Bizans döneminde de sürdüren Lapta, Roma döneminde Kıbrıs’ın dört ilçesinden biri olan Lapithos “Lambousa” ismini almıştır. Köyün yaklaşık 1.5 mil kuzeyinde denize yakın Lambousa şehrinin harabeleri yer almaktadır. Arap akınlarına uğrayarak 653-654 yıllarında tahrip olup, Arapların kesin olarak Kıbrıs’tan uzaklaştırıldığı 10. yüzyılda tekrar canlanarak Latin döneminde büyük bir kent haline dönüşmüş, Türk döneminde de kent olarak varlığını sürdürmüştür. Lapithos-Lambousadan ayrılan halk bir mil kadar Güneyde dağ yamacında kurulan, Lapta ve Karava köylerine yerleşmişlerdir.

Kuzey Kıbrıs’ın en güzel sahillerinden birisine sahip olan Lapta, turizm yönünden gelişmiş bir bölgedir. Yaklaşık 5000 yatak kapasitesi olan, 17 otel ve tatil köyünün bulunduğu bölgeye yılda yaklaşık 22.000 turist gelmektedir. Halkın geçim kaynakları arasında turizm sektörü önemli yer tutmaktadır. Bölgede çalışan nüfusun büyük bir kısmını memur ve işçiler oluştururken, diğer çalışan kesmi ise hayvancılık, tarım, balıkçılık, arıcılık yapanlar ile küçük ölçekli sanayi işletmeciliği ve esnaflardan oluşmaktadır.

Lapta’nın geçmişine bakıldığı zaman turizm yönünden yine bir ilki gerçekleştiren yerleşim yeri idi. Kıbrıs’ta ilk otel 1924 yılında Lapta’da inşa edilmiştir. Otel üç katlı olup, içerisinde 21 oda bulunmaktadır. Bu oteli yapmak için aşırı derecede borçlanan Hüseyin Günnasir iflas eder ve oteli satışa çıkarmak zorunda kalır. O dönemdeki Vakıflar İdaresi, otelin Rumların eline geçmemesi için burayı satın alır. Vakıflar İdaresi burayı personelinin tatil yapmaları için 1963 yılına kadar kullanmıştır. Günümüzde ise burası pansiyon olarak kullanılıyor.

Lapta dağlarla deniz arasında uzanan bir yerleşim yeri olması bakımından, Osmanlı dönemindeki Paşaların ilgi odağı olmuştur. Lapta’da doğmuş ve büyümüş Lapta’nın Sakarya mahallesi muhtarı Nidai Keleş’in anlattığı öyküye göre, Paşa kızını evlendirmek için hazırlık yaptığı bir dönemde bir gece rüyasına ak saçlı bir ihtiyar gelir ve Paşaya kızını evlendirip yerleştirmek için hazırlık yaptığı evle ilgili olarak şöyle der:” Paşa Paşa burası benim evim ve bu evde kesinlikle zina yapılmasını istemiyorum”. Paşa ertesi gün kalkar ve gece gördüğü rüya için sadece güler ve hazırlıklara devam eder. Düğün gerçekleşir, gelin ile damat konaklarına çekilirler. Fakat daha ilk geceden konak bir anda olduğu gibi çöker ve geriye sadece resimdeki bölüm kalır. Bu büyük olay sonrasında Müslümanlar burayı mum yakarak, adak yeri olarak 1963 yılına kadar kullanmışlardır.

Lapta’da bulunan devlet kurum ve kuruluşları arasında, polis karakolu, sağlık ocağı, postane, gençlik kampı, huzur evi, yaş grubu okul öncesi eğitim merkezi, ilkokul ile orta bölümü de içeren bir lise bulunmaktadır.

Lapta’nın merkezinde bulunan Atatürk Büstü’nün özelliği, 1963-1974 yılları arasında şehit olanların isimlerinin yazılı olmasıdır. Muhtar Nidai Keleş’in bizlere verdiği bilgilere göre, burada bulunan şehit isimlerinden İbrahim Nidai, Şevket Kadir, Celal Hasan, İsmail Beyoğlu, Ahmet Kamil, Hasan Pilot aslen Lapta’da ikamet edenler idi. Diğer şehit isimleri ise başka bölgelerde şehit olup, aile yakınları burada oturdukları için adları yazılmıştır. 1963 Rum katliamları başladığında Lapta’nın iki güzide insanı İbrahim Nidai ve Şevket Kadir Girne-Ayorgi (Karaoğlanoğlu) Rumları tarafından 25 Aralık 1963 günü kaçırılıp, şehit edilirler. Bu olaydan sonra Rum tehditleri daha da yoğunlaştığı için Lapta ve Karşıyaka’da yaşayan Türkler 8 Ocak 1963 günü, Türk bölgesi olan Boğazköy-Ağırdağ-Dağyolu-Pınarbaşı Göçeri köylerine göç etmişlerdir. 1974 Mutlu Barış Harekatından sonra köy özgürlüğe kavuşunca Lapta’nın nüfusu geri döner. Baf kasabasının 7 köyü ile birlikte Türkiye’den gelenlerle bugünkü nüfus oluşmuştur.

Lapta’nın geçmişi ile ilgili önemli olaylarından birisi de Çanakkale Savaşı’nda cephede görev alan doktorlar arasında Lapta’dan yetişmiş Kıbrıs’ın iki göz doktorundan biri olan Mehmet Ali Dolmacı (Erginel)’nın da görev almasıdır. Oğlu emekli Yüksek Mahkeme Başkanı Sn.Taner Erginelin verdiği bilgiye göre, Çanakkale Savaşı’nda genç bir doktor olarak savaşa katılır. En güç koşullarda ateş altında binlerce yaralı Mehmetçiği tedavi eden ekibin içinde bulunur.

Ağeli: www.laptabelediyesi.com

Kaynak:– Nidai KELEŞ (Sakarya Mahallesi Muhtarı)
– Taner ERGINEL (Emekli Yüksek Mahkeme Başkanı)
– Lapta Belediyesi

Çalışma: Coşkun NEŞESİBOL (Sivil Savunma Girne Bölge Müdürlüğü)

Fotoğraf: Uli_Germany

“Yurdumuzu Tanıyalım: Lapta” hakkında 2 yorum

  1. Mükemmel bir anlatım, Buralardan birşey lazım olursa lütfen çekinmeden arayabilirsiniz.
    İstanbuldan Saygılarımla…
    Hakan TERCAN
    0536 713 71 88

  2. Fethi Özboğaç

    çok faydalı bilgiler çalışma için teşşekur ederim Guzel Laptamız hakkında daha fazla bilgiye ihtiyaç olduğu aşikardır çalışmalarınızın devamını diler saygılar sunarım.
    Fethi Özboğaç
    Lapida Hotel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir